İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaş operasyonu sırasında Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) “gizli” bir ziyaret gerçekleştirdiği yönündeki açıklama, Abu Dabi yönetimi tarafından sert şekilde yalanlandı.
Middle East Eye'ın haberine göre, Netanyahu’nun ofisinden çarşamba günü yapılan açıklamada İran savaşı sırasında İsrail Başbakanı’nın BAE’ye gizli bir ziyaret gerçekleştirdiği ve burada BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğü ifade edildi.
BAE’den hızlı ve net yalanlama
İsrail’in açıklamasından yalnızca birkaç saat sonra BAE söz konusu ziyareti yalanladı. Açıklamada, BAE’nin İsrail ile ilişkilerinin şeffaf olduğu ve İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde yürütüldüğü vurgulandı.
“BAE, İsrail ile ilişkilerinin açık ve resmi olduğunu yeniden teyit eder. Bu ilişkiler şeffaf olmayan veya gayriresmi düzenlemelere dayanmamaktadır” denildi.
Ayrıca, “Duyurulmamış ziyaretler veya açıklanmamış anlaşmalara ilişkin iddialar, BAE yetkili makamları tarafından resmen açıklanmadığı sürece tamamen asılsızdır” ifadeleri kullanıldı.
Demir Kubbe açıklaması tartışmaları büyüttü
İsrail’in açıklaması, bir gün önce ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin yaptığı açıklamanın ardından geldi.
Huckabee, İsrail’in İran saldırılarına karşı savunma amacıyla BAE’ye “Demir Kubbe” hava savunma sistemleri ve bu sistemleri kullanacak askerler gönderdiğini doğrulamıştı.
“İsrail onlara Demir Kubbe bataryaları ve bunları işletmek için personel gönderdi. Bunun nedeni, İbrahim Anlaşmaları temelinde kurulan olağanüstü ilişkidir” ifadelerini kullandı.
İsrail: Tarihi bir dönüm noktası
Netanyahu’nun ofisi, Huckabee’nin açıklamalarını doğrudan doğrulamaktan kaçınırken, söz konusu ziyaretin “İsrail ile BAE arasındaki ilişkilerde tarihi bir dönüm noktası” olduğunu savundu.
İki ülke, 2020 yılında İbrahim Anlaşmaları kapsamında tam diplomatik ilişki kurmuştu. Taraflar arasındaki ilişkilerin, son savaş süreciyle birlikte daha da güçlendiği değerlendiriliyor.
BAE, Arap dünyasında istisna konumda
BAE’nin İsrail ile yakın ilişkileri, Gazze’deki savaş ve İran krizi nedeniyle İsrail’den uzaklaşan diğer Arap ve Müslüman ülkelerden ayrışmasına yol açıyor.
Örneğin Suudi Arabistan daha önce İsrail ile normalleşmeyi değerlendirirken son dönemde Türkiye ve Pakistan gibi ülkelerle yeni güvenlik ortaklıklarına yöneldi.
Veliaht Prens Muhammed bin Salman ise İsrail’i Gazze’de soykırım yapmakla suçlamıştı.
İran saldırılarında en ağır hedef BAE oldu
İran’ın ABD-İsrail saldırılarına karşılık verdiği süreçte Körfez’de en yoğun hedef alınan ülke BAE oldu.
Yetkililer İran’ın ülkeye yaklaşık 550 balistik ve seyir füzesi ile 2.200’den fazla insansız hava aracı fırlattığını açıkladı.
Saldırıların büyük bölümü engellenmiş olsa da, bu gelişmeler BAE’nin lüks turizm ve finans merkezi imajına zarar verdi.
BAE’nin perde arkası rolü
Middle East Eye'a göre Abu Dabi yönetimi, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını sürdürmesi için hem açık hem de kapalı kanallardan lobi faaliyetleri yürüttü.
Ayrıca Pakistan’ın ABD ile İran arasında arabuluculuk girişimlerini engellemeye çalıştığı öne sürüldü.
Lavan Adası saldırısı iddiası
The Wall Street Journal tarafından bu hafta yayımlanan habere göre BAE, nisan ayı başında İran’ın Körfez’deki Lavan Adası’na saldırı düzenledi.
Bu saldırının, ABD’nin ateşkes ilan ettiği döneme denk geldiği belirtildi.
BAE söz konusu operasyonu resmen doğrulamadı. Saldırının büyük bir yangına yol açtığı ve tesisin kapasitesini aylarca devre dışı bıraktığı öne sürüldü.
Kaynak: Gazete Oksijen





