04 Nisan 2026, Cumartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 04.04.2026 13:22 | Son Güncelleme: 04.04.2026 14:36

Trump 'çıkıyoruz' derse ABD NATO'dan gerçekten ayrılabilir mi? 1966 yılında Fransa benzer bir senaryoyu denemişti...

Trump’ın açıklamaları sonrası NATO’da ayrılık çanları çalıyor. 1966’da Fransa’nın denediği "yarım çıkış" bugün ABD için mümkün mü? Masadaki en kritik detay hukuki engeller ve 5. madde bilmecesi
Trump 'çıkıyoruz' derse ABD NATO'dan gerçekten ayrılabilir mi? 1966 yılında Fransa benzer bir senaryoyu denemişti...
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya yönelik sert eleştirileri, devam eden İran savaşının gölgesinde son haftalarda giderek şiddetlendi. Avrupa ülkeleri ve diğer Batılı müttefiklerin çatışmalara aktif olarak katılmayı reddetmesinin ardından Trump NATO'dan çekmekle tehdit edecek noktaya geldi.

Euronews'in haberine göre Trump'ın ittifakı "kağıttan kaplan" olarak nitelendirdiği son sözlü saldırısı, Tahran'ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için ortak bir deniz gücü oluşturma çağrısına NATO ülkelerinden yanıt gelmemesinin ardından yaşandı.

İngiliz The Telegraph gazetesine verdiği röportajda Trump, ayrılık fikri için "Bunun artık yeniden değerlendirme aşamasını bile geçtiğini söyleyebilirim," dedi ve ekledi:

"NATO beni hiçbir zaman ikna edemedi. Onların kağıttan bir kaplan olduğunu hep biliyordum ve bu arada (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin de bunu biliyor."

Trump'ın bu yorumları, bir ülkenin ittifaktan ayrılma sürecini nasıl başlatabileceği konusunda uluslararası kamuoyunda ve internette kafa karışıklığı yarattı. Bazıları bunun imkansız olduğunu savunurken, bazıları ABD başkanının tek taraflı olarak ayrılma kararı alabileceğini iddia ediyor. Peki, kurallar ne diyor?

NATO sözleşmesi ne diyor? İttifaktan çıkmak o kadar kolay mı?

1949 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 13. Maddesi, ayrılmak isteyen bir ülkenin bunu ABD'ye resmi olarak bildirmesi gerektiğini ve ABD'nin de diğer tüm üyeleri bilgilendireceğini belirtiyor. Bu resmi bildirimden bir yıl sonra ise ayrılık resmiyet kazanıyor.

Avrupa ülkeleri ve Kanada için kendi iç hukuklarına tabi olmak kaydıyla bu süreç oldukça basit görünüyor.

Peki ama ya ayrılmak isteyen taraf ABD'nin ta kendisi olursa ne olacak?

Kuzey Atlantik Antlaşması kapsamında ABD, ittifakın hem bir üyesi hem de "depozitörü" (antlaşma metinlerini yöneten ve katılım/ayrılma bildirimlerini ele alan ev sahibi ülke) konumunda. Esasen, ABD hükümetinin çekilme niyetini kendi kurumu olan ABD Dışişleri Bakanlığı'na bildirmesi gerekiyor. Ardından, diğer tüm üyeleri bilgilendirme yönündeki mutat yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekecek.

Teorik olarak ABD, üye olmadan da NATO'da kalabilir fakat geri kalan ülkelerin bu görevleri başka bir ülkeye devretmek için sözleşmede bir değişiklik yapması daha olası bir senaryo.

ABD cephesinde senato duvarı var

ABD'nin ittifaktan ayrılması iç hukuk açısından da hiç kolay değil. 2023 yılında dönemin Başkanı Joe Biden, Senato'da üçte iki çoğunluk sağlanmadığı sürece bir başkanın NATO'dan ayrılmasını engelleyen bir yasayı imzalamıştı.

2024 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'na (NDAA) eklenen bu madde, Senato'da süper çoğunluk veya bir Kongre kararı olmadığı sürece başkanın Kuzey Atlantik Antlaşması'nı "askıya alamayacağını, feshedemeyeceğini, iptal edemeyeceğini veya antlaşmadan çekilemeyeceğini" açıkça belirtiyor. Yasa ayrıca geri çekilmeyi desteklemek için federal fonların kullanılmasını da yasaklıyor.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nde politika uzmanı olan Rafael Loss, Euronews'in teyit ekibi The Cube'a yaptığı açıklamada, "Hukuk, başkanın ABD'yi antlaşmadan çıkarmasını resmi olarak çok zorlaştırıyor" dedi ve ekledi:

"Elbette, Trump'ın bunu yapmaya çalışması durumunda, ABD'nin farklı yasama organlarının yetkilerine dair farklı hukuki yorumlar ortaya çıkabilir"

Washington'dan resmi olarak çekilme yönünde çıkacak herhangi bir kararın, hükümetin "bir antlaşmadan ayrılma yetkisinin başkana ait olduğunu ve bunu engelleme girişimlerinin anayasaya aykırı olduğunu" savunmasıyla doğrudan Yüksek Mahkeme'ye taşınması yüksek bir ihtimal olarak görülüyor.

Fiili ayrılık olursa ne olur?

Asıl büyük endişe ise ABD'nin teknik olarak NATO'da kaldığı, ancak ittifaka yaptığı katkıları ciddi şekilde azaltarak ve Kuzey Atlantik Antlaşması'nın (meşhur 5. Madde) ortak savunma yükümlülüklerini terk ederek "fiilen" ayrıldığı senaryo.

Uzmanlar, özellikle ABD'nin muazzam kaynak arzı göz önüne alındığında, NATO'nun bu şekilde içinin boşaltılmasının işleyişe temelden zarar verebileceği konusunda uyarıyor.

Eurasia Group başkanı ve kurucusu Ian Bremmer, X hesabından yaptığı paylaşımda "Trump yasal olarak Senato onayı olmadan NATO'dan çekilemez," dedi ve ekledi:

"NATO üyeleri ABD'nin 5. Maddeye uyacağına güvenemezse, ittifak zaten en önemli anlamda kırılmış, işlevini yitirmiş demektir"

Kaygıları paylaşan Rafael Loss da, ABD'nin resmen çekilmesinin NATO'ya "muazzam bir zarar" verecek olmasına rağmen, en azından diğer üyelere netlik kazandıracağı ve önceden haber vereceği için, "bağlılığı olmayan bir üye" olarak kalmasına tercih edilebileceğini belirtiyor.

Finansal durum... İttifak'ın yüzde 60'ı

ABD'nin denklemin dışında kalmasıyla Avrupa ve Kanada, sadece Washington'un bıraktığı devasa bütçe açığını kapatmakla (ABD, NATO'nun 2025 yılındaki 1 trilyon 404 milyar dolarlık toplam savunma harcamasının yaklaşık %60'ını karşılamıştı) kalmayacak; aynı zamanda bir dizi lojistik sorunu da çözmek zorunda kalacak.

Bu sorunlar arasında ABD personelinin boşalttığı kritik kadrolar, ABD topraklarındaki üslere erişim kaybı ve ABD'nin gelecekte Avrupa'ya müdahil olup olmayacağını öngörememe gibi devasa krizler yer alıyor.

Tarihte NATO'dan ayrılan oldu mu?

Bugüne kadar hiçbir ülke NATO'dan tamamen ayrılmamış olsa da, potansiyel bir "yarım çıkış" senaryosunun geçmişte bir örneği var. Rafael Loss, Fransa'nın bu bağlamda ilginç bir vaka çalışması olduğuna dikkat çekiyor.

Ayrılığa en çok yaklaşan hamle, Fransa'nın Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle döneminde, 1966 yılında NATO'nun askeri komuta yapısından çekilme kararı almasıyla yaşanmıştı.

Uygulamada Fransa ittifakın bir üyesi (özellikle NATO'nun siyasi kanadı olan Kuzey Atlantik Konseyi'nin bir parçası) olarak kaldı; ancak binlerce ABD askerinden Fransa'yı terk etmesi istendi ve NATO'nun genel merkezi Paris'ten bugün hala bulunduğu Brüksel'e taşındı.

Ayrıca Fransız generaller, her zaman bir ABD vatandaşı olan Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı'na (SACEUR) rapor vermeyi bıraktı.

Buna rağmen Paris yönetimi, 2009 yılında Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy döneminde askeri komutaya yeniden katılarak yuvaya geri döndü.

Kaynak: Gazete Oksijen