05 Ağustos 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 05.08.2026 11:35 | Son Güncelleme: 05.08.2026 13:22

Muhammed Salah, İslam ve dönüşüm mirası: 'Liverpool’un en birleştirici figürlerinden biri'

The Athletic, Liverpool kariyeri sona yaklaşan Muhammed Salah’ın futbolun ötesine uzanan etkisini mercek altına aldı. Mısırlı yıldızın Müslümanlara yönelik algıyı nasıl değiştirdiğini, kentteki topluluklar arasında kurduğu köprüleri ve inancıyla ilişkisini inceledi
Fotoğraf: The Athletic/ The New York Times / Getty Images
Fotoğraf: The Athletic/ The New York Times / Getty Images
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Simon Hughes / The Athletic

Muhammed Salah’ın Liverpool’daki olağanüstü kariyeri sona yaklaşıyor.

2017 yazında kulübe katılan Mısırlı futbolcu, 441 maçta 257 gol attı; Liverpool tarihinde yalnızca iki oyuncu daha iyi bir dereceye sahip. Geçen hafta yaşananların da gösterdiği gibi Liverpool’daki dönemi tartışmalardan uzak geçmedi, ancak efsane statüsü artık tartışılmaz.

Ne var ki bıraktığı miras Merseyside’ın çok ötesine uzanıyor.

Bu yazı dizisinin ilk bölümünde, verilere dayalı biçimde Anfield’a transfer edilmesinin futbolcu transferlerinin çehresini nasıl değiştirdiğini inceledik. Bugünse inancıyla ilişkisini ve Liverpool şehri üzerindeki etkisini ele alıyoruz.



Geçen hafta sonu Toxteth’in L8 bölgesindeki Granby Street ve Beaconsfield Street sakinleri, Egemenlik Günü kutlamalarına hazırlık kapsamında sokak lambalarına yeşil, beyaz ve kırmızı süslemeler astı; Somaliland bayrağı göndere çekildi.

Afrika Boynuzu’ndaki Somaliland, 1991’de kendi kendini yönetmeye başladı. Ancak bağımsızlıktan önceki onlarca yılda halkının bir bölümü, şehir merkezinin hemen güneyinde bulunmasına rağmen Liverpool’dan oldukça ayrı bir yer gibi hissedilebilen L8’e gelmeye başlamıştı.

Posta koduyla anılan bölge, yalnızca Liverpool’dan değil Mersey Nehri’ne doğru uzanan Toxteth’in geri kalanından da farklı bir kimliğe sahip. Nehir kıyısında nüfus ağırlıklı olarak beyaz işçi sınıfından oluşurken daha iç kesimlerdeki L8, başlangıçta Batı Afrika ve Karayipler’den gelen göçmenlerle, son yıllardaysa Müslüman dünyanın farklı bölgeleriyle ilişkilendirilen, büyük ölçüde siyahların yaşadığı bir bölge.

Somaliland nüfusunun tahminen yüzde 99’u Sünni Müslüman ve L8’de yaşayanlar tarihleriyle büyük gurur duyuyor. Liverpool Belediye Meclisi 2024’te Birleşik Krallık hükümetine bölgenin bağımsızlığını tanıması çağrısında bulunan bir önerge sundu. Bölge sakinleri, bu destek gösterisinin Liverpool’a duydukları sevgiyi güçlendirdiğini söylüyor.

Sokaklara asılan süslemeler, kentin sağa kayan siyasi ortamında sınanan bir özgüvenin dışavurumu. Ancak bölge sakinleri, çok da uzun olmayan bir süre önce 'özgüven'in L8 veya Toxteth’le ilişkilendirilen bir sözcük olmadığını kabul ediyor. Bölge, 1981’den beri bunun yerine 'isyan' sözcüğüyle anılıyor. Yerel halk ise siyah topluma yönelik polis tutumlarına ve ağır işsizliğe verilen tepkiyi 'ayaklanma' olarak adlandırmayı tercih ediyor.

1981'de Toxteth'te bir gösteri


Liverpool’da en uzun süredir yaşayan Somalilandliler, kentin Avrupa Kültür Başkenti ilan edildiği 2008’in toplumsal bütünleşme açısından kritik bir yıl olduğunu düşünüyor. Bu statü Liverpool’un ırkla ilgili bütün sorunlarını çözmedi ancak tartışmayı daha sağlıklı bir noktaya taşıdı.

'...Ve sonra Mo Salah geldi'

“Sonra Mo Salah geldi” diyor Arapça bilen ve L8’de tercüman olarak çalışan dil uzmanı Malik Karkar. Karkar, 2017’de Liverpool’a gelen ve ilk sezonunda 44 gol atan Salah’ın, uzun zamandır birbirleriyle karşılaşmamaya çalışan topluluklar arasında konuşulabilecek ortak bir zemin yarattığını düşünüyor. Karkar şunları söylüyor:

“Muhammed Salah’ın etkisi futbolun çok ötesine uzanıyor. Elbette Liverpool’a goller, kupalar ve gurur kazandırdı. Ancak saha dışındaki etkisi daha da büyük oldu. Liverpool’da, Birleşik Krallık genelinde ve ötesinde Müslümanlara yönelik algının değişmesine yardımcı oldu.”

L8’de yaşayan bir kadın da bunu şöyle anlatıyor:

"Şehrin çoğunlukla beyazların yaşadığı bir bölgesindeki eğitim kurumunda çalışıyordum. Öğrenciler başörtümü gördüklerinde nereli olduğumu soruyordu. 'Sudanlıyım' dediğimde ve Sudan’ın Mısır’la sınır komşusu olduğunu açıkladığımda ise 'Salah gibi mi?' diye karşılık veriyorlardı."

Karkar’a göre Salah’ın başarıları ve kendini ortaya koyma biçimi yalnızca Müslümanlara yardımcı olmadı; Liverpool’un en iyi halinde olabileceği şeye, yani 'çeşitlilik, kabullenme ve dayanışma' şehrine dönüşmesine de katkıda bulundu.

'Salah'ın temiz yaşam biçimi insanların hayatını etkiledi'

Uyuşturucuyla bağlantılı sorunların kuşaklardır devam ettiği L8’de, Salah’ın bir futbolcu olarak en yüksek standartlara ulaşma konusundaki kararlılığının bazı tutumların sorgulanmasına yardımcı olduğunu söylüyor:

“Salah’ın temiz yaşam biçimi, insanların hayatlarını sürdürme şekillerini zaman zaman değiştirdi. Onlarla hiç tanışmamış olsa da her zaman burada.”

Toxteth ve L8 hâlâ Liverpool’un geri kalanından ayrılmış gibi hissettiriyor. Upper Parliament Street, bölgeyi ikiye bölerek bir tarafta bir zamanlar zengin gemi kaptanlarının yaşadığı yüksek Georgian sıra evleriyle diğer taraftaki Granby semti arasında gayriresmî bir sınır görevi görüyor.

Liverpool’un mevcut kadrosundaki oyunculardan biri bölgeyle gerçek bir bağa sahipse o da çok uzak olmayan, Çin Mahallesi’yle iç içe geçen yeni bir toplu konut bölgesinde büyüyen Curtis Jones. Salah, L8’de yaşayan insanlar, özellikle de 2021’de Liverpool’un farklı topluluklarını kutlayan bir futbol turnuvası başlatan Imad Ali gibi gençler üzerinde yarattığı büyük etkinin farkında olmayabilir. O tarihten beri her yaz L8’in birkaç kilometre güneyinde düzenlenen World in One City turnuvası büyük bir başarı elde etti; kamera ekiplerinin ve çok sayıda seyircinin ilgisini çekti.

Kökleri Yemen’e uzanan Liverpool taraftarı Ali, 2022’de The Athletic’e yaptığı açıklamada, turnuva fikrinin Covid-19 pandemisi sırasındaki kapanma döneminde ortaya çıktığını anlatmıştı. Birkaç yıl önce aynı fikri herkesin karşısına çıkıp anlatacak cesareti bulup bulamayacağını sorguladığını da söylemişti. “Mo Salah gibi oyuncuların böylesine başarılı olduğunu görmek insana cesaret veriyor” demişti. “Kendinizi ifade edebileceğinizi düşünmenizi sağlıyor. John Barnes’tan beri bunu başaran kimse olmadı.”

Salah'ın etkisi John Barnes'ın etkisiyle karşılaştırılmıştır.


Barnes, 1987’de Liverpool tarihinde bonservis bedeli ödenerek transfer edilen ilk siyah oyuncu oldu. Kırk yıl sonra bile Liverpool kariyerinin ilk dönemlerinde dünyanın farklı bölgeleriyle bağlantılı çeşitli sosyal kulüplerde vakit geçirdiği L8’de önemli bir figür olmayı sürdürüyor.

Yalnızca altı yıl önceki “isyancılardan” biri olan Jimi Jagne büyük bir futbol taraftarı değil ancak insanlara güç verdiği için Barnes’ı seviyor. Kısmen Gambiyalı, kısmen Çinli olan Jagne, “Liverpool çok kültürlü olmaktan ziyade çok etnikli bir şehir” diye vurguluyor. “Ancak Mo Salah, Liverpool’un kimliğiyle ilgili uzun yıllardır çok sessiz kalan konuşmaları yeniden başlatmak için harikalar yarattı.”

'Şehrin en birleştirici figürlerinden biri'

Anfield’da sezonluk bileti bulunan Ian Byrne, West Derby’nin İşçi Partili milletvekili. Barnes ve Salah’ın “Liverpool tarihinin en önemli iki figürü” olduğunu söylüyor. Ancak Senegalli Müslüman forvet Sadio Mane’nin Salah’la birlikte oynamasının da Salah’ın yalnız olmadığını göstermesi nedeniyle fayda sağladığını düşünüyor.

Aralarında bir yıl bulunan iki oyuncunun gelişinden önce Liverpool taraftarları inanç konusunu nadiren konuşuyordu.

“Bazı iyi Yahudi oyuncularımız oldu; Avi Cohen ve Ronny Rosenthal. Kop tribününde ‘Rangers/Celtic’ tezahüratları da yapılıyordu; taraftarlar Protestan mı yoksa Katolik mi olduklarını göstermek için sırayla bu takımların adlarını söylüyordu. Ancak birinin neye inandığını asla konuşmazdınız. Salah ve Mane geldiğinde her şey değişti.”

Byrne, özellikle Salah’tan önce Liverpool’un Müslüman toplumla ilişkisinin en iyi ihtimalle 'kopuk' olduğunu düşünüyor. 2018’e gelindiğinde Fans Supporting Foodbanks kampanyasında yoğun biçimde görev alıyordu ve şehirdeki camilerden biri kampanyanın en büyük bağışçıları arasına girmişti. Salah o yıl Dünya Kupası’nda Mısır forması giydiğinde cami kapılarını açtı.

“Orada 100’den fazla insan vardı ve bunların çoğu güvensizlik duyduğu için daha önce hiçbir camiye adım atmamıştı. Salah pek çok engelin aşılmasına yardımcı oldu. Ekmeğimizi paylaştık, futbolu izledik ve sonraki birkaç saat içinde birçok kişi, yanında oturan insandan o kadar da farklı olmadığını fark etti.”

Ancak Liverpool’daki atmosfer o zamandan beri değişti. Sıkı sınır kontrollerini savunan sağ popülist Reform UK, bu ayın başında, 1980’lerden beri solla özdeşleştirilen Liverpool’un siyasi dalgalardan etkilenmediği yönündeki bütün yanılsamaları yıktı. Liverpool kentinde gelecek mayısa kadar sandığa gidilmeyecek ancak Reform, yakındaki Halton’da düzenlenen yerel meclis seçimlerinde 19 sandalyenin 16’sını kazandı; Sefton’da da kazanımlar elde etti. Bu gelişmeler, iki yıl önce Liverpool’da yaşanan göçmen karşıtı ayaklanmalarda Everton’ın eski stadı Goodison Park yakınındaki bir kütüphanenin yakılmasının ardından geldi.

Byrne, Salah’ı düşündüğünde onu yalnızca bir futbolcu olarak görmüyor; kendisini şehir tarihinin “en birleştirici figürlerinden biri” olarak tanımlıyor. “Yokluğu çok büyük hissedilecek.”

'Gezegende en fazla takip edilen ikinci Müslüman futbolcu'

Sosyal medya ilginin bir ölçütüyse Salah, gezegende en fazla takip edilen ikinci Müslüman futbolcu. Mayıs başında Instagram’da 65,2 milyon, X’te ise 19,2 milyon takipçisi vardı. Karşılaştırmak gerekirse Karim Benzema’nın aynı platformlardaki takipçi sayıları sırasıyla 73,9 milyon ve 20,9 milyon.

İki oyuncunun geçmişleri ve kariyerleri arasında farklılıklar bulunuyor. Salah Kuzey Afrika’dan gelirken Benzema’nın kökleri de aynı bölgeye uzanıyor ancak kendisi, formasını giydiği Fransa’da doğdu. Benzema, gelişmekte olan ve varlıklı bir futbol ülkesi olarak büyük ilgi gören Müslüman ülke Suudi Arabistan’a gitmeden önce, dünyanın en başarılı ve popüler seçkin kulübü Real Madrid’de 14 sezon geçirdi.

Benzema, 2023 Şampiyonlar Ligi'nde Salah ile karşı karşıya.


Salah ise 2017’den beri Liverpool’da. Öncesinde dört farklı Avrupa kulübü arasında gidip geldi ve Mısır’ın iki devi Al Ahly veya Zamalek’le herhangi bir bağı bulunmuyor. Liverpool, 2023’te Benzema’nın Al Ittihad’la anlaşmasından kısa süre sonra aynı kulüpten gelen teklifi reddetti. Benzema’dan beş yaş küçük olan Salah, kariyerini en üst düzeyde sürdürmek istiyordu ve Liverpool’da kulüp tarihinin en büyük oyuncularından birine dönüştü.

Dalglish ve Gerrard ile de yarıştırılıyor

Efsane oyunculardan oluşan sınırları belirsiz bir liste var ve bu listenin dışında kalan bazı kişiler, Salah’ın zirvede Kenny Dalglish ve Steven Gerrard’la yarıştığını savunuyor. Bir zamanlar takımın en doğal yeteneği olan Dalglish, futbolcu-teknik direktörlüğe geçerek kendi suretinde bir takım kurdu; daha sonra Hillsborough faciasının ardından yas tutan aileler için bir baba figürü oldu. Gerrard ise kulübün kaptanlığını 10 yıldan uzun süre yürüttü ve yerel kahraman kavramını yeniden tanımlayarak kendisinden sonraki herkesin ölçüldüğü orta saha oyuncusu ve lidere dönüştü.

Ancak Dalglish ve Gerrard genellikle bir veya iki yerin temsilcisi olarak görülüyor: Liverpool ve Dalglish’in büyüdüğü Glasgow. Salah çok daha geniş bir ilgiye hükmediyor. Gelmiş geçmiş en ünlü Müslüman futbolculardan biri olarak yalnızca doğduğu bölgeyi veya ülkesini değil, bir coğrafyayı ve bir dini temsil ediyor. İslam, tahminen iki milyar mensubuyla dünyanın en büyük ikinci dini.

Liverpool kadar zengin bir tarihe sahip kulüplerde, bugünün ve geleceğin nasıl olması gerektiğine ilişkin yanıtları bulmak için geçmişe bakma eğilimi vardır. Örneğin Jamie Carragher bu hafta Salah’ın Liverpool’un sezonuna ve dolayısıyla kendisini aralık ayında kadro dışında bırakma kararı ayrılığına yol açan teknik direktör Arne Slot’a yönelik eleştirilerini, Gerrard ve Dalglish’in 30 yıl arayla oyundan alındıklarında veya ilk 11’e seçilmediklerinde verdikleri farklı tepkilerle karşılaştırdı. İkisi de teknik direktöre cephe almamıştı.

Salah son derece bağımsız ve kararları, yaşadıkları ile çok farklı düzeydeki statüsü tarafından şekilleniyor. Gerrard da Dalglish de genç yaşta önce ülkelerinin farklı bir bölgesine, ardından yeni bir kıtaya taşınmadı. Salah kısa sürede Chelsea’ye gitmiş, orada 12 ay içinde yalnızca 19 maçta forma giymiş; futbolcu gücü ve köşesinde sessizce oturmanın sonuçları hakkında pek çok şey öğrenmişti. Şöhreti arttıkça kendisini tehdit altında hissettiği her durumda, sözleşmesi için mücadele etmek veya Jürgen Klopp ve Slot’la yaptığı gibi bir teknik direktörle yüzleşmek olsun, bu konuda bir şeyler yapmaya çalıştı.

Konumu güç getirse de inancıyla ilgilenenlerle çalışmıyor

Salah’ın konumu beraberinde güç getiriyor ancak dünyayı değiştirmek için yola çıkmadı ve bu, geniş kapsamlı stratejisinin bir parçası olmadı. Salah ve temsilcisi, Dubaili avukat Ramy Abbas, kendisiyle inancı nedeniyle ilgilenen sponsorlarla çalışmıyor. Lübnan kökenli olan ancak Kolombiya’da Katolik olarak büyüyen Abbas, kendisini antiteist olarak tanımlıyor; başka bir deyişle herhangi bir tanrı fikrine bilinçli ve kasıtlı biçimde karşı çıkıyor. Abbas, her türlü ortaklığın Salah’ın nereden geldiğiyle ilgili unsurlar yerine uluslararası bir ikon olarak kendine özgü kimliğine dayanması gerektiğinde ısrar ediyor.

Salah’ın 2015’te Roma ile kiralık sözleşme imzalamasından beri saha dışındaki işlerini resmen yöneten Abbas, oyuncunun kimliğinin başka güçler tarafından şekillendirilmesine izin vermek yerine onu kendisinin kontrol etmesini istiyordu. Abbas, ırk veya din etrafında yürütülen kampanyaların medyada yalnızca kısa süre yer kapladıktan sonra kaybolduğu sonucuna vardı. Giderek daha fazla kutuplaşan dünyada halkın ünlülere yalnızca iki biçimde bakma eğiliminde olduğunu düşünüyordu: sempati uyandıranlar ve yenilmez görünenler. Abbas’la aynı fikirde olan Salah, sempatiyi gerçekten zor durumda olanlara bırakmaya karar verdi.

Salah ve Abbas kendi halkla ilişkiler stratejilerini oluşturdu ve uzun süre uzmanlardan tavsiye almadı. İkili, eleştirmenlerin Salah’ın bazı konularda daha fazla konuşması gerektiğini söyleyeceğini kabul etti ancak futbolcu olarak gösterdiği performansların sözlerden daha güçlü olduğu konusunda anlaştı. Abbas, Salah’ın 44 gol attığı 2017-18 sezonunda Merseyside’daki İslamofobinin azaldığını öğrendiğinde özellikle memnun oldu. Salah, onun tavsiyesi üzerine bu dönemde inancı hakkında bir kez bile konuşmadı ancak zaman zaman İslam’daki secde hareketini yaparak gol sevinci yaşadı.

Din, Salah’ın kimliğinin bir parçası ancak Abbas bunun kendisine ilişkin izlenimleri tanımlamasını istemedi. Bir dergi, Salah’ın “Dünyanın en sevilen Müslümanı” olduğunu öne süren bir başlıkla röportaj ve fotoğraf çekimi teklif ettiğinde Abbas bu fikri reddetti. Daha önce de Manchester Arena saldırısının Birleşik Krallık’ta yaşayan Müslümanlar üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlayan bir yazıda Salah’a yer verilmesi için Abbas’a başvurulmuştu. İslamcı teröristler 22 kişiyi öldürmüş, binden fazla kişiyi yaralamıştı. Abbas, müvekkilinin bir aşırılık yanlısıyla aynı bağlamda yer almasını istemediğini söyledi.

Batılı yayınların Salah’ı kendi çeşitlilik hedeflerini desteklemek için kullanmaya çalışmasına da temkinli yaklaşıyordu. Müslümanlar Salah’tan ilham alıyorsa bunda sorun yoktu ancak Salah özellikle onlara hitap etmeye çalışmıyordu. Örneğin ailesinin Noel kutlamalarında çekilen fotoğrafları bazı Müslümanlar tarafından dine hakaret olarak görüldü. Salah’ın uyum sağlamak için gereğinden fazla çabaladığı ve Nil Deltası’ndaki mütevazı geçmişinden uzaklaştığı iddiasından İslam’ı tamamen bırakıp Hristiyanlığa geçtiği öne sürüsüne kadar çeşitli suçlamalar yöneltildi.

Salah, eleştirilere rağmen her yıl Cheshire’daki evinde ailesiyle Noel’i kutlamaya ve bu anları kamuoyuyla paylaşmaya devam etti. Bazı Müslümanlar bu davranışı kışkırtıcı buluyor ve inancını aktif biçimde ortaya koymasını istiyor. Ancak Salah, özellikle meseleler daha karmaşık olduğunda, kendisinden beklenen konularda nadiren tutum aldı.

Gazze çağrısı

Salah’ın 2023’te Gazze’deki kanın durması çağrısında bulunduğu video 200 milyon kez izlendi ancak İslam dünyasındaki bazı isimlere göre Salah yeterince hızlı konuşmamış ve yeterince kararlı bir dil kullanmamıştı. Salah ise kamuoyuna açıklamadan, yardım ulaştırmaya çalışan bir hayır kuruluşuna zaten önemli miktarda bağış yapmıştı.

Salah, Mısır’ın dünyadaki konumu ve ülkenin içindeki siyaset nedeniyle çoğu zaman dikkatli hareket etmek zorunda kalıyor. Ancak Instagram’daki spor salonu içerikleri de düşünüldüğünde, gücünü göstermenin bazen işe yaradığını birden fazla açıdan öğrenmiş durumda. Kendisini bir ilham kaynağı olarak görmeyi seviyor ve kendisinin bir zamanlar tozlu Nagrig köyünden çıktığında yaptığı gibi insanlardan hayallerinin peşinden gitmelerini istiyor. Ancak Salah ile Abbas’ın görüşlerinin ayrıldığı nokta burası: Avukat, bu mesajın Salah’ın başarılarını bir bakıma küçülttüğüne inanıyor. Bulunduğu yere yalnızca onun ulaşabilmesinin bir nedeni olduğunu ve bunun da açıkça onun eşsiz biri olmasından kaynaklandığını düşünüyor.

©2026 The Athletic Media Company. Her hakkı saklıdır. The New York Times Licensing Group tarafından dağıtılmıştır. Bu makalenin orijinali The Athletic’te yayımlanmıştır.