Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinde 23-29 Nisan arasında gerçekleştirilecek yerel seçimler öncesinde yürütülen seçmen listesi güncellemesi, milyonlarca kişinin oy kullanma hakkını kaybetmesine yol açtı.
The Guardian'ın aktardığı resmi verilere göre yaklaşık 9,1 milyon kişi seçmen kütüğünden çıkarıldı; bu sayı eyaletteki toplam seçmenin yüzde 10’undan fazlasına karşılık geliyor.
Yetkililer, listeden çıkarılanların bir kısmının ölü ya da mükerrer kayıtlar olduğunu savunsa da yaklaşık 2,7 milyon kişi kararın hatalı olduğu gerekçesiyle itiraz etti. Buna rağmen bu kişilerin büyük bölümü seçim listesine geri alınmadı.
“Özel Yoğun Revizyon” (SIR) adı verilen uygulama, Narendra Modi liderliğindeki hükümet tarafından “yasadışı göçmenleri” tespit etmek amacıyla savunuluyor. Ancak muhalefet ve bağımsız gözlemciler, sürecin özellikle Müslümanlar başta olmak üzere azınlıkları hedef aldığını öne sürüyor.
“Anayasal suç” tepkisi
Batı Bengal’i yöneten Trinamool Kongresi (TMC) yetkilileri uygulamayı sert sözlerle eleştirdi. TMC milletvekili Sagarika Ghose, yaşananları “anayasal bir suç” olarak nitelendirdi ve milyonlarca kişinin temel oy hakkının elinden alındığını söyledi.
Uzmanlara göre silinen kayıtlar arasında dini kimlik belirleyici bir unsur oldu. Araştırmacı Sabir Ahamed, Müslümanların seçmen listesinden “orantısız şekilde çıkarıldığını” belirtti.
Yapay zeka destekli sistem tartışma yarattı
Eski seçim komiseri SY Quraishi, uygulamanın hem gereksiz hem de hatalı olduğunu savundu. Quraishi, seçmen verilerini analiz etmek için kullanılan yapay zekâ destekli algoritmanın ciddi sorunlara yol açtığını belirtti.
Algoritmanın, isim yazımındaki farklılıklar ya da aile yapısına ilişkin verileri “mantıksal tutarsızlık” olarak işaretlediği; bunun da milyonlarca kişinin vatandaşlıklarını yeniden kanıtlama zorunluluğuyla karşı karşıya kalmasına neden olduğu ifade edildi. Nobel ödüllü ekonomist Amartya Sen’in bile bu süreçte sorgulanan isimler arasında yer aldığı aktarıldı.
Sahada “panik” havası
Sınır bölgelerinde yaşayan birçok kişi, listeden çıkarılmanın kendilerini “yasadışı göçmen” olarak damgalanma riskiyle karşı karşıya bıraktığını söylüyor. Murshidabad bölgesinde yaşayan seçmenler, neredeyse tüm silinmelerin Müslümanları kapsadığını iddia ediyor.
35 yıl paramiliter güçlerde görev yapan emekli Senarul Haque da seçmen listesinden çıkarılanlar arasında. Haque, “Ülkeye yıllarca hizmet ettim ama şimdi oy hakkım elimden alındı” diyerek duruma tepki gösterdi.
“Demokratik gerileme” uyarısı
Seçmen listesinde adı yer almayan bazı kamu görevlilerinin seçimlerde sandık görevlisi olarak atanması ise çelişki yarattı. Howrah bölgesinde öğretmenlik yapan Himani Roy, hayatında ilk kez oy kullanamayacağını belirterek durumu “demokratik gerilemenin açık göstergesi” olarak değerlendirdi.
Ekonomist Parakala Prabhakar ise yaşananların yalnızca seçim sürecini değil, ülkenin siyasal yapısını da etkileyeceğini vurguladı. Prabhakar, “Bu süreç sonunda iki tür vatandaş yaratılacak: siyasi sürece katılabilenler ve dışlananlar” dedi.
Hükümet kanadı ise uygulamayı “ulusal güvenlik” ve “seçim sisteminin korunması” gerekçesiyle savunmaya devam ediyor. İçişleri Bakanı Amit Shah, daha önce yaptığı açıklamalarda bu tür güncellemelerin “demokrasiyi kirleten unsurları temizlemek” için gerekli olduğunu ifade etmişti.
Kaynak: Gazete Oksijen

