20 Ekim 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 20.10.2026 10:05 | Son Güncelleme: 20.10.2026 11:15

NBA'de yeni sezonun 8 hikayesi

NBA'de yeni sezonun 8 hikayesi

NBA'de 2026/27 sezonu bugün başlıyor. LeBron James'in Philadelphia'daki son dansından Alperen'in Houston'daki kader sezonuna, Doğu'daki playoff izdihamından ligin dengesini değiştirebilecek yeni lotarya sistemine kadar, NBA'de sezon boyunca takip edilmeye değer sekiz gündem maddesi...

Ahmet Taha Okur

NBA'de son birkaç yaz nispeten sakin geçmişti. Lig o eski transfer dönemi heyecanını bir süredir aramaya başlamıştı. Geçtiğimiz aylarda o heyecan fazlasıyla geri geldi. New York Knicks'in 53 yıllık hasretini dindirdiği finalin üzerinden henüz birkaç hafta geçmişken büyük yıldızlar da birer birer bavullarını toplamaya başladı. Güç dengesi bu kadar sık el değiştirince, sezon başlamadan kimin nerede duracağını kestirmek de her zamankinden zor hale geldi.

Ancak yeni sezonu yalnızca yer değiştiren yıldızlar şekillendirmeyecek. Kartların yeniden dağıtılacağı kış ve bahar aylarında kupanın sahibini belirleyecek çok fazla değişken var. İlk hava atışı öncesinde yeni sezonun gündemine göz atıyoruz...

LeBron'un son dansı

Yaz aylarının en çok ses getiren olayı, şüphesiz LeBron James'in Los Angeles Lakers'tan ayrılık kararıydı. 41 yaşındaki yıldız, sekiz senelik Lakers serüvenini noktalayıp Philadelphia ile iki yıllık, yaklaşık 8 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı. Bu anlaşmayı, 'basketbol kariyerine yönelik son kararı' olarak duyurdu.

Sixers'ın tek büyük hamlesi bu değildi. Paul George karşılığında Boston'dan Jaylen Brown geldi. Brown, Jayson Tatum'ın olmadığı 2025/26 sezonunda 28,7 sayı ortalamayla All-NBA ikinci takımına girmiş ve Celtics'i sırtlamıştı. LeBron, Brown, Tyrese Maxey ve Joel Embiid gibi yıldızlardan oluşan kadroya bir de geçen sezon Yılın Çaylağı ödülünün finalistleri arasına giren VJ Edgecombe eklendi.

Bahis şirketleri, LeBron'un imzasının ardından Sixers'ı bir anda şampiyonluğun en güçlü dört adayı arasına taşıdı. Ancak soru işaretleri de en az kadronun yarattığı heyecan kadar büyük. Topa bu kadar ihtiyaç duyan isimler arasında paylaşım nasıl sağlanacak? 41 yaşındaki LeBron ve hücum odaklı gard oyuncuları ile kurulu bir kadroda savunmanın yükünü kim sırtlayacak?

Geçen sezon yalnızca 38 maça çıkan Embiid'in yoğun tempoyu kaldırıp kaldıramayacağı da belirsiz. Yedek pivot Ariel Hukporti ilk hazırlık maçında aşil tendonunu koparıp sezonu kapatınca uzun rotasyonu da şimdiden sarsılmış oldu. Bu da NBA'de forma giyen temsilcimiz Adem Bona için büyük fırsat. Embiid'in olmadığı gecelerde boyalı alanın yükü büyük ölçüde onun omuzlarında olacak.

Favorilerin düellosu: Spurs–Thunder

Bu sezon şampiyonluk yarışının merkezinde Batı'nın iki devi duruyor. Geçen mayıs San Antonio Spurs, Batı Konferansı finalinde son şampiyon Oklahoma City Thunder'ı yedi maçta devirmiş ancak finalde Knicks'e 4-1 kaybetmişti. Üstünlük yalnızca play-off'a özgü de değildi. Spurs normal sezonda da Oklahoma'yla oynadığı beş maçın dördünü kazanmıştı.

Spurs'te her şey Victor Wembanyama'nın etrafında dönüyor. Fransız yıldız, henüz 22 yaşında Yılın Savunma Oyuncusu seçildi. MVP oylamasında üçüncü oldu. Dikkatle izlenmesi gereken ikinci isim ise Dylan Harper. Normal sezonda 11,8 sayı ortalamasıyla oynayan çaylak gardın istatistikleri play-off'ta 14,1 sayı ve 5,6 ribaunda yükseldi. Harper ile Stephon Castle'ın gelişimi, Spurs'ün tavanını belirleyecek.

Thunder ise yaz boyunca maaş dengesini ikinci apron sınırının altında tutmak için Lu Dort, Isaiah Joe ve Aaron Wiggins'i gönderdi. En ağır mali cezaların devreye girmemesi uğruna kadronun derinliğini azaltmak zorunda kaldılar. Öte yandan Shai Gilgeous-Alexander, Chet Holmgren ve sağlıklı bir Jalen Williams hâlâ ligin en iyi çekirdeklerinden biri. Batı'nın kalanı geriye gittikçe, bu iki takımın her karşılaşması bir Konferans Finali provasına dönüşecek.

Doğu'da Playoff'a kalmak hiç bu kadar zor olmamıştı

Yıllarca Batı'nın gölgesinde kalan Doğu Konferansı, bu sezon son yılların en sert play-off yarışına sahne olabilir. Bahis oranlarına göre Doğu'da tam 10 takım play-off için favori. Oysa garantili koltuk sayısı yalnızca altı. Öyle ki, geçen sezon 60 galibiyetle Doğu'yu zirvede bitiren Detroit Pistons'ı bu sezon play-in potasına yerleştiren projeksiyonlar mevcut.

Tepede, ilk turdan sonra oynadığı 16 play-off maçının 15'ini kazanıp 53 yıllık hasreti bitiren Knicks var. Arkalarında ise uzunca bir kuyruk...

Yıldızlar karması Sixers'ın yanı sıra Giannis Antetokounmpo'yla yeni bir döneme giren Miami; 2019'da takımın tarihindeki tek şampiyonluğun bir numaralı yıldızı Kawhi Leonard'ı geri alan Toronto; Paul George'u kadroya katan Celtics; Donovan Mitchell-James Harden-Evan Mobley üçlüsüyle Cavaliers; Haliburton'a kavuşan Pacers bu sezon iddialı olabilecek takımlar arasında. Geçen sezonu 17-65'le ligin dibinde kapatan Wizards bile genç çekirdeğinin yanına eklediği Trae Young ve Anthony Davis ile bu sezon playoff potasında kendine yer bulmak istiyor.

Batı'da belirsizlik

Lakers artık resmen Luka Doncic'in takımı. Slovenyalı yıldız geçen sezon 33,5 sayıyla kariyerinin ikinci sayı krallığını aldı. Fakat nisan ayında arka adalesinden sakatlanınca play-off'u kenardan izledi. LeBron'un gittiği ilk sezonda Luka'nın hem liderliği üstlenmesi hem de sağlıklı kalması gerekiyor.

Timberwolves yazın Hornets'ten LaMelo Ball'u alıp Anthony Edwards'ın yanına yerleştirdi. Bedeli ise takımın iki demirbaşı Naz Reid ve Julius Randle oldu. Ball geçen sezon 72 maça çıktı ve son yılların en istikrarlı sezonunu geçirdi. Ama kariyerinde henüz tek bir play-off maçına dahi çıkmadı.

Nuggets ise 54 galibiyetle geçirdiği normal sezonun ardından ilk turda Anthony Edwards'dan yoksun Timberwolves'a elenerek büyük hayal kırıklığı yarattı. Üç sezondur ikinci turu geçemeyen, derinliği zayıflayan ve Jokic'in sözleşme sonu yaklaşan Denver için bu sezon kritik.

Rockets'ta Alperen'in kader sezonu

Kevin Durant'in kadroya eklenmesinden sonraki ilk sezon Houston için hayal kırıklığıyla bitti. Batı'yı beşinci sırada kapatan Rockets, ilk turda hem Doncic hem de Austin Reaves'ten yoksun Lakers'a yedi maçta elendi. Bu yenilginin ardından en çok konuşulan isimlerden biri de Alperen'di.

ESPN'den Dave McMenamin'e göre bu sezon Alperen için "çok, çok büyük bir yıl". Rockets çekirdeği bozmaya karar verirse elden çıkarılacak ilk seçenek Alperen olacak gibi görünüyor. Brian Windhorst da 2030'a uzanan sözleşmesinin kolayca takas edilebilir olduğunun altını çiziyor. İşin ironik yanı, Alperen geçen sezon yine oldukça iyi bir performans gösterdi: 20,4 sayı, 8,9 ribaund ve 6,2 asist ortalamayla ikinci kez All-Star oldu. Ancak takımda gerçek bir oyun kurucu olmadığı için hücumu post oyunuyla o yönetmek zorunda kaldı ve bu da verimliliğini düşürdü.

Bu sezon şartlar değişiyor. Çapraz bağ yırtığı nedeniyle geçen sezonu kaçıran Fred VanVleet döndüğü için Alperen'in üzerindeki oyun kurma yükü hafifleyecek. Ocak ayında ağır bir ayak bileği sakatlığıyla sezonu kapatan Steven Adams da sahalara dönüyor. Rockets geçen sezon Adams'ın oynadığı 32 maçın 21'ini kazanmıştı.

Bu sezon ya Alperen'in yıldızlığının tescillendiği sezon olacak ya da kötü gidişatın faturası ona kesilecek.

Kayıp yıldızların dönüşü

2025 play-off'ları adeta bir aşil tendonu katliamıydı. Faturası 2025-26 sezonuna çıktı. Bu sezon orada sakatlanan basketbolcuların çoğu geri dönüyor.

Geçen sezon dönüşünün ardından yalnızca 16 normal sezon maçına çıkabilen Jayson Tatum, play-off'ta da Celtics'in ilk turda 3-1 öne geçtiği Sixers serisini kaybetmesine engel olamamıştı. Bu sezon ise artık tam anlamıyla form tutabilir. Tyrese Haliburton ise 2025 Finalleri'nin yedinci maçında aşil tendonunu koparmasından bu yana ilk kez resmî maça çıkacak. Pacers onunla yeniden Doğu'nun üst sıralarına dönebileceğine inanıyor.

Aynı sakatlıktan muzdarip olan Damian Lillard'ın işi daha da zor. 36 yaşındaki yıldız, üç yılın ardından geri döndüğü Portland'da hem ilerleyen yaşı hem de sakatlığının izleriyle aynı anda mücadele edecek. Kyrie Irving ise Mart 2025'teki çapraz bağ yırtığından yaklaşık 20 ay sonra Dallas'a dönüyor.

Listenin son büyük ismi Jimmy Butler. Ocak ayında çapraz bağını koparan 37 yaşındaki forvetin de sezonun ikinci yarısında yeniden formasına kavuşabileceği konuşuluyor.

Son yılların en beklenen çaylak sınıfı

2026 Draftı son yılların en güçlü sınıflarından biri olarak görülüyordu. Geçen sezon birçok takımın açıkça yenilgiye oynamasının sebebi de buydu.

Draft bir numarası AJ Dybantsa, Washington'a gitti. Birçok scout, sınıfın en yüksek tavanının onda olduğunu düşünüyor. İki numara Darryn Peterson, Utah'ın yeni yüzü ve ilk günden 20 sayı atabilecek bir skorer. Üç numara Cameron Boozer ise Ja Morant'i gönderip yeniden yapılanmaya giren Memphis'te kendine yer buldu ve NBA'e en hazır isim olarak görülüyor. Dört numaradan Chicago'ya giden Caleb Wilson da patlama yapabilir.

İlk dörde sığmayan isimler de var. Nets'in altı numaradan seçtiği oyun kurucu Mikel Brown Jr., yeniden yapılanan takımında topu ilk günden eline alma fırsatı bulacak. Kings'e giden Darius Acuff Jr., takımının ihtiyacıyla en iyi örtüşen seçimlerden biri olarak gösteriliyor. Golden State Warriors'ın seçimi Yaxel Lendeborg da lige girer girmez pozitif katkı verebilecek çaylaklardan.

Kural değişiklikleri: Bilerek kaybetmeye son

Lig yönetimi bu sezon iki cepheye birden müdahale ediyor ve bunlardan biri organizasyonun bütün dengesini değiştirebilir.

Yeni sistemde lotarya 14'ten 16 takıma çıkıyor. Ligin en kötü üç takımı yalnızca iki top alırken, dördüncü ile onuncu en kötü takımlar üç top alacak. Yani dibe oynamak artık Draft'ta bir numaralı seçimi garanti etmiyor. Tam tersine şansı düşürüyor.

Bu tablo, kötü takımları ortalarda kalmaya ve play-in potasını zorlamaya itecek. Maçları kaybetmekten çekinmeyen takımların sayısı azaldıkça galibiyetler de daha dengeli dağılabilir ve tepedeki takımların maç kazanma sayıları düşebilir. 50 galibiyet barajını aşan takım sayısının azaldığı bir sezon görmek sürpriz olmamalı.

Değişimin etkisi takas masasına da yansıyacak. Draft hakları yıllardır takasların en değerli parçasıydı ve dibe gidecek bir takımın seçim hakkı, neredeyse ilk üç seçim garantisi gibi pazarlanıyordu. Artık en kötü takım en iyi seçimi almayacağı için, takımların ileri tarihli draft haklarına biçtiği değer de yeniden hesaplanacak.

Hücum faullerinde ise kural kitabında bir değişiklik yok ama hakemlerin bakışı değişiyor. Lig, serbest koluyla savunmacıyı itip şut için alan açan hücumculara artık daha sık faul çalınmasını istiyor. İlk örnekler hazırlık maçlarında geldi: Gilgeous-Alexander’a yıllardır çok sık kullandığı bu hareket yüzünden ilk kez düdük çalındı. Ancak NBA hakemleri çoğunlukla bu tür kararları sezon başında sıkı uygulayıp, normal sezon ilerledikçe eski alışkanlıklarına dönebiliyor. Bu odağın ne kadar süreceğini sezonun ilerleyen haftalarında göreceğiz.