22 Ocak 2026, Perşembe
Haber Giriş: 21.01.2026 22:44 | Son Güncelleme: 21.01.2026 22:47

Danimarka 100 milyon dolarlık ABD Hazine tahvili sattı: Bu satış Avrupa'da yayılırsa ABD için kriz büyüyebilir

ABD’nin Grönland ısrarı sonrası Danimarka merkezli emeklilik fonu AkademikerPension, 100 milyon dolarlık ABD Hazine tahvili sattı. ABD Hazine Bakanı Bessent ise Danimarka'nın bu hamlesini küçümsedi, ancak bu adım emsal teşkil ederse ABD için kriz büyüyebilir
Fotoğraf: ShutterStock
Fotoğraf: ShutterStock
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD yönetiminin Grönland'ın kontrolü konusundaki ısrarını artırması ve yeni bir tarife savaşının başlayabileceğine yönelik gelişmeler varlık fiyatlamalarında öne çıkarken, dolar endeksi ve tahvil piyasalarındaki hareketler dikkat çekti.

Bu çerçevede Danimarka merkezli emeklilik fonu AkademikerPension'ın, ABD'nin borcuna ilişkin mali endişeler nedeniyle ABD Hazine tahvili varlıklarından çıkacağını açıklaması da satış dalgasında etkili oldu. Dev fon, dün yaptığı açıklamayla yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki ABD Hazine tahvili varlıklarını bu ayın sonuna kadar elden çıkaracağını duyurdu.

ABD Hazine Bakanı Bessent: Danimarka'nın tahvil yatırımları önemsiz

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Danimarka hakkında değerlendirmede bulunarak ülkeyi ve ABD Hazine tahvillerindeki yatırımlarını “önemsiz” olarak nitelendirdi.

Barron's'un haberine göre rakamlar açısından bakıldığında Bessent haklı. Danimarka’nın ABD borç piyasasındaki giderek küçülen payı, Avrupalı ve Asyalı muadilleriyle kıyaslandığında oldukça küçük.

Ancak önemli olan Danimarka’nın ABD Hazine tahvillerindeki payının büyüklüğü değil. Asıl mesele, Salı günü ortaya çıkan ve bir Danimarkalı emeklilik fonunun yaklaşık 100 milyon dolarlık tüm Hazine tahvili varlıklarını sattığını gösteren haberin yarattığı emsal etkisi. Danimarka bugün uygulanabilir bir alternatif bulursa, bu durum diğer ülkelere de aynı yolu izleyebilecekleri mesajını verebilir.

ABD Hazine Bakanlığı’nın en son verilerine göre Danimarka, Kasım ayı itibarıyla 9,88 milyar dolar tutarında ABD Hazine tahviline sahipti. Bu rakam, hedge fonlar gibi özel kurumlar ile Danimarka Merkez Bankası’nın elindeki kısa vadeli Hazine bonoları ve uzun vadeli Hazine tahvilleri ile bonolarını kapsıyor.

Avrupa'nın elinde 3,64 trilyon dolarlık ABD Hazine tahvili var

Belçika’nın 481 milyar dolar, Fransa’nın ise 376 milyar dolar tutarındaki varlıkları, Danimarka’nın toplamını açık ara geride bırakıyor. 10,8 milyar dolarlık Hazine tahvili bulunduran Finlandiya ise daha karşılaştırılabilir bir paya sahip. Genel olarak Avrupa’nın elinde toplam 3,64 trilyon dolarlık ABD Hazine tahvili bulunuyor.

Asya’da ise Hindistan ve Endonezya sırasıyla 187 milyar dolar ve 29 milyar dolarlık tahvil varlığıyla daha büyük paylara sahip. Japonya ve Çin’in elindeki tahvil miktarları ise çok daha yüksek.

Danimarka, zaman içinde ABD borcuna olan bağımlılığını azalttı. Ülke, 2020 yılında 18,69 milyar dolarlık ABD Hazine tahvili bulunduruyordu.

En azından şimdilik, Başkan Donald Trump’ın gücünü sınırlayan en önemli unsurlardan biri finansal piyasalar. Nisan ayında Trump, müttefikler ve rakipler dahil herkese gümrük tarifeleri açıkladığında, Hazine piyasası sert tepki verdi ve satış dalgası, gösterge 10 yıllık tahvil faizinin hızla yükselmesine yol açtı. Tahvil fiyatları ile getiriler ters yönde hareket eder.

Trump kısa süre sonra bu tarifeleri askıya aldı.

Danimarka’nın çok fazla ABD borcuna sahip olmaması, tek başına 30,3 trilyon dolarlık ABD Hazine piyasasına zarar verecek bir kaldıraç gücü olmadığı anlamına geliyor. Ancak Hazine tahvillerine alternatif bir çözüm bulması, daha büyük paylara sahip ülkeler için güçlü bir sinyal olur. Daha fazla ülkenin, daha geniş çaplı satışları, ABD ile Avrupa arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde önemli bir mesaj verir. Bu gerilim, Trump’ın Danimarka’ya Grönland’ı ABD’ye satması yönünde baskı yapmasıyla daha da tırmandı.

Trump, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, 1 Şubat’tan itibaren Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda ve Finlandiya’dan ABD’ye gönderilen mallara yüzde 10 gümrük vergisi uygulanacağını söyledi. Bu vergilerin mevcut tarifelere ek olacağı varsayılıyor.

Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “Grönland’ın tam ve eksiksiz satın alınmasına” yönelik bir anlaşmaya varılmadığı takdirde bu oranın 1 Haziran’da yüzde 25’e çıkacağını yazdı.

Elbette ABD borcuna olan bağımlılığı azaltmak, ABD varlıklarından tamamen kaçınmak anlamına gelmiyor. ABD, son yarım yüzyılda küresel finansal sistemin derinlerine yerleşti. Küresel döviz rezervlerinin yüzde 57’si dolar cinsinden tutuluyor. Uluslararası ticarette satılan emtialar ve mallar genellikle dolar üzerinden fiyatlanıyor.

Danimarka’daki AkademikerPension, Salı günü tüm ABD Hazine tahvili varlıklarını satacağını açıklarken, bunların yerine dolar cinsinden nakit ve Ginnie Mae, Fannie Mae ve Freddie Mac gibi ABD hükümeti destekli kuruluşlar tarafından ihraç edilen daha kısa vadeli borçlanma araçları alacağını da belirtti.

Avrupa merkez bankaları da benzer bir yol izleyebilir ve Hazine bonoları yerine nakit tutmayı tercih edebilir. Bu, bir likit varlığı başka bir likit varlıkla değiştirmek anlamına gelir.