09 Nisan 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 09.04.2026 15:04 | Son Güncelleme: 09.04.2026 15:35

Dünyanın en iyi 10 gastronomi şehri

Food & Wine, dünyanın en iyi gastronomi şehirlerini listeledi. Listede Hong Kong, Tokyo, Bangkok gibi Asya lezzetlerini öne çıkaran şehirlerin yanı sıra Paris, İstanbul, Londra gibi şehirler de yer aldı
Dünyanın en iyi 10 gastronomi şehri
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Amerika Birleşik Devletleri merkezli yemek, şarap, içecek kültürü ve gastronomi dergisi Food & Wine yeme-içmede dünyanın en iyi 10 şehrini belirledi. Listenin birinci sırasında Hong Kong yer alırken İstanbul 10. sırada kendine yer buldu.

İşte gurmeler için dünyanın en iyi 10 şehri:

1. Hong Kong

Hong Kong, küçük bir coğrafi alana sahip olmasına rağmen antik Çin geleneklerini modern küresel etkilerle harmanladığı için listede ilk sırayı alıyor ve gastronomi açısından güçlü bir merkez haline geliyor. Tek bir sokakta hem sokak lezzetlerine hem de Michelin yıldızlı yemeklere ulaşma imkanı veren Hong Kong, benzersiz bir yemek çeşitliliği sunuyor. Şehirdeki gece pazarlarında sokak yemeği kültürü canlı; Kanton, Sıçuan ve uluslararası satıcılar da wonton eriştesi ve balık köftesi sunuyor.

2. London

Londra mutfağı Hindistan, Uzak Doğu, Karayipler ve çok sayıda farklı ülkeden gelen kültürlerin bir karışımı. Bugünlerde bir yemek rönesansını yaşıyor ve kendisini dünya çapında bir gastronomi destinasyonu haline getiriyor.

Londra listede ikinci sırada yer alıyor. Food & Wine, şehrin lüks ile sıradanı kusursuz bir şekilde harmanladığını düşünüyor. The Times’a göre, Tripadvisor’da beş yıldızlı restoran incelemeleri açısından Londra daima öne çıkıyor. İngiliz mutfağı son yıllarda yeniden canlanırken yenilikçi şefler, yerel lezzetlere ve malzemelere hak ettiği değeri veriyor. Borough Market taze ürünler ve sokak yemekleri için ikonik bir durak olarak dikkat çekiyor. Shoreditch ve Soho gibi semtler de yenilikçi restoranlar ve geleneksel publar sunuyor.

3. Tokyo

Tokyo, hassasiyetin, geleneğin ve yeniliğin uyum içinde bir arada yaşadığı bir gastronomi başkenti olarak öne çıkıyor. Samimi ramen dükkanlarından omakase masalarına, çok aşamalı kaiseki yemeklerinden gürültülü ofis çalışanlarıyla dolu izakayalara açılan kapılar Tokyo'yu herkese uygun bir yere dönüştürüyor.

Food & Wine, Tokyo'daki malzeme kalitesinin mükemmel olduğunu ve yerel yemek kültürünün mevsimselliğe ve sadeliğe büyük önem verdiğini düşünüyor.

Tsukiji ve Toyosu pazarları sabahın erken saatlerinde enerjiyle dolup taşarken Shinjuku ve Asakusa gibi semtler gece hayatının merkezleri.

4. Meksika Şehri ya da Meksiko

Meksika Şehri ya da Meksiko, yerli yemek kültürüyle dolup taşan bir yer. Her zaman harika sokak yemekleriyle tanınmış olsa da son on yılda deneysel mutfakların merkezi haline geldi. Mezcal ve pulque, Meksika yaşamının bir başka yönünü temsil ederken mariachi müziği bu deneyimin fon müziği gibi. Şehir, özgünlüğü, yaratıcılığı ve atmosferiyle öne çıkan bir yemek ve içecek destinasyonu; Meksika mutfağının inceliklerini keşfetmek için ideal bir yer.

5. Bangkok

Bangkok, sokak yemekleri sahnesi ve karmaşık lezzet profiliyle "karşı konulamaz" olduğu için bu listede yer alıyor. Bangkok denince akla hemen Chatuchak’tan Damnoen Saduak’a ve sayısız diğer pazarlara uzanan yiyecek pazarları geliyor; bu pazarlar, Tayland’ın zengin malzemelerini ve yemek geleneklerini sergiliyor. Ancak Food & Wine uyarıyor: Bangkok’un sadece sokak yemeklerinden ibaret olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Şehir, Michelin rehberi restoranlarından, sıcak ve samimi hizmet sunan ev rahatlığındaki restoranlara uzanan geniş bir yelpazede sessiz lüks ile rahatlığı ustalıkla dengeliyor.

6. Lima

Bir zamanlar her gezginin Güney Amerika turunda uğradığı bir durak olan Lima, artık kendi başına bir gastronomi destinasyonu. Food & Wine, ülkedeki patates çeşitlerinin mutlaka tadılması gerektiğini söylüyor. Restaurant Astrid y Gaston’da tadım menüsünün öne çıktığı da ifade ediliyor. Kusursuz şekilde soğutulmuş bir Pisco Sour eşliğinde sunulan Lima mutfağı, doğal tarım bolluğu ve uygun fiyatlarıyla turistler için bir cazibe merkezine dönüşüyor.

7. Barcelona

Katalan yemek ve kültürünün başkenti Barcelona, Katalan geleneklerini Akdeniz malzemeleri ve İspanyol mutfağıyla harmanlayarak lezzetli sonuçlar ortaya çıkarıyor. Şehrin pazarları taze ürünler, peynir, deniz ürünleri ve her türlü konserve balıkla dolup taşıyor. Barcelona restoranlarında patatas bravas’tan boquerones’e (marine edilmiş hamsi) kadar her şey bulmak mümkün.

8. Paris

Food & Wine, Paris'in görkemli bir “büyük hanımefendi” gibi listede yer aldığını söylüyor. Herkesin bir gün ziyaret etmeyi hayal ettiği bu şehir, The Times’a göre Avrupa’daki diğer tüm başkentlerden daha fazla Michelin yıldızlı restorana sahip. Fransız mutfağı, rafine, zarif ve ölçülü lezzetin simgesi olarak pek çok mutfağın kendini kıyasladığı bir standart olmaya devam ediyor.

9. Kopenhag

Yeni Nordik mutfak akımı Kopenhag’ı dünya gastronomi haritasına taşımış olabilir ancak şehir kendi başına da öne çıkıyor. Kopenhag, yerel ve mevsimsel malzemelere odaklanırken basitlikten uzak, sektörün öncüsü tekniklerle etkileyici sonuçlar ortaya koyuyor.

10. İstanbul

İstanbul'un yemek ile içki konusundaki köklü geleneği dünya çapında benzersizliğini korumasını sağlıyor. İki kıta üzerine kurulu olan Türkiye’nin cazibe noktası Osmanlı mirası ile Akdeniz etkilerinin kesiştiği bir gastronomi kavşağını temsil ediyor. Food & Wine'a göre İstanbul’u gerçekten özel kılan şey, yüzyıllardır süregelen yemek kültürünü yaşatırken aynı zamanda çağdaş mutfağa da alan açabilmesi. Türk mutfağı kendini sürekli yeniden yorumluyor; Nicole, Mikla ve Neolokal gibi restoranlar ile Şef Fatih Tutak gibi genç isimler bu dönüşümün öncülüğünü üstleniyor.

Kaynak: Gazete Oksijen