09 Eylül 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 09.09.2026 10:09 | Son Güncelleme: 09.09.2026 10:09

Bilim insanları açıkladı: Vücut hangi dönemlerde daha hızlı yaşlanıyor?

Yeni bir araştırma, insan vücudundaki farklı dokuların aynı hızda yaşlanmadığını ortaya koydu. Çalışmaya göre bazı dokularda yaşlanma süreci özellikle 30'lu ve 50'li yaşlarda hızlanıyor
Bilim insanları açıkladı: Vücut hangi dönemlerde daha hızlı yaşlanıyor?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Yaşlanma, yalnızca yaşın ilerlemesiyle doğrusal biçimde gerçekleşen bir süreç değil. Vücudun farklı bölümleri farklı hızlarda yaşlanırken, bu süreç çeşitli faktörlere bağlı olarak kişiden kişiye de değişebiliyor. Örneğin, kişinin farklı organları birbirinden farklı hızlarda yaşlanabiliyor.

Vice'ın aktardığı Nature Aging dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, vücudun yaşlanma sürecinin sanılandan daha düzensiz ilerlediğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, 21 ile 70 yaş arasındaki 970 organ bağışçısından alınan 40 farklı doku türüne ait 25 bin 306 mikroskop görüntüsünü analiz etti.

Araştırmada, dokuların zaman içinde fiziksel yapılarında meydana gelen değişimleri incelemek için PathStAR adlı derin öğrenme aracından yararlanıldı.

Farklı bölümler farklı hızlarda yaşlanıyor

Araştırmacılar, vücudun farklı bölümlerinin farklı hızlarda yaşlandığını belirledi. Kan damarlarında 30'lu yaşlara kadar düzenli bir değişim görülürken, bu dönemin ardından yaşlanma sürecinin hızlandığı tespit edildi.

Rahim ve vajinada ise dokuların yapısı görece sabit kaldı ve 50'li yaşlarda hızlı değişimler görülmeye başladı. Diğer dokuların büyük bölümünde ise yaşlanmanın iki farklı dalga halinde gerçekleştiği; hızlı değişim dönemlerinin 30'lu ve 50'li yaşlarda ortaya çıktığı belirlendi.

Yumurtalıklarda yapısal değişimlerin yaklaşık 35-40 yaşları arasında ve ardından 55-60 yaşlarında zirve yaptığı görüldü. Araştırmacılara göre bu dönemler, sırasıyla doğurganlıktaki düşüş ve menopoz süreciyle büyük ölçüde örtüşüyor.

Bu yapısal değişimlere; iltihaplanma, hücre büyümesi faaliyetlerinde azalma, enerji üretiminde düşüş ve dokuların kendini onarma kapasitesinde gerileme eşlik etti.

Araştırmada ayrıca sindirim sistemi ile erkek üreme organlarının yaşlanması arasında dikkat çekici bir bağlantı tespit edildi. Yemek borusu ve kalın bağırsakta daha hızlı yaşlanma belirtileri görülmesinin, prostatta hızlanmış yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkma olasılığının artmasıyla ilişkili olduğu belirlendi. Araştırmacılar, bu bağlantının hormonlar veya farklı biyolojik sinyaller aracılığıyla ortaya çıkabileceğini değerlendiriyor.

Araştırmanın ortaya koyduğu temel sonuç, yaşlanmanın yalnızca takvim yaşına bağlı olarak doğrusal biçimde ilerleyen bir süreç olmadığı yönünde. Vücuttaki her organın yaşlanma sürecinin farklı bir zaman çizelgesine sahip olabileceği görülüyor.

Kaynak: Gazete Oksijen