02 Eylül 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 02.09.2026 20:03 | Son Güncelleme: 02.09.2026 20:17

Zeydan Karalar'dan 'Avrupa'nın çöplüğü değiliz' çıkışı: İthal edilen atığın yüzde 30’u tasfiye edilemiyor

Zeydan Karalar, Avrupa'dan ithal edilen atığın yüzde 60'ının Adana'ya geldiğini belirterek, "Avrupa’nın çöplüğü değiliz. Avrupa tasfiye edemediği çöpleri bize gönderiyor ama bunun yüzde 30’unu tasfiye edemiyoruz. Tasfiye edilemeyen plastik atıklar suya ya da toprağa atılıyor" dedi
Zeydan Karalar'dan 'Avrupa'nın çöplüğü değiliz' çıkışı: İthal edilen atığın yüzde 30’u tasfiye edilemiyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Adana Kent Konseyi tarafından 'mikroplastik kirliliği' konulu forum düzenlendi. Adana’da mikroplastik kirliliğine dikkati çekmek ve konuya ilişkin farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen forumda; Adana’daki plastik atıkların durumu, geri dönüşüm tesislerinin kapasitesi, ithal edilen plastik atıklar ve bunların oluşturduğu mikroplastik kirliliği ele alındı.

Forumun açılışında konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, çevre ve kent açısından son derece önemli olan plastik atıkların sulama kanallarında, toprakta ve denizde görülmeye başlaması üzerine hemen teyakkuza geçtiklerini belirterek, valilikte sanayiciler ve geri dönüşümcülerle toplantı yaptıklarını söyledi. O dönemde geri dönüşümcüleri uyardıklarını ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nce ciddi cezalar kesildiğini anlatan Karalar, ruhsatsız işlem yapan geri dönüşümcülerin de ithalat yapmasının yasaklandığı belirtti.

"Türkiye’nin ithal ettiği atığın yüzde 60’ı Adana’ya geliyor"

Beklentilerinin sorunun ortadan kalkması olduğunu ifade eden Karalar, bir süredir fiili olarak belediyle başkanı olmadığını ama resmiyette sıfatı hala taşıdığını bildirerek, resmi bir sıfatı bulunsa da bulunmasa da yüreğinin Adana ile attığını belirtti ve kenti ilgilendiren her konuda olduğu gibi çevre konularında hassas olmaya devam edeceğini söyledi.

Türkiye’nin ithal ettiği atığın yüzde 60’ının Adana’ya geldiğini belirten Karalar, bunların hepsini bertaraf etmenin mümkün olmadığını, bir iki kez dönüştürülen atığın daha sonra dönüştürülemez hale geldiğini vurgulayarak, sorunun çok önemli olduğunun altını çizdi. Karalar sözlerine, şöyle devam etti:

"Yüzyıllarca çevreye zarar verecek bir durum varsa bu paradan çok daha önemlidir. İşletmelerimiz önemli ama Adana’nın geleceği her şeyden önemli. Bizler gelecek nesillere sağlıklı, temiz toprak, su, hava, çevre bırakacak şekilde davranmalıyız. Dolayısıyla ithalat kısıtlanmalıdır. Biz Avrupa’nın çöplüğü değiliz. Avrupa kendisinin tasfiye edemediği çöpleri, biz tasfiye edelim diye bize gönderiyor ama biz bunun yüzde 30’unu tasfiye edemiyoruz. Kıyılarımızda plastik atıklar var. Böylece bertaraf edilemeyen, tasfiye edilemeyen plastik atıklar suya ya da toprağa atılıyor. Bu atıkların yakılarak yok edilmesi de fazla maliyetli olduğu için, bunun tercih edilmediğini görüyoruz."

"65 milyon euro hibe alacaktım, görevden alınınca başka şehirlere yönlendirildi"

Son günlerde Adana Büyükşehir Belediyesi’nin bu işin suçlusu gibi gösterilmeye çalışıldığını dile getiren Karalar, şunları kaydetti:

"Bizim arıtmalarımızın böyle bir görevi yok ki. Böyle bir işi bizim arıtmaların kapasitesini yarı yarıya düşürüyor. Aynı zamanda enerji santrallerimizdeki verimliliği de azaltıyor. Bizim arıtmamızın kapasitesi zaten kente olan göçlerin ardından mevcut nüfusa bile yetmiyor. Bizim arıtmamızda ciddi kapasite artırımı yapılması gerekiyor. Bakanlık ve İller Bankası ile görüştüm ve 65 milyon euro hibe alacaktım. Arkadaşlarımızın yaptığı projeyi İller Bankası onayladı. Ben görevden alınınca bu para başka şehirlere yönlendirdi. Bu krediyi yeniden bulup arıtma kapasitemizi artırmak için yoğun çaba göstereceğiz.”

"İthalat azaltılmalı ya da tamamen yasaklanmalı"

Daha önce 600 dönüm araziyi geri dönüşüm çalışma alanı olarak ayırdıklarını anlatan Karalar, bu bölgenin konut alanına dönüştürüldüğünü belirterek, yeni yer tahsis edilmesi halinde hem geri dönüşümcüler için güvenli bölge oluşturulacağını hem de atıkların bertaraf edilebileceği ifade etti.

Son olarak atık ithalatının çevreye zarar vermeyecek miktara düşürülmesinin bir seçenek olduğunu ya da ithalatın tamamen yasaklanması gerektiğini dile getiren Karalar, forumda Adana’nın geleceğiyle ilgili önemli bir sorunun irdelendiğini, bu problemden birlikte kurtulmayı amaçladıklarını söyleyerek, ilgi gösteren herkese teşekkür etti.

Başkan Vekili Güngör Geçer de çok önemli bir sorunun tartışıldığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Bugün burada çok önemli bir çevre sorununu konuşmak üzere bir aradayız. Fakat aslında konuştuğumuz mesele yalnızca plastik ya da mikroplastik kirliliği değildir. Mesele; Adana’nın geleceğidir. Toprağımızın, suyumuzun, denizimizin, tarımsal üretimimizin ve halkımızın sağlığının geleceğidir. Plastik kirliliği artık sadece gözümüzün önünde duran bir atık meselesi değildir. Plastikler parçalandıkça ortaya çıkan mikroplastikler; su kaynaklarına, toprağa, deniz ekosistemine ve besin zincirine ulaşabilen, boyutları nedeniyle tespit edilmesi ve kontrol edilmesi çok daha zor olan ciddi bir çevre sorununa dönüşmektedir. Ve bu sorun Adana’nın tam da yanı başındadır.

Adana ve Mersin, Türkiye’de plastik geri dönüşüm sektörünün yoğunlaştığı önemli merkezler arasında yer alıyor. Yurt dışından ülkemize gelen plastik atıkların önemli bir bölümü bu bölgelerde işleniyor. Özellikle İngiltere ve Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların geri dönüşüm süreçleri, son yıllarda çevre açısından ciddi tartışmaları da beraberinde getiriyor.

"Bu tabloyu görmezden gelemeyiz"

Adana’da geri dönüşüm tesislerinin bulunduğu bölgelerde yapılan çeşitli çalışmalarda, sulama kanallarında ve çevrede plastik ve mikroplastik kirliliğine ilişkin bulgular ortaya konuluyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz. Çünkü Adana sıradan bir kent değildir. Adana, Çukurova’nın merkezidir. Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin beslediği, tarımsal üretimin Türkiye açısından büyük önem taşıdığı bir coğrafyadır.

Burada toprağın ve suyun kirlenmesi yalnızca bugünün çevre sorununu yaratmaz. Yarının gıdasını da tehdit eder. Dolayısıyla plastik atık meselesine yalnızca ‘atık’ olarak bakamayız. Bu mesele aynı zamanda su meselesidir, tarım meselesidir, ekonomi meselesidir, halk sağlığı meselesidir ve gelecek meselesidir. Ancak burada önemli bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum. Atık yalnızca bertaraf edilmesi gereken bir yük değildir. Atık, aynı zamanda ciddi bir ekonomik kaynaktır. Doğru ayrıştırıldığında, doğru toplandığında ve doğru yöntemlerle geri kazanıldığında atık; ekonomiye yeniden kazandırılabilecek değerli bir hammaddeye dönüşmektedir.

Bu nedenle yerinde ve kaynağında atık ayrıştırma sistemlerini çok daha hızlı ve etkin biçimde hayata geçirmemiz gerekiyor. Bu sorun tek bir kurumun, tek bir belediyenin ya da tek bir kuruluşun kendi başına çözebileceği bir sorun değildir. Merkezi idare, büyükşehir belediyemiz, ilçe belediyelerimiz, üniversitelerimiz, meslek odalarımız, sanayicilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve vatandaşlarımız aynı hedef doğrultusunda hareket etmelidir.

Adana Büyükşehir Belediyesi olarak biz, bu ortak çalışmanın içerisinde üzerimize düşen her türlü katkıyı ve desteği sunmaya hazırız. Adana Kent Konseyimizin önderliğinde; üniversitelerimizden akademisyenlerimizin, Odalarımızın, çevre konusunda çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarımızın ve gönüllülerimizin katkılarıyla önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası izleyeceğimizi belirlemek istiyoruz."

Kaynak: ANKA