Son dönemde İsrail karşıtı tutumuyla Türkiye'de de en popüler yabancı liderlerden biri haline gelen İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ülkesinde zor günler geçiriyor.
Peş peşe gelen yerel seçim yenilgileri ve yolsuzluk soruşturmaları Sanchez'i köşeye sıkıştırmış durumda. Öyle ki muhafazakar rakibi Alberto Núñez Feijóo, geçen çarşamba Sanchez'in partisine yapılan polis baskınından sonra "Daha kaç polis baskını yapılacak, daha kaç kişi rüşvet alacak?" sözleriyle hükümeti istifaya davet etti.
Şimdilik, Pedro Sanchez'in kırılgan koalisyonu ayakta kalmayı sürdürüyor. Ancak Politico'ya göre, Sosyalist Parti'ye yönelik yolsuzluk iddialarının boyutu netleştikçe, müttefiklerinin Sanchez'e destek vermeyi sürdürmesi giderek daha zor ve siyasi açıdan daha rahatsız edici hale geliyor.
Resmî takvime göre İspanya'nın gelecek yıl ağustos ayına kadar seçime gitmesi gerekmiyor. Ancak başbakan, erken seçim kararı almaya zorlanabilir.
Dikkatlerin önemli bir bölümü, eski başbakan José Luis Rodríguez Zapatero ile bağlantılı, kamuoyunda büyük yankı uyandıran bir davaya çevrilmiş durumda. Zapatero'nun 17 Haziran'da mahkemeye çıkması bekleniyor ve ortaya çıkan yeni bilgiler Sanchez açısından giderek daha yıpratıcı bir tablo oluşturuyor.
Hikaye oldukça karışık ama Sanchez iktidarını köşeye sıkıştıran skandallar zincirinin temel unsurlarını basitçe aktaralım.
1. Zapatero ne yaptı da, polis parti binasını bastı?
José Luis Rodríguez Zapatero, 2004-2011'de 6 yıl boyunca başbakanlık yapmış, 2012'ye kadar da İspanyol Sosyalist İşçi Partisi'nin (PSOE) liderliğini yürütmüştü.
Ancak baskınla ilgili soruşturma 2021'deki pandemi dönemine dayanıyor.
Savcılığa göre Zapatero, havayolu şirketi Plus Ultra'ya 53 milyon euroluk pandemi dönemi kurtarma paketini çıkartmak için siyasi nüfuzunu kullandı ve bunun için Venezuela ve Çin bağlantılı olduğu öne sürülen bir suç ağından 2,6 milyon euro aldı.
Suç örgütü kurmak, nüfuz ticareti yapmak ve belge sahteciliği suçlamalarıyla karşı karşıya bulunan Zapatero ise tüm suçlamaları reddediyor. Eski başbakan, faaliyetlerinin tamamen yasal olduğunu ve Plus Ultra’nın kurtarma paketiyle ilgili herhangi bir girişimde bulunmadığını savunuyor.
2. Zapatero hükümette yer almazken bu neden Sanchez'i ilgilendiriyor?
Burada Zapatero ile Sanchez arasındaki yakınlık tartışmaların temel noktasını oluşturuyor. Zira uzun süredir ikili yakın bir müttefiklik ilişkisi var. Zapatero, çoğunlukla Sanchez'e çok yakın isimlerden biri olarak görülüyor ve koalisyon içindeki bazı müzakereleri yürütme konusunda rol oynamışlığı da var.
Daha da önemlisi söz konusu kurtarma paketi onaylandığında Pedro Sanchez hükümetteydi. Bu nedenle, karar alınırken usule uygun hareket edilip edilmediği konusunda sorular gündeme gelmiş durumda.
Şimdiye kadar Sanchez, selefinin arkasında kararlılıkla durdu.
Zapatero'ya desteğini açıkça ifade eden Sanchez, hükümetinin “yargıyla tam iş birliği içinde olacağını, Sayın Zapatero'nun masumiyet karinesine tam saygı duyduğunu ve kendisine tam desteğini verdiğini” söyledi.

3. Sanchez'i köşeye sıkıştıran soruşturmalar zinciri
Geçen haziran ayında, Sanchez'in en güvendiği isimlerden biri ve Sosyalist Parti'nin üç numarası olan Santos Cerdán'ın, kamu ihalelerinden komisyon alındığı iddia edilen büyük bir yolsuzluk soruşturmasında şüpheli olarak incelendiğinin ortaya çıkması üzerine Sanchez özür dilemek zorunda kaldı.
Aynı soruşturmada, daha önce hakkında inceleme başlatılmış olan eski Ulaştırma Bakanı ve Sosyalist Parti'nin önde gelen isimlerinden José Luis Ábalos da yer aldı. Hem Cerdán hem de Ábalos, kamu ihalelerinden komisyon alındığı yönündeki iddiaları reddediyor.
Soruşturma zinciri Pedro Sanchez'in ailesine kadar da uzanmış durumda.
Eşi Begoña Gómez, kişisel danışmanının işe alınmasıyla ilgili olarak "kamu malını kötüye kullanma" suçlamasıyla yargılanmasına karar verilmişti. Gomez hakkında 4 ayrı soruşturma daha bulunuyor. Bu dosyaların bir çoğunun İspanyol aşırı sağ dernekler tarafından yargıya taşındığını eklemek gerek.
Pedro Sanchez'in kardeşi de kamu malını kötüye kullanma suçlamasıyla karşı karşıya olan bir diğer isim. David Sanchez, PSOE'ye yapılan polis baskınından bir gün önce hakim karşısına çıkmıştı.
İspanya lideriyse yargılamaların siyasi amaçlı olduğunu söylüyor.
4. İspanya'da bugün seçim olsa Sosyalistler kazanabilir mi?
Seçim dönemi Sanchez için oldukça sancılı geçti. Son dönemde yapılan dört bölgesel seçim, başbakan için kötü bir tabloya işaret ediyor. Sosyalist Parti, bu seçimlerin tamamında Halk Partisi'nin gerisinde kaldı.
Bu ayın başlarında, bir zamanlar Sosyalistlerin kalesi olarak görülen Endülüs'te parti tarihinin en kötü sonuçlarından birini aldı.
Kamuoyu yoklamaları da Sanchez açısından umut verici görünmüyor. Anketler, genel seçimlerin bugün yapılması halinde Halk Partisi'nin birinci çıkacağını ve aşırı sağcı Vox ile birlikte parlamentoda çoğunluğu sağlayabilecek bir koalisyon kurabileceğini gösteriyor.

5. Sanchez görevde kalabilecek mi?
Bunun yanıtı büyük ölçüde devam eden soruşturmaların nasıl sonuçlanacağına bağlı. Özellikle de hükümeti doğrudan tartışmaların içine çekme potansiyeli taşıyan José Luis Rodríguez Zapatero dosyası kritik önem taşıyor.
Ayrıca, partiye yönelik yasa dışı finansman iddialarının doğrulanması halinde mevcut koalisyonun dağılması muhtemel görülüyor.
Sanchez'in hükümeti parlamentoda çoğunluğa sahip değil. Bu nedenle iktidarda kalabilmek için dışarıdan destek veren bölgesel ve sol partilere ihtiyaç duyuyor. Koalisyonun kırılganlığı da bu küçük Bask ve Katalan partilerinden kayanklanıyor.
Bu partilerin desteğini çekmesi durumunda Sanchez hükümeti düşebilir ve birkaç parti soruşturma dalgasının ardından Pedro Sanchez'e mesafe koymuş durumda.
Pedro Sanchez ise şimdilik geri adım atmıyor. Görev süresini 2027 yazına kadar tamamlamaya kararlı olduğunu söylüyor ve erken seçime ancak bunun “vatandaşların genel çıkarına uygun olması halinde” gideceğini belirtiyor.
Ancak gerçekte, siyasi gelişmeler ve soruşturmaların seyri Sanchez'in hareket alanını daraltabilir. Bu nedenle erken seçim kararı, kendi tercihinden çok olayların yarattığı baskı sonucunda gündeme gelebilir.
Kaynak: Gazete Oksijen