31 Mart 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 31.03.2026 12:41 | Son Güncelleme: 31.03.2026 13:50

BBC, 53 yıl önce yaşananları yazdı: 1970'lerdeki petrol krizinden çok daha büyüğü kapıda

Küresel enerji arzının kilit noktalarından birinin bir aydır kapalı olması, dünya ekonomisinin 1970’lerdeki petrol krizinden daha ağır sonuçlarla karşı karşıya kalabileceği uyarılarını beraberinde getirdi
BBC, 53 yıl önce yaşananları yazdı: 1970'lerdeki petrol krizinden çok daha büyüğü kapıda
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Küresel enerji arzı açısından kritik bir nokta olan Hürmüz Boğazı'nın bir aydır kapalı olması, dünyanın 1970’lerde yaşanan petrol krizinden daha ciddi sorunlara sürüklenebileceği yönünde uyarılara neden oldu.

BBC'nin haberine göre deniz taşımacılığı uzmanı ve eski Maersk yöneticisi Lars Jensen, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşının etkilerinin 1970’lerdeki ekonomik kaostan “çok daha büyük” olabileceğini söyledi.

Jensen’in açıklamaları, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’un bu ayın başında yaptığı “dünya tarihin en büyük küresel enerji güvenliği tehdidiyle karşı karşıya” uyarısının ardından geldi.

Jensen, “Bu durum 1970’lerdeki petrol fiyat şoklarından çok daha büyük. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası yaşanan doğal gaz fiyat şokundan da daha büyük” sözlerini kullandı.

Bazı uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel arzı bozduğunu kabul etmekle birlikte, günümüz dünyasının daha dayanıklı olduğunu savunuyor.

1970’lerde ne yaşanmıştı?

Ekonomist ve Crystol Energy Üst Yöneticisi Dr. Carol Nakhle, 1970’lerdeki petrol krizinin bugünkünden “temelden farklı” olduğunu belirtti.

Nakhle’ye göre ilk petrol şoku, “bilinçli bir siyasi kararın sonucu” olarak ortaya çıktı.

Ekim 1973’te Arap petrol üreticileri, Yom Kippur Savaşı sırasında İsrail’i destekleyen ABD öncülüğündeki ülkelere ambargo uyguladı. Bu adım, petrol üretiminde eş zamanlı kesintilerle desteklendi.

Nakhle, “Sonuç birkaç ay içinde petrol fiyatlarının neredeyse dört katına çıkması oldu” dedi.

Bu durum, büyük petrol tüketicisi ülkelerde yakıt kotalarına yol açtı ve küresel çapta uzun süreli etkileri olan ekonomik ve mali krizi tetikledi.

Queen’s Üniversitesi araştırmacısı Dr. Tiarnan Heaney, yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu artırdığını, bunun da işletmelerin harcamaları kısmasına ve işsizliğin yükselmesine yol açtığını söyledi.

Heaney, “Bu durum grevler, toplumsal huzursuzluk ve yoksulluğun artması gibi geniş çaplı etkiler yarattı” dedi.

ABD ve Birleşik Krallık 1973-1975 arasında resesyona girdi. Kriz, 1974’te İngiltere’de hükümetin düşmesine katkı sağladı. İkinci petrol şoku ise 1979’da İran Devrimi ile yaşandı.

Bugünkü kriz nasıl gelişti?

ABD ve İsrail’in bir ay önce İran’a karşı başlattığı savaşın ardından Hürmüz Boğazı fiilen deniz trafiğine kapandı.

Bu durum, normalde dünya petrolünün yaklaşık beşte birini ihraç eden Körfez ülkelerinden petrol, doğal gaz ve diğer temel ürünlerin akışını sekteye uğrattı.

ABD Başkanı Donald Trump, petrol akışını yeniden sağlamak için müttefik ülkelere savaş gemileriyle refakat çağrısı yaptı ve İran’a yönelik daha sert adımlar atma tehdidinde bulundu.

Bir danışmanlık şirketi olan Vespucci Maritime’ın yöneticisi olan Jensen, Körfez’den bir ay önce çıkan petrolün hâlâ rafinerilere ulaşmakta olduğunu, ancak bu akışın yakında duracağını söyledi.

Jensen, “Gördüğümüz petrol kıtlığı daha da kötüleşecek. Hürmüz Boğazı yarın açılsa bile bu durum değişmeyecek” dedi.

Bu kriz sürerken değil, sona erdikten sonra da altı ila on iki ay boyunca çok yüksek enerji maliyetleriyle karşılaşacağız” ifadelerini kullandı.

Yeni kriz 1970’leri aşar mı?

Nakhle, günümüzde petrol piyasasının 1970’lere göre daha çeşitlenmiş olduğunu ve küresel ekonomide petrol kullanım oranının azaldığını belirtti.

Nakhle, “Yaşanan arz kesintileri büyük olsa da piyasa 1970’lere göre çok daha dayanıklı” dedi.

“Piyasa daha çeşitlidir, petrol bağımlılığı daha düşüktür ve tampon mekanizmalar ile acil müdahale araçları daha gelişmiştir” ifadelerini kullandı. Heaney ise günümüzde daha fazla ülkenin petrol rezervine sahip olduğunu ve ekonomik yapının daha iyi anlaşıldığını belirtti ve şöyle dedi:

'En iyi senaryo, bu çatışmanın mümkün olan en kısa sürede sona ermesi ve istikrarın yeniden sağlanmasıdır'

“Krizin ölçeği çok daha büyük”

Natixis Kurumsal ve Yatırım Bankası Asya-Pasifik Baş Ekonomisti Alicia Garcia Herrero ise mevcut krizin ölçek açısından 1970’leri geride bırakabileceğini söyledi.

Herrero’ya göre 1970’lerdeki krizler küresel arzı yüzde 5 ila 7 oranında azaltmıştı. Bugünkü kriz ise dünya arzının yaklaşık yüzde 20’sini etkiliyor. Herrero, “Bu durum 1970’lerdeki şoku gölgede bırakıyor” dedi ve ekledi:

“Eğer durum kısa sürede iyileşmezse, İran savaşı daha büyük bir şoka dönüşebilir"

Öte yandan kriz sadece petrolü değil, doğal gaz ve rafine ürünleri de kapsıyor.

Herrero, “Bunun sonucu olarak daha sert fiyat artışları, daha geniş çaplı enflasyon baskısı ve özellikle enerji ithalatına bağımlı Asya ülkelerinde daha derin resesyon riskleri görülebilir” değerlendirmesinde bulundu ve sözlerini şöyle noktaladı:

'Rezervler ve verimlilik bir miktar koruma sağlıyor ancak kaybedilen arzın büyüklüğü durumu daha tehlikeli hale getiriyor ve hızlı bir çözüm görünmüyor'

Kaynak: Gazete Oksijen