05 Ekim 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 05.10.2026 14:24 | Son Güncelleme: 05.10.2026 14:35

Araştırma: Eski Mısır'da krallar öldüğünde hizmetlileri de kurban edilmiş olabilir

Bir araştırma, Eski Mısır'ın Birinci Hanedanlığı döneminde krallara hizmet eden bazı saray görevlileri ve zanaatkarların hükümdarları öldüğünde kurban edilmiş olabileceğine dair yeni bulgular ortaya koyuyor
Araştırma: Eski Mısır'da krallar öldüğünde hizmetlileri de kurban edilmiş olabilir

Bir araştırmaya göre Eski Mısır'ın erken dönem krallarına hizmet eden saray görevlileri ve zanaatkarların hükümdarları öldüğünde kurban edilmiş olabileceğine dikkat çekiyor. Mısır'ın Abydos kenti yakınlarındaki Umm el-Qa'ab kraliyet mezarlığında Mısır'ın Birinci Hanedanlığı dönemine ait hükümdarların mezarları ve mezar yapıları bulunuyor. Alanın geçmişi MÖ 3 bin yılına kadar uzanıyor. Bu alana kraliyet ailesine mensup kişiler gömülürken bu yapıların çevresinde, kraliyet hanedanlarıyla bağlantılı olduğu düşünülen kişilere ait mezarlar da bulunuyor. Bunlar arasında kadınlar, mühür taşıyıcıları, denetçiler ve zanaatkarlar yer alıyor.

Araştırmanın yazarı, Purdue Üniversitesi'nden Dr. Roselyn Campbell "Frontiers in Environmental Archaeology" dergisinde yayımlanan çalışmasında “Birinci Hanedanlığın ilk hükümdarı Aha'nın yalnızca birkaç ikincil mezara sahip olduğu görülürken kendisinden sonraki hükümdarların mezarlarının ve mezar yapılarının çevresinde yüzlerce ikincil mezar bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Hükümdarlara hizmet eden kişilere ait mezarlar, 1920'lerde Mısırbilimci Flinders Petrie tarafından kazıldı. Petrie, bu mezarların insan kurban edildiğine işaret ettiğine inandı ve sonraki bazı uzmanlar da bu görüşü benimsedi. Petrie, kalıntılarda herhangi bir travma izine rastlamadı. Bu kişilerin hayattayken gömülmüş olabileceğini öne sürerken diğer araştırmacılar hizmetlilerin doğal nedenlerle öldüğünü ve hükümdarları öldüğünde Abydos'a yeniden gömüldüklerini savundu.

Campbell, Cambridge Üniversitesi'ndeki Duckworth Koleksiyonu'nda bulunan ve üç farklı hükümdarın mezar yapılarının çevresindeki mezarlardan çıkarılan 46 hizmetliye ait kafataslarını yeniden inceledi. Kafataslarının 18'inde kırıklar ve bir vakada ölümcül olabilecek travma izleri tespit edildi.

Campbell, Petrie'nin kafataslarındaki kırıkları görmüş olabileceğini ancak bunların daha sonraki hasarlar sonucunda değil, ölüm zamanında meydana gelen yaralanmalar olduğunu fark etmemiş olabileceğini düşünüyor. Campbell şöyle diyor:

“Travma bulunmayan kafatasları için bunların kurban edilen kişilere ait olduğunu kesin olarak söyleyemeyiz. Hizmetlilerin bir kısmının kurban edilmiş, diğerlerinin ise edilmemiş olması oldukça mümkün. İlk gömülen grubun yalnızca küçük bir bölümünü kapsayan bu örneklemle, bu cenaze ritüellerinin tamamını göremiyoruz. Ayrıca bu örneklemin tüm hizmetlileri gerçekten temsil ettiğinden de emin olamayız”.

Campbell, ikincil mezarların sayısının hızla azaldığını ve İkinci Hanedanlığın başlamasıyla birlikte uygulamanın ortadan kalkmış göründüğünü belirtiyor. Kahire'deki Amerikan Üniversitesi'nde profesör olan Salima Ikram, hizmetlilerin kurban edilmesi fikrinin tamamen yeni olmadığını ancak “bu çalışmanın, bu kalıntıları değerlendirmek için güncel ve titiz yöntemlerin kullanıldığı az sayıdaki çalışmadan biri” olduğunu söylüyor.

Uygulama kısa süreli oldu

Ikram, “Uygulama kısa ömürlü oldu ve insanların yerini heykelcikler aldı. Bazı hizmetliler ya da tamamı, bunun kendileri için bir nimet olduğunu ve kralın hizmetinde sonsuz bir yaşam süreceklerini düşünmüş olabilir. Ancak buna tepki göstermiş, korkmuş ve bu kaderden kaçmaya çalışmış olmaları da mümkün” görüşünü sunuyor.

Alabama'daki Samford Üniversitesi'nde Mısırbilimci olan Dr. Dawn McCormack de benzer kurbanların farklı kültürlerde ve dönemlerde de görüldüğünü belirterek Mısır'daki alanda bulunan herkesin bu uygulamaya razı olmuş olmayabileceğini düşünüyor.

Kaynak: Gazete Oksijen