15 Mayıs 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 15.05.2026 09:13 | Son Güncelleme: 15.05.2026 10:46

Yunanistan'dan Türkiye'ye 'Mavi Vatan Kanunu' tepkisi: Bu tür girişimlere farklı şekillerde karşılık verebiliriz

Türkiye'nin deniz haklarını yasalaştırma hamlesine Yunanistan'dan tepki geldi. Atina, Ankara'nın adımını 'hukuksuz' bulduğunu iddia ederken Yunan Dışişleri Bakanı Yerapetritis konuyla ilgili 'Farklı şekillerde karşılık verebiliriz' ifadesini kullandı
Yunanistan'dan Türkiye'ye 'Mavi Vatan Kanunu' tepkisi: Bu tür girişimlere farklı şekillerde karşılık verebiliriz
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Türkiye'de meclise sunulmaya hazırlanan yasa teklifi Yunanistan'da gündemin ilk sıralarına yerleşti.

Kamuoyunun gündemine ilk olarak Mavi Vatan Kanunu olarak gelen Türk Deniz Kanunu isimli yasa teklifi Türkiye'nin Akdeniz ve Karadeniz'deki karasularını 12 deniz mili olduğunu, Ege'deki karasularınınsa 6 deniz mili olduğunu yasalaştırıyor.

Kanun teklifinin detaylarının ortaya çıkmasının ardından Atina'dan peş peşe açıklamalar geldi.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yerapetritis, “Herhangi bir ülke, uluslararası hukuka göre ikili ya da çok taraflı mutabakat gerektiren konularda tek taraflı adımlar atmayı seçerse, bunlar yalnızca iç kamuoyuna yöneliktir ve uluslararası düzeyde uygulanamaz” dedi.

Yunanistan Savunma Bakanı Dendias ise Türkiye’nin son dönemde giderek artan “revizyonist hedefler” izlediğini savundu.

Dendias, “Tüm adalarımız Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin öngördüğü haklara sahiptir; ne daha fazlasına ne de daha azına” ifadelerini kullandı.

Yunanistan basınına göre Atina yönetimi, Ankara’nın söz konusu düzenlemeyi hayata geçirmesi halinde yaz aylarında Ege ve Doğu Akdeniz’de tansiyonun yükselebileceği görüşünde.

Atina’daki değerlendirmelerde, Türkiye’nin deniz yetki alanları, adaların statüsü ve egemenlik tartışmalarını yeniden sahaya taşıyabilecek adımlar atmasından kaygı duyulduğu belirtiliyor.

Milli Savunma Bakanlığı'nın açıklaması

Yasa teklifinin detaylarının ortaya çıkmasının ardından ilk resmi açıklama dün Milli Savunma Bakanlığı'ndan gelmişti.

Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verilmişti:

"Deniz Yetki Alanları Kanunu çalışması, denizlerimizdeki yetki alanlarımızdaki sorumlulukları belirleyecek ve iç hukuk mevzuatımızdaki eksiklikleri giderecek çerçeve bir yasa niteliğindedir. Söz konusu kanun çalışmalarına Bakanlığımız tarafından askeri, teknik, akademik ve hukuki düzeyde katılım sağlanmış, katkılarımız ilgili kurumlara iletilmiştir.

Bahse konu kanun metnine ilişkin nihai çalışmalar ülkemizin ilgili kurumları tarafından sürdürülmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini korumaya her zaman olduğu gibi kararlılıkla devam edecektir"

Oksijen’de Metin Kaan Kurtuluşa'a konuşan diplomatik kaynaklar ise Türkiye’nin denizlerdeki hak ve çıkarlarını uluslararası hukuka uygun olarak tarif edecek ve bu yetkilere Türk iç hukukunda dayanak teşkil edecek çatı niteliğinde bir kanuna ihtiyaç duyulduğu için bu teklifin gündeme geldiğini belirtti.

Haberimizin detaylarına aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz;

Deniz Hukuku tartışmasının merkezinde adalar var

Türkiye, 1994 yılında yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni onaylamadı. Bugüne kadar 169 ülke sözleşmeye taraf oldu.

Ankara’nın temel tezlerinden biri, adaların münhasır ekonomik bölge ya da kıta sahanlığı oluşturamayacağı yönünde. Söz konusu anlaşma adaların da kara parçaları gibi karasuları, bitişik bölge, münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı hakkına sahip olduğunu belirtiyor.

Sözleşmede yalnızca üzerinde insan yaşamı ya da ekonomik faaliyet sürdürülemeyen kayalıklar ve küçük adacıklar istisna kapsamında değerlendiriliyor.

Kaynak: Gazete Oksijen