12 Nisan 2024, Cuma
11.06.2021 04:30

İşin sırrı ‘nötr’ kalmasında

Köpeklerimizle konforlu bir ortak yaşam sürdürebilmek adına erken dönemde doğru sosyalleşmenin öneminden her fırsatta bahsediyorum. Tüm dünyayı ve yaşam düzenimizi pozitif bir algı ile tanıtıp doğru ilişkilendirmeler yaparak bunu sağlamamız mümkün. Ancak sosyalleşmenin bazı sınırları olması gerektiğine de değinmek gerekir. Her köpek çevresel uyaranlara karşı aynı toleransa sahip değildir. Kontrolsüz sosyalleşmenin yaratacağı bazı durumları yönetemeyen köpeklerin gösterdiği duygusal ve davranışsal tepkiler, onlara yarardan çok zarar getirebilir. Aylarca emek vermiş olduğunuz çalışmalar da bu gibi durumlara maruz kaldıkça boşa gider. Bu nedenle köpeklerimizin agresif ya da asosyal olmasını tercih etmediğimiz gibi çevresel uyaranlara karşı da pozitif yaklaşımı değil, tarafsız kalmasını hedeflemeliyiz.  Aynı sosyalleşme sürecine bire bir dahil olsalar bile her köpekten aynı davranış modelini bekleyemeyiz. Belirli davranışlara veya tepkilere genetik yatkınlığı olan köpekler vardır. Reaktivite eşikleri konuya ve ırka göre farklılık gösterir. Örnek olarak; bazı ırklar için yapılan genellemelerde “çok sosyal” denilirken, bazı ırklar için “fazla korumacı” gibi yakıştırmalar yapılır. Haliyle bu farklı gen aktarımına sahip köpeklerin dezavantaj olarak yorumlanabilecek olan reaktivite eşikleri de çevresel uyaranlar özelinde şekillendirilerek nötralize edilmeye çalışılmalıdır. Demem o ki; kontrolsüz sosyalliğin bir tarafı da aşırı tepkiselliği beraberinde getirir.