28 Mayıs 2024, Salı Gazete Oksijen
Haber Giriş: 25.11.2023 20:20 | Son Güncelleme: 25.11.2023 20:27

The New York Times yazdı: Çin ve Hindistan kömürden vazgeçemiyor

Enerjide büyük bir dönüşüm yaşanıyor ve pek çok ülke karbon emisyonlarını azaltmak için temiz enerjiye geçiş yapmaya çalışıyor. Ancak Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomilerde fosil yakıt hala güçlü bir seçenek. The New York Times, küresel enerji sektöründe yaşanan dönüşümü yazdı
The New York Times yazdı: Çin ve Hindistan kömürden vazgeçemiyor

Nadja Popovich / The New York Times

Karbonsuz elektrik hiç bu kadar yaygın olmamıştı. Rüzgar ve güneş enerjisi son yirmi yılda uzmanların beklediğinden daha hızlı bir şekilde gelişti. Ancak bu, kömür ve gaz yakan üretimin yükselişini durdurmak için henüz yeterli olmadı. Bunun nedeni ise küresel elektrik talebinin temiz enerjiden bile daha hızlı artması ve fosil yakıtların boşluğu doldurmak zorunda kalması.

Bu dinamik, bilim insanlarının tehlikeli seviyelerde küresel ısınmadan kaçınmak için karbon emisyonlarının hızla düşmesi gerektiğini söylediği bir dönemde enerji sektöründen kaynaklanan karbon emisyonlarını artırdı.

Elektriği en çok Çin ve Hindistan tüketiyor

Artan elektrik talebinin büyük bir kısmı Çin ve Hindistan gibi hızla gelişmekte olan ülkelerden kaynaklanıyor. Bu ülkelerde hızlı ekonomik büyümeyi desteklemek için rüzgar ve güneş enerjisi çiftliklerinin yanı sıra yeni kömür santralleri de devreye girmeye devam ediyor. Ancak pek çok sanayileşmiş ülke de iklim değişikliği hedeflerine ulaşmak için fosil yakıtlardan yeterince hızlı uzaklaşmıyor.

Bugünkü gidişatta bile, birçok uzman fosil yakıtlı enerjinin önümüzdeki birkaç yıl içinde küresel olarak zirveye ulaşacağını tahmin ediyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa gibi büyük ekonomilerde bu oran zaten düşüyor ve analistler dünyanın açık ara en büyük enerji üreticisi olan Çin'in yakında kömür yakıtlı üretimi azaltmaya başlamasını bekliyor.

Dünyanın geleceği büyük ölçüde bundan sonra atılacak adımlara bağlı olacak.

Uzmanlar, küresel sıcaklık artışını, dünyanın kendi koyduğu iklim hedefi olan 2 santigrat derecenin oldukça altında tutmanın önemini vurgularken; fosil yakıtlı enerjiyi hızla azaltma noktasında genel olarak hemfikir. (Dünya sanayi öncesi dönemden bu yana yaklaşık 1.2 derece ısındı).

Londra merkezli bir düşünce kuruluşu olan Ember'de elektrik analisti olan Dave Jones, "Asıl soru, ülkelerin yenilenebilir enerjinin yayılma hızını artırıp artıramayacağı" dedi.

Bu soru, bu ayın sonunda yapılacak küresel iklim zirvesinin merkezinde yer alacak.

Riskler çok büyük

Enerji sektörü halihazırda gezegeni ısıtan emisyonların dünyadaki en büyük kaynağı. Küresel ekonominin ulaşım, binalar ve sanayi gibi diğer birçok bölümünü karbonsuzlaştırma planları da temiz enerjiye olan ihtiyacı artırıyor.

Hem zengin ülkeler hem de hızla gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünyanın başlıca enerji üreticileri için elektrik üretiminin son yıllarda nasıl değiştiği, bugünkü küresel tabloyu açıklamaya yardımcı olurken önümüzdeki iklim zorluklarının altını çiziyor.

Fosil yakıt kullanımı düşüşte

Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Avrupa'nın büyük bölümünde fosil yakıtlı elektrik üretimi, özellikle de kömür üretimi yıllardır azalıyor. Hatta kömüre bağımlı Avustralya'da bile düşmeye başladı. Yenilenebilir enerjinin hızlı büyümesi bunda önemli bir rol oynadı.

Rüzgar türbinleri ve güneş panelleri, 20 yıl önce yüzde 1'in altında olan Avrupa Birliği elektriğinin geçen yıl yüzde 22'sini üretti. ABD geçen yıl elektriğinin yüzde 15'ini rüzgar ve güneş enerjisinden elde etti ki bu oran küresel ortalamanın biraz üzerinde.

Ucuz yenilenebilir enerjinin hızla yaygınlaşması, Avrupa'da kömür yakıtlı üretimin yerini almasına yardımcı oldu. ABD'de, yakıldığında kömürden daha az kirleten doğal gaz, hızla büyüyen rüzgar ve güneş enerjisinin yanı sıra kömür kullanımının azalmasında önemli bir rol oynadı. Genel elektrik talebindeki düşüş de fosil yakıtlı enerjinin azalmasını sağladı.

Elektrik tüketiminde 2000 yılı kırılma noktası

Elektrik tüketimi geçtiğimiz yüzyıl boyunca ABD ve birçok Avrupa ülkesi gibi zengin ülkelerde hızla artış gösterdi, ancak 2000'li yıllarda büyük ölçüde enerji verimliliğinin artması ve ağır sanayilerin dış kaynak kullanımı sayesinde durağanlaşmaya ve hatta azalmaya başladı.

Ancak ne ABD'nin ne de Avrupa Birliği'nin mevcut durumu, iklim hedeflerine pek yakın değil. Her iki büyük enerji üreticisi de yakın zamanda yenilenebilir enerjiyi artırmayı amaçlayan yasaları kabul etti, ancak artan ekonomik rüzgarlar ve diğer zorluklar, temiz enerjiye geçişi sınırlıyor.

Kömürle büyüme

Şimdiye kadarki eğilim, ekonomileri hızla büyüyen ülkelerde çok farklı görünüyor. Çin, 2010 yılında dünyanın en büyük enerji üreticisi olarak ABD'yi geride bıraktı ve şu anda dünya elektriğinin neredeyse üçte birini üretiyor. (Ülkenin kişi başına elektrik üretimi hala ABD'den çok daha düşük).

On yıllar boyunca ülkenin artan elektrik talebi büyük ölçüde en kirletici fosil yakıt olan kömürle karşılandı. Çin son yıllarda başta rüzgar ve güneş olmak üzere karbonsuz enerjiyi önemli ölçüde artırsa da, kömürle çalışan üretim daha yavaş bir hızda da olsa büyümeye devam etti.

Çin dönüm noktasına yaklaşıyor

Şimdi, Çin'in enerji sektörü bir dönüm noktasına yaklaşıyor. Enerji analistleri, önümüzdeki birkaç yıl içinde karbonsuz enerjinin Çin'de de kömürle çalışan elektriği devre dışı bırakmaya başlayacak kadar büyümesini bekliyor. 

ABD ile yakın zamanda yapılan bir anlaşmada Çin; kömür, petrol ve gaz üretiminin ikamesini hızlandırmak için yenilenebilir enerji dağıtımını hızlandıracağını söyledi ve önümüzdeki on yıl içinde emisyonlarda anlamlı kesintiler yapmayı kabul etti. Ancak yeni kömür santrallerine onay vermeyi durdurup durdurmayacağı henüz belli değil.

Kömür, birçoğu Asya'da olmak üzere hızla gelişmekte olan diğer ülkelerde de elektrik üretimine hakim olmaya devam ediyor.

Hindistan da kömürden vazgeçemiyor

Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan güçlü yenilenebilir enerji hedefleri belirledi, ancak yetkililer ülkenin ekonomisini geliştirmek ve milyonlarca insana güvenilir, uygun fiyatlı enerji sağlamak için hala kömüre ihtiyacı olduğunu söylüyor. Bu arada Endonezya, daha temiz enerji üretmek için zengin ülkelerden yeterli mali yardım alması halinde 2040 yılına kadar kömür enerjisini aşamalı olarak bırakabileceğini söyledi. Hindistan gibi bu ülkenin de kişi başına elektrik talebi düşük.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'nda görevli olan Faran Rana, rüzgar ve güneş enerjisi projelerinin finansmanının gelişmekte olan ülkeler için bir zorluk olmaya devam ettiğini söyledi ve "Yaşam döngüsü maliyetlerine baktığınızda, yenilenebilir enerjiler fosil yakıtlı herhangi bir üretimden çok daha rekabetçi maliyetlere sahip, ancak ön maliyet bir engel teşkil ediyor" ifadelerini kullandı.

© 2023 The New York Times Company