09 Nisan 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 09.04.2026 07:49 | Son Güncelleme: 09.04.2026 10:39

Siyasetin yeni başlığı: Türkiye ara seçime gidecek mi? Kim ne dedi?

Özgür Özel’in 31 Mart’ta başlattığı ara seçim çıkışı, birkaç gün içinde Ankara’nın en sıcak başlıklarından birine dönüştü. CHP bu çağrıyı anayasal zorunluluk olarak sunarken, iktidar kapıyı kapattı; muhalefet ise seçim ihtiyacında buluşsa da ara seçim formülünde ayrıştı
Fotoğraf: CHP
Fotoğraf: CHP
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısıyla gündeme gelen ara seçim tartışması, Ankara’da yalnızca muhalefetin yeni siyasi hamlesi olarak değil, aynı zamanda Anayasa’nın ne dediği, Meclis’in hangi yetkiyi kullanacağı ve hükümetin sandık testine yanaşıp yanaşmayacağı sorularını da beraberinde getirdi.

Özel, TBMM’de boşalan milletvekillikleri nedeniyle ara seçimin artık kaçınılmaz hale geldiğini savunurken, iktidar bu çağrıya kapıyı kapatıyor. Muhalefet içinde ise ortak bir erken seçim rahatsızlığı bulunsa da, ara seçim formülüne verilen destek aynı düzeyde değil. Peki tartışma nasıl başladı, kim ne dedi, anayasa ne söylüyor?

Tartışma nasıl başladı?

CHP lideri Özgür Özel, ara seçim başlığını ilk kez 31 Mart 2026’da dillendirdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e yönelik operasyon sonrası CHP Genel Merkezi’nde yaptığı açıklamada, gazetecilere “Bir ara seçim sandığı kurulmalı. Bu karar alındığında çok iddialı bir hamlemiz olacak” dedi.

Bu çıkıştan hemen sonra konu iktidar tarafından da cevaplandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 1 Nisan 2026’da Özel’in ara seçim çağrısına yanıt vererek CHP’nin 'sahte rejim krizleri' çıkardığını söyledi.

Kim ne dedi?

2 Nisan’da Özel, Nefes’e yaptığı değerlendirmede iktidarın boş bulunan sekiz sandalye için ara seçime yanaşmaması halinde, sayı 30’a çıktığında bunun zorunlu hale geleceğini söyledi. Burada ilk kez, gerekirse 22 milletvekilinin istifasıyla boş sandalye sayısının 30’a tamamlanabileceği ihtimali açıkça tartışmaya girdi. Özel’in “Güveniyorsa gelsin seçimi yapalım” sözleri de bu aşamada ara seçim çağrısının siyasi meydan okuma tonunu belirginleştirdi.

Özel daha sonra bu söylemi 6 Nisan 2026’da DEM Parti ziyaretinin ardından belirgin biçimde sertleştirdi. Milletvekilliği düşürülen Can Atalay'ınki dahil Meclis'teki sekiz boş sandalyeye işaret eden Özel, ara seçime gidilmesinin zorunlu olduğunu savundu. “TBMM’nin bir an önce boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması zorunluluktur” ve “30 milletvekili olmadan ara seçim olmaz işi geçti, o ilk 30 aydaydı, şimdi ara seçim yapılması lazım” diyerek meseleyi daha açık bir anayasal zorunluluk iddiasına çevirdi.

İktidarın ilk tepkisi aynı gün geldi. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Özel’in çağrısına “Ara seçim falan yok” diyerek yanıt verdi ve CHP’yi belediyeleri yönetememekle suçladı.

DEM Parti cephesinde Tülay Hatimoğulları ise toplumdan erken seçime dönük güçlü bir talep gelmesi halinde bunun dikkate alınacağını söyledi.

6 Nisan akşamı Cumhurbaşkanı Erdoğan da tartışmaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Kabine toplantısı sonrası konuşan Erdoğan, “Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığını bilinmesini istiyorum” dedi. Aynı konuşmada muhalefetin bu başlığı “yapay gündem” olarak büyütmeye çalıştığını söyledi.

Tartışmaya İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da dahil oldu. Dervişoğlu, “Biz hemen şimdi seçime gidilmesini düşünüyoruz” diyerek seçim ihtiyacını kabul etti; ancak hemen ardından “ara seçim formülünün ayakları yere basmıyor” dedi. Dervişoğlu’na göre iktidarın Meclis’teki sayısal üstünlüğü nedeniyle bu plan reddedilecek ve sonuçsuz kalacaktı.

Yeniden Refah Partisi de ayrı bir çizgi tarif etti. Parti adına yapılan açıklamada, “ara seçime hayır, erken seçime evet” denildi. Bu tavır, CHP’nin formülüne destek vermekten çok, iktidarın doğrudan genel seçime zorlanması gerektiği düşüncesine işaret etti.

Özel ise ara seçimin Meclis’in görevi olduğunu, Erdoğan’ın “gündemimizde yok” diyerek buna kapıyı kapatamayacağını savundu. Bu yüzden mesele artık sadece “seçim olsun mu olmasın mı” sorusu değil; aynı zamanda Meclis’in anayasal yetkisi ile yürütmenin siyasi tavrı arasındaki gerilim olarak okunmaya başlandı.

CHP lideri, hafta boyunca 12 muhalefet partisiyle görüşme programı oluşturdu. Programda DEM Parti’nin ardından TİP, EMEP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi, Anahtar Parti, Zafer Partisi, Saadet Partisi ve SOL Parti yer alıyor. Bu temas trafiği, CHP’nin muhalefet blokları arasında ortak zemin arayışı olarak yorumlanıyor.

Özel'in ara seçim çağrısına şu ana kadar açık destek veren tek parti TİP oldu. TİP Genel Başkanı Erkan Baş, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada, mevcut boş milletvekillikleri için ara seçimin zorlanması gerektiğini söyledi.

Baş anayasa ve ilgili mevzuatı incelediklerini belirterek, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un tartışmaya yer bırakmadan bir tezkere ile Meclis'in ara seçim kararını hayata geçirmesini sağlaması gerektiğini söyledi. Baş aksi taktirde iktidarın bir kez daha "anayasal suç işlemiş olacağını" ve muhalefetin de bunu bir kez daha kayda geçirmek için harekete geçmek zorunda olduğunu söyledi.

Bir sonraki adım ne olacak?

Özel'in muhalefet turunu gelecek hafta pazartesi günü tamamlaması ve ardından da Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'tan randevu istemesi bekleniyor.

CHP kaynaklarının verdiği bilgiye göre Özel, bu görüşmede, anayasanın 78. maddesindeki "TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilir" hükmünü hatırlatarak sürecin başlatılmasını talep edecek. Özel'in ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin Can Atalay kararının uygulanması, "Siyasi Etik Yasası" hazırlanması, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporundaki demokratikleşme önerilerinin hayata geçirilmesi önerilerini de gündeme getirmesi bekleniyor.

BBC Türkçe'nin haberine göre siyasi kulislerde Numan Kurtulmuş'un ara seçim önerisine olumlu yanıt verme ihtimali düşük görülüyor.

Geçmişte nasıl uygulandı?

Özgür Özel’in, mevcut koşullarda ara seçim için Meclis’teki 600 sandalyenin yüzde 5’ine karşılık gelen 30 koltuğun boşalmasının gerekmediği yönündeki çıkışı, tartışmayı yalnızca siyasetin değil hukukun da gündemine taşıdı.

Bunun nedeni, önceki yasama dönemlerinde de milletvekilliklerinde boşalmalar yaşanmış olmasına rağmen, bu durumun otomatik biçimde ara seçim sonucunu doğurmamış olması. Nitekim bir önceki yasama dönemi olan 27. Dönem’de de çeşitli nedenlerle çok sayıda sandalye boşaldı; ancak Meclis aritmetiğinde zorunlu ara seçim eşiğinin oluşmadığı değerlendirmesi yapıldığı için sandık kurulmadı.

Türkiye’de milletvekilliği için yapılan son ara seçim ise 2003 yılında, Siirt’te gerçekleşti. Bu seçim, klasik anlamda bir ara seçimden çok, 3 Kasım 2002 genel seçimlerinin ardından ortaya çıkan olağanüstü siyasi ve hukuki koşulların sonucu olarak tarihe geçti.

Recep Tayyip Erdoğan, 1997’de Siirt’te okuduğu Ziya Gökalp şiiri nedeniyle aldığı mahkûmiyet kararı nedeniyle 3 Kasım 2002 seçimlerinde milletvekili adayı olamamıştı. Erdoğan’ın yarışamadığı seçimi AK Parti kazandı ve 18 Kasım 2002’de Abdullah Gül başbakanlığında 58. Hükümet kuruldu.

Daha sonra AK Parti ile CHP’nin uzlaşmasıyla yapılan anayasa değişikliği sonucu Erdoğan’ın siyasi yasağı kaldırıldı. Bu sırada Yüksek Seçim Kurulu da, Siirt’te bazı sandık kurullarının oluşturulmaması ve oy verme işlemlerindeki usulsüzlükler gerekçesiyle 3 Kasım seçimlerini iptal etti.

Bu iptal kararıyla birlikte, Siirt’ten milletvekili seçilen AK Parti’li Mervan Gül ve Resul Erener ile CHP’li Ekrem Bilek’in vekillikleri düştü. 9 Mart 2003’te yenilenen seçimde ise AK Parti, Siirt’teki üç milletvekilliğinin tamamını kazandı. Recep Tayyip Erdoğan da bu seçimle birlikte Meclis’e girdi.

Erdoğan, Abdullah Gül’ün görevden çekilmesinin ardından hükümeti kurmakla görevlendirildi ve 14 Mart 2003’te başbakanlık koltuğuna oturdu.

Anayasa ne diyor?

Ara seçime ilişkin düzenleme Anayasa'nın 78. Maddesi'nde yer alıyor. Sözkonusu madde ara seçimin koşullarını şöyle düzenliyor:

"TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilir. Ara seçim her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden 30 ay geçmedikçe, ara seçime gidilemez. Ancak boşalan üyeliklerin sayısı, üye tam sayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerin 3 ay içinde yapılmasına karar verilir.

Genel seçimlere 1 yıl kala, ara seçim yapılamaz.

Yukarıdaki yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin TBMM üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır."

Kaynak: Gazete Oksijen