Deutsche Welle (DW) muhabiri Alican Uludağ hakkında "cumhurbaşkanına alenen hakaret," "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması bugün saat 14.30'da Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Uludağ duruşmaya SEGBİS üzerinden katıldı ve tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.
DW Türkçe'nin haberine göre Uludağ savunmasına "90 gündür ailemden ve Ankara'da işimden uzaktayım. Herkesten uzakta gizlenerek yargılanıyorum. Mahkeme huzurunda olamadan yargılama başlatıldı. Dilekçelerimin gereği yapılmadı. Bugün ekranla kendimi savunmak zorunda bırakıldım bu adil savunma hakkımın ihlalidir" sözleriyle başladı.
"Fethullahçıların yargıyı ele geçirmesinin başlangıcında bu meslekte günlerimiz oldu, o sırada haber yapabilen, zorlu şartlarda bu mesleği öğrenen bir gazeteciyim. O gün de bugün de tarihin doğru yerindeyim" diyen Uludağ, şöyle konuştu:
"Bağımsız gazeteci olarak gerçekleri yazmaya ve halkın haber alma hakkını savunmaya çalıştım. Çok kez tehdit edildim ama vicdanım rahat uyudum. Asla pişman olunacak bir gazetecilik yapmadım. Anayasada güvence altına alınan basın ve ifade özgürlüğünün engellenmemesi gerekir".
"Bir yargı muhabiri olarak yargıdaki operasyonları eleştirmişim, bunun neresi suç bilmek istiyorum"
Uludağ, "Gözaltına alındım ama tutuklanmayı hak edecek suç işlemedim. Tweetler dışında hiçbir eylemim yoktur. Savcı benim tweetlerimi toplamış ve aynı gün Adalet Bakanı daha koltuğuna yeni oturmuşken hakkımda soruşturma izni verdi. Tutuklanma gerekçem olan sosyal medya paylaşımlarımın tamamı 2025 tarihli ve hatta Ekim 2025 öncesine ait. Ancak savcı iddianamede nasıl hakaret etmişim onu yazmamış" ifadelerini kullandı.
Uludağ, "Ben bir yargı muhabiri olarak yargıdaki operasyonları sosyal medyada eleştirmişim, bunun neresi suç bilmek istiyorum" dedi ve beraatini "Suç işlemedim, gazetecilik yaptım. Hakaret etmedim, suç işlemedim, hakkımda beraat talep ediyorum" sözleriyle istedi.
Kaynak: Gazete Oksijen
