17 Temmuz 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 17.07.2026 18:27 | Son Güncelleme: 17.07.2026 18:42

Özgür Özel: Gözümüz kulağımız Yargıtay'da, her türlü hazırlığımızı yaptık

Özgür Özel, mutlak butlan davasında dosyanın adli tatile üç gün kala Yargıtay'a gönderilmesini değerlendirdi. Özel "Gözümüz, kulağımız pazartesi günü Yargıtay’da. Yargıtay ya bu tarihi hatadan dönecek ya da bu darbeyi görüşmeden sonbahara kadar bırakacak. Biz her türlü hazırlığımızı yaptık" dedi
Özgür Özel: Gözümüz kulağımız Yargıtay'da, her türlü hazırlığımızı yaptık
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Mutlak butlan davasında istinafın tedbir kararıyla genel başkanlık görevinden uzaklaştırılan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Kırıkkale'de esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Mutlak butlan davasında dosyanın 56 gün sonra Yargıtay'a gönderilmesini değerlendiren Özel, "Normalde bir hafta içinde yollaması lazım. Hadi bilemedin 10 günde yolla. 10, 20, 30, 40 gün değil. Adli tatilden bir gün önce yolluyor ki bu karar görüşülmesin, bu sonuç çıkmasın diye. Gözümüz, kulağımız pazartesi günü Yargıtay’da. Yargıtay ya bu tarihi hatadan dönecek ya da bu milletin iktidar umutlarına yapılmış olan bu darbeyi görüşmeden sonbahara kadar bırakacak. Asla umutsuzluğa kapılmayın. Biz her türlü hazırlığımızı yaptık. Kararlılığımız tamdır. Ya partimizi geri alacağız, yani bunun bir yolunu bulacağız ya da yeni bir yol açacağız" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Biz nasıl Kırıkkale’de yüzde 50 oy aldıysak, Ege’de toplam 9 ilin 9'unu kazandıysak, Kastamonu’yu kazandıysak, Kilis’i kazandıysak ve Türkiye’nin yüzde 65’ini kazandığımız doğru adaylarla, doğru çalışma yöntemiyle, gençlere güvenerek, kadınların önünü açarak, hep birlikte kapı kapı, sokak sokak çalışarak yüzde 65’ini aldık. 31 Mart günü, 47 yıl sonra kurulduğu gün gibi CHP'yi Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden beri ilk kez ikinci parti oldu.

Yolda gelirken, ‘Parti bu noktaya gelmiş ama şimdi başımıza gelene bak’ diye konuşuyoruz. Dedim ki Başkanıma, ‘Bu yüzden oluyor. CHP yenilgiye itiraz etmese, yüzde 25’lerde kalsa, gözünü 50 artı 1’e dikmese, yerel seçimleri silip süpürmese, yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı tüm anketlerde görülmese kimse bizimle uğraşmazdı. Yapılan iş, CHP'nin parti içi bir müdahalesi değildir. Yapılan müdahale, sarayla iktidarı bırakmak istemeyenlerle artık onlardan yorulmuş millet arasındadır. Bunun için bugün aldığı emekli maaşıyla geçinemeyip burada ‘Kurtar bizi’ diye bağıran emeklilerin, ki Türkiye’nin çalışana yakın emeklisi olan bir kentindeyiz, 70 bin çalışan var, 62 bin emeklisi var Kırıkkale’nin, ‘23 bin 500 lirayla bundan sonraki altı ayda geçinin’ diyorlar. Emekli, maaşı kiraya verse aç kalıyor, karnını doyursa sokakta kalıyor. Bu kentte asgari ücret 28 bin lira, açlık sınırının altında. Bu kentte yoksulluk sınırını geçmek için beş kişi bir araya gelse, beşi birleşse yoksulluk sınırını geçemiyor. Dördü ‘Ben yokum’ dese, maaşın öbürüne bağışlasa, yoksulluk sınırını geçemiyor."

Bu kenti var eden Cumhuriyet’in vizyonudur; buraya MKE’nin kurulmasıdır, TÜPRAŞ’ın kurulmasıdır. Bu kent, bu sene yapılan sanayi şehirlerine ilişkin planlamanın dışında bırakılmıştır. Oysa bu kent, üretimiyle, ihracatıyla 70’incidir. Bu kentin sanayii planlamasının dışında bırakılması kabul edilemez. Kırıkkale’nin durumu çok enteresan. Bu şehir devletine kepçeyle veren ama devletin maalesef çay kaşığıyla geri verdiği bir noktada. Yüzde 80 vergi ödeme oranı var burada. Türkiye’nin en iyi oranlarından biri. Ama 10 milyar liranın üzerinde vergi ödemiş, aldığı hizmet 625 milyon lira. Yani 15 kat vergi ödeyip, bir kat hizmet alıyor. Öyle şehirler var; ödediği verginin iki katı - üç katı hizmet alır. Bu şehir 15’te biri kadar alıyor. Onun için nasıl belediyede Kırıkkale’ye geldiysek, yapılmadık hizmetleri yaptıysak, borçları kapattıysak, yüzleri güldürdüysek, şehrin sorunlarını çözüp, yoksulun, orta direğin umudu haline geldiysek, Kırıkkale çok beklemeyecek. Yapılacak ilk genel seçimlerde Kırıkkale’den iki milletvekilini kesin çıkaracağız. Türkiye’de yüzde 60-70’le iktidar olacağız. Ben ‘Kırıkkale’den milletvekili çıkaracağız’ deyince inanmayanlar vardı. Siz inandınız, söz verdiniz, oldu. ‘Belediyeyi alacağız’ dedim. İnandınız, oldu. Şimdi ‘İki’ diyorum ‘Üç’ diyorsunuz. Üç milletvekiline söz veriyor musunuz? O zaman daha önce geldiğimizde hep bir önceki gelişimizdeki birbirimize sözümüzü tuttuğumuzu hatırlıyorsak bir gün yine geleceğim. O gün çok daha iyi imkanlarımız olabilir ama bak bu aracı unutmayın. Ben buraya iktidar partimizin Genel Başkanı olarak geleceğim ve bu açık kasanın üstüne bir daha çıkacağım.

Şimdi bu yürüyüşümüz, bu çıktığımız yol, bu emekliyi bir daha ezilmeyen, sömürülmeyen hale getirmek için. Bu iktidar geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Şimdi 1,5 asgari ücret desen kimse inanmaz. Daha beterini söyleyeyim, daha çarpıcısını söyleyeyim. Bakın bu köşede kuyumcu var. 2002 yılında en düşük emekli maaşını çeken emekli bu kuyumcuya geldiğinde 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 23 bin lira maaşı çekecek daha çekmedi. Yeni geçti, geçen ay 20 bin liraydı en düşük emekli maaşı. Geldi. Buradan altın alıyor mu? İki çeyrek altın alıyor. Sekiz çeyrek altından, iki çeyrek altına gerilemiş emekli maaşı. Bu iktidar gelmeden önce asgari ücret yedi çeyrek altın alıyordu bu dükkândan. Bugün asgari ücret iki çeyrek altın alıyor. Yani emekçinin emeği, üçte birine düşmüş karşılığını almakta. Emekli, dörtte birine düşmüş karşılığını almakta. Yıllarca çalışmış, elleri nasırlanmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş emeklilere dünya tarihinin en büyük vefasızlığını yapıyorlar. Buna engel olacağız. Bu işi tam tersine çevireceğiz.

"Tarımdaki bütün borçların faizlerini sileceğiz, anaparayı beş taksite böleceğiz"

Su yok, sulu tarım yok. Bu yüzden verim düşük. Ama bu kentin başka bir geliri de tarımda yok. Burası buğday üretecek, arpa üretecek ve bununla geçinecek. Bugün bütün masraflar doğruca tarif edildiğinde; buğdayın kilosunun maliyeti 21 lira. Ama 16 lira fiyat verdiler. Güya 16 lira fiyat verdiler, ama git satmaya ‘Proteini düşük’ diyorlar, hesap kitap yapıyorlar ve peşin para olunca 13,5 liradan, 14 liradan buğdayı alıyorlar. Doğru mu? ‘10 liraya verdim’ diyor. Bizim iktidar yürüyüşümüzü kesmeye çalışanlar, tarımda geçmişten birikmiş bütün borçların faizlerini tamamen sileceğimizi, anaparayı beş taksite böleceğimizi, çiftçilere ikinci bir şans için bir başlangıç yapacağımızı biliyorlar. Biz iktidarımızda hiçbir çiftçiyi tarım kredilerinin faiziyle uğraştırmayacağız. Büyük bir iş değil. Bunların her gün yandaşlara çizdiği faizlerin yanında, borçların yanında bu faiz hiçbir şey değil. Zaten almak mümkün değil. Alsan ipoteklidir, onun için söz veriyoruz. Tarımdaki bütün borçların faizlerini sileceğiz, anaparayı beş taksite böleceğiz.

"Eninde sonunda sandığa ulaşacağız"

Bundan sonra bizim yürüyüşümüzü kesmeye çalışanların, durdurmaya çalışanların esas derdinin emeklinin yeniden iki çeyrek altın yerine sekiz çeyrek altın alacağı günleri istemediklerini bilsinler. Emekçinin alın terinin sömürülmesine izin vermediğimiz için bu mücadelenin, bu yürüyüşün önü kesilmeye çalışılmaktadır. Biz, esnafa, esnafın birikmiş borçlarına, faizlerine af getireceğimiz için, onlara ‘ikinci bahar’ ‘ikinci şans’ kredileri vereceğimiz için, küçük esnafın bütün sıkıntılarını teker teker çözeceğimiz için, onların bundan sonra böyle bankalar karşısında ezilmesine izin vermediğimizi bildikleri için bu yürüyüşü kesmeye çalışıyorlar. O yüzden CHP'ye saldıran emeklinin, emekçinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, esnafın önümüzdeki dönemin umutlarına saldırmaktadır. Biz, eninde sonunda bu sorunları çözmek için sandığa ulaşacağız.

"Tam 57 gün dosyayı elinde tuttu"

2024’ün 31 Mart’ında, ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ derken Recep Tayyip Erdoğan, o gece İstanbul’u üçüncü kez kazanan ve ardından yaptığımız ön seçimde Cumhurbaşkanı Adayımız olan Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı ümidine, adaylığına darbe yapılmıştır. 21 Mayıs 2026’da partimize mutlak butlan atanarak, bugünkü iktidar tarafından bir sonraki iktidara, bugünkü iktidar tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin 103 yıllık yeniden bu milleti kurtarma umutlarına darbe yapılmıştır. Bugün 21 Mayıs darbesinden sonra, yani partinin önce adaysızlaştırıldığı, sonra kurumsuzlaştırıldığı ve lidersizleştirilmeye çalışıldığı 21 Mayıs darbesinden sonra hep birlikte sürdürdüğümüz mücadelede bugün ayın 17’si. Tam 57 gün geçti.

Normalde butlan kararı veren istinaf mahkemesinin bir hafta içinde kararı Yargıtay’a yollaması, bizim orada hakkımızı aramamız, Yargıtay’ın özellikle bu kimsenin kabul etmediği, ilk günden sonuç doğuran, Yargıtay’ı da yok sayan, hak aramayı da yok sayan, siyasi partiler düzenini de ortadan kaldıran bu tedbir kararını hızla görüşmesi gerekiyordu. Kararı alan Mahkemenin Başkanı, yukarıdan kendisine verilen talimatlara uygun olarak tam 57 gün dosyayı elinde tuttu. Tam 57 gün. Adli tatil pazartesi günü başlıyor. Bugün öğle saatlerinde dosyayı Yargıtay’a yolladı ki hakkımızı arayamayalım. Yargıtay dosyayı adli tatilden önce görüşemesin, bundan sonraki süreçte aslında bozulacağını bildiği, arkasında duramadığı, yukarıdan talimatla aldığı o kararı savunmadığını tarih önünde itiraf etti.

"Bir gün önce yolluyor ki karar görüşülmesin"

Bakın 40 gün sonra değil, normalde bir hafta içinde yollaması lazım. Hadi bilemedin 10 günde yolla. 10 gün değil, 20 gün değil, 30 gün değil, 40 gün değil. Adli tatilden bir gün önce yolluyor ki bu karar görüşülmesin, bu sonuç çıkmasın diye. Gözümüz, kulağımız pazartesi günü Yargıtay’da. Yargıtay ya bu tarihi hatadan dönecek ya da bu milletin iktidar umutlarına yapılmış olan bu darbeyi görüşmeden sonbahara kadar bırakacak. Asla umutsuzluğa kapılmayın. Biz her türlü hazırlığımızı yaptık. Kararlılığımız tamdır. Ya partimizi geri alacağız, yani bunun bir yolunu bulacağız ya da yeni bir yol açacağız.

Kırıkkaleliler, sizin için iktidara yürüyüşümüzü, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destekleyecek misiniz? Benimle birlikte yürüyecek misin? Bir yol bulacağız, buna inanıyor musunuz? Bulamazsak yenisini açacağım, o yolda yürüyecek miyiz? Size söz veriyorum. Ben ne emeklilerimizi ne emekçilerimizi ne esnafımızı ne çiftçimizi umutsuz bırakacağım. Kimseyi çaresiz bırakmayacağım. İki yanımda iki evladınız, pırlanta gibi dimdik duruyorlar. Onur Başkanımla birlikte Kırıkkale, Ahmet Başkanımla birlikte Kırıkkale, 81 ildeki onlar gibi pırlanta evlatlarımızla Türkiye yürüyecek. Diyoruz ki asla ve asla umutsuzluğa yer yok. Eninde sonunda biz bu işi bir şekilde milletten yana çözeceğiz. Halktan yana çözeceğiz. Korkmadan çözeceğiz. Tehditlere teslim olmadan çözeceğiz. Bize muhalefet teklif ediyorlar, bana diyorlar ki ‘Yaşın genç, daha 50. 30 sene o koltuktasın.’ Öyle 80 yaşına kadar muhalefet koltuğunda oturacağıma yarın sabah bırakır iktidar koltuğu için yola çıkarım. Bu yolculuğa inanıyor musun? Birlikte yürüyecek miyiz? Yolun açık olsun Kırıkkale. Yolunuz açık olsun Kırıkkaleliler. Yürüyelim arkadaşlar."

Kaynak: ANKA