11 Mart 2026, Çarşamba
Haber Giriş: 11.03.2026 13:11 | Son Güncelleme: 11.03.2026 14:28

Saddam Hüseyin nedeniyle hayata geçmemişti: 1990'da durdurulan proje şimdi Orta Doğu'nun tek umudu

İran savaşıyla Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiği durma noktasına gelirken, Suudi Arabistan ve BAE’nin alternatif boru hatları küresel piyasaların tek umudu oldu. Günlük 10 milyon varil petrolün mahsur kaldığı bölgede, Yanbu ve Fujairah hatları tam kapasiteyle çalışıyor
Saddam Hüseyin nedeniyle hayata geçmemişti: 1990'da durdurulan proje şimdi Orta Doğu'nun tek umudu
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İran savaşının ardından Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin büyük ölçüde durması küresel enerji piyasalarını sarsarken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin alternatif petrol boru hatları dünya piyasalarına petrol ulaştırabilen tek büyük çıkış noktaları haline geldi.

Uzmanlar, bu hatların da saldırı riski altında olduğunu ve krizin tamamen çözülebilmiş olmadığını belirtiyor.

Özel olarak inşa edilen iki petrol boru hattı (biri Suudi Arabistan’da diğeri Birleşik Arap Emirlikleri’nde) Hürmüz Boğazı’nı baypas ederek Basra Körfezi’nden dünya piyasalarına önemli miktarda petrol ulaştırabilen tek alternatif yollar olarak öne çıkıyor.

Wall Street Journal'in haberine göre bu hatlar tanker taşımacılığıyla yapılan sevkiyatların tamamını ikame edemese de, şu anda daha büyük bir enerji krizinin yaşanmasını önleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Özellikle Suudi Arabistan, mümkün olan en yüksek miktarda ham petrolü Doğu-Batı boru hattı üzerinden Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu limanına pompalıyor. Söz konusu hat, İran-Irak Savaşı sırasında Basra Körfezi’ndeki gemi taşımacılığının risk altına girmesi üzerine 1980’lerin başında inşa edilmişti.

Suudi Aramco CEO’su Amin Nasser, yaşanan krizin boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Geçmişte de kesintiler yaşadık ancak bu kriz, bölgenin petrol ve doğalgaz endüstrisinin şimdiye kadar karşılaştığı en büyük kriz.”

Dünya ekonomisi için kritik altyapı

Tanker taşımacılığının büyük ölçüde durması, Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı boru hattını küresel ekonomi açısından en kritik altyapılardan biri haline getirdi.

746 mil (yaklaşık 1.200 kilometre) uzunluğundaki hat üzerinden Suudi devlet petrol şirketi Aramco’nun birkaç gün içinde günde 7 milyon varil petrol sevk etmeyi hedeflediği belirtiliyor.

Bu miktarın yaklaşık 2 milyon varili Suudi rafinerilerine ayrılırken, 5 milyon varilin küresel piyasalara ulaşabileceği ifade ediliyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre bu rakam, savaş öncesinde Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı sevkiyatların büyük kısmına denk geliyor.

Altyapının kapasitesi önemli bir sınavdan geçiyor. IEA’ya göre boru hattı hiçbir zaman uzun süre tam kapasiteyle çalıştırılmadı.

Ayrıca tüm sorunu çözmesi de mümkün değil. Aramco, her gün yaklaşık 800 bin varil petrol ürününü hala Hürmüz Boğazı üzerinden gönderiyor ve bu sevkiyat başka bir güzergaha yönlendirilemiyor.

Bunun yanında Kuveyt, Irak ve Bahreyn’de mahsur kalan petrol de önemli bir sorun oluşturuyor.

İran’dan enerji altyapısına saldırı tehdidi

İran’ın Körfez’deki enerji altyapılarını hedef aldığı ve petrol fiyatlarını yükseltmeye çalıştığı belirtiliyor.

Analistler, Tahran’ın Suudi Arabistan ve BAE’deki boru hatlarını hedef almasının teknik olarak zor olmadığını vurguluyor.

Eski petrol tüccarı ve Oxford Üniversitesi öğretim görevlisi Adi Imsirovic, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yanbu’dan iki büyük tanker ve Fujairah’tan bir tanker çıktığını görmek psikolojik olarak en azından petrolün bir kısmının piyasaya ulaştığı mesajını veriyor. Ancak asıl endişe verici olan, bu boru hatlarını hedef almanın aslında çok da zor olmaması.”

Petrol fiyatlarında büyük dalgalanma

Savaşın başlamasının ardından petrol fiyatları sert yükseldi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın “çok yakında biteceği” yönündeki açıklamasının ardından Salı günü fiyatlar bir miktar geriledi. Küresel referans petrol türü Brent, savaş öncesine kıyasla hala yaklaşık yüzde 27 daha yüksek seviyede bulunuyor.

Hürmüz Boğazı’nı bypass edebilen petrol türlerine olan talep ise hızla arttı.

Umman’dan yüklenen petrol Dubai petrolüne göre primli işlem görüyor. Bunun nedeni, Dubai petrolünün Basra Körfezi içinde bulunan Fateh sahasından yüklenmesi ve tankerlerin açık denize çıkmak için Hürmüz Boğazı’ndan geçmek zorunda olmasıdır.

Tanker trafiği savaş öncesinin çok altında

Veri şirketi Kpler’e göre, savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı’ndan geçen Batılı tanker sayısı oldukça sınırlı.

Yunan armatör George Prokopiou’ya ait bir tanker, Suudi petrolü taşıyarak sinyal kapalı şekilde boğazdan geçen nadir gemilerden biri oldu.

Goldman Sachs analistleri, Pazartesi günü tanker trafiğinin savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 20’sine ulaştığını belirtti.

Gemilerin tespit edilmemek için transponder cihazlarını kapatması nedeniyle verilerin sağlıklı olmayabileceği ifade ediliyor.

Bölgedeki bazı Avrupalı tanker şirketleri ise gemilerini hala boğazdan geçirme konusunda çekimser davranıyor.

Saddam Hüseyin detayı

Öte yandan Kızıldeniz üzerinden daha fazla petrol taşınabilirdi. Başka bir büyük boru hattı projesi bölgesel çatışmalar nedeniyle hayata geçirilemedi.

1990 yılının başında Irak ve Suudi Arabistan, Bağdat’ın petrolünü Yanbu’ya taşıyacak dev bir boru hattı açtı. Yedi ay sonra Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgal etmesi üzerine proje fiilen durdu.

BAE hattı da devrede

Daha küçük ve yeni bir hat ise BAE’de bulunuyor. Abu Dabi’deki Habshan sahasından Umman Körfezi’ndeki Fujairah limanına uzanan boru hattı, kısmen China National Petroleum Corp’un bir iştiraki tarafından inşa edildi.

Hat günde 1,8 milyon varil kapasiteye sahip ve savaş öncesinde günde yaklaşık 1,1 milyon varil petrol taşıyordu.

Son günlerde hem Yanbu hem de Fujairah limanlarında petrol yüklemeleri önemli ölçüde arttı.

Brezilya’nın devlet destekli petrol şirketi Petrobras, Suudi Arabistan’ın taahhütlerini yerine getirerek petrolü boru hattı üzerinden gönderdiğini açıkladı. Şirketin CEO’suna göre şu anda en büyük sorun artan nakliye maliyetleri.

Krizin yalnızca yarısı çözüldü

Analiz şirketi Sparta Commodities’e göre yapılan kaba hesaplamalar, boru hatlarının devreye girmesine rağmen günde yaklaşık 10 milyon varil petrolün hala Basra Körfezi’nde mahsur kaldığını gösteriyor.

Şirketten Neil Crosby durumu şöyle özetledi:

“Temelde sorunun sadece yarısını çözmüş durumdayız.”

Petrol yüklemeleri Kızıldeniz ve Fujairah limanlarına kaymış olsa da bu bölgeler de tamamen güvenli değil.

BAE’deki Fujairah limanı geçen hafta bir insansız hava aracı saldırısı girişimiyle hasar gördü. Bu nedenle bazı yakıt tedarikçileri sözleşmelerden çekildi.

Kaynak: Gazete Oksijen