Gökbilimciler, geçen yıl Güneş’in yakınından geçen yıldızlararası kuyruklu yıldız 3I/ATLAS’ın sanılandan çok daha eski ve sıra dışı olabileceğini açıkladı. Nature’da yayımlanan yeni araştırmaya göre 3I/ATLAS’ın yaşı 12 milyar yıla kadar uzanıyor olabilir.
Bu tahmin doğruysa kuyruklu yıldız, yaklaşık 4,5 milyar yaşındaki Güneş Sistemi’nden neredeyse üç kat daha yaşlı. Evrenin yaşı yaklaşık 13,8 milyar yıl kabul edildiğinde, 3I/ATLAS evrenin erken dönemlerinde oluşmuş bir kozmik kalıntı olabilir.
Güneş Sistemi’nde görülen üçüncü yıldızlararası cisim
3I/ATLAS, insanlığın Güneş Sistemi’nde tespit ettiği üçüncü yıldızlararası ziyaretçi. Ondan önce 2017’de 1I/‘Oumuamua, 2019’da ise 2I/Borisov gözlemlenmişti.
2025’te keşfedilen 3I/ATLAS, olağan dışı parlaklığı sayesinde bilim insanlarına Güneş Sistemi dışından gelen bir cismin kimyasal yapısını incelemek için nadir bir fırsat sundu.
Araştırmacılar, James Webb Uzay Teleskobu ve Şili’deki Atacama Large Millimeter/submillimeter Array yani ALMA gözlemeviyle kuyruklu yıldızdan yayılan gazları analiz etti. Güneş’in ısısıyla buharlaşan buzlu iç yapısından çıkan gazlardaki kimyasal izotoplar, 3I/ATLAS’ın geçmişine dair önemli ipuçları verdi.
'Güneş Sistemi'nde gözlemlenen en eski cisim olabilir'
Araştırmanın başyazarı, NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden Martin Cordiner, AFP’ye yaptığı açıklamada 3I/ATLAS için “Belki de Güneş Sistemi’nde gözlemlenen en eski cisim” dedi.
Cordiner, yine de kuyruklu yıldızın olağan dışı kimyasal bileşimini açıklayabilecek bazı uç senaryoların da bulunabileceğini belirtti. Yani 12 milyar yıllık yaş tahmini güçlü bir olasılık olarak değerlendirilse de bilim insanları verileri farklı ihtimallere karşı sınamaya devam ediyor.
Güneş Sistemi’ndeki hiçbir cisme benzemiyor
Nature’da yayımlanan çalışmaya göre 3I/ATLAS’ın kimyasal bileşimi, Güneş Sistemi’nde bilinen cisimlerden farklı. Kuyruklu yıldızda, Güneş Sistemi’ndeki kuyruklu yıldızlara kıyasla yaklaşık 10 kat daha fazla döteryum tespit edildi.
Döteryum, hidrojenin ağır bir izotopu. Bir proton ve bir nötrona sahip olan bu izotop, genellikle çok soğuk ortamlarda daha yüksek oranlarda bulunuyor. Bu nedenle 3I/ATLAS’taki yüksek döteryum miktarı, kuyruklu yıldızın son derece soğuk bir bölgede oluştuğuna işaret ediyor.
Cordiner, “Ağır suyun bu kadar yüksek oranda bulunması, astro-kimya anlayışımıza göre ancak çok soğuk bir ortamda gerçekleşebilir” dedi.
Eksi 243 derecelik bir ortamda oluşmuş olabilir
Araştırmaya göre 3I/ATLAS, eksi 243 derece civarında bir ortamda oluşmuş olabilir. Bu da onu Güneş Sistemi’nde bugüne kadar görülen en soğuk kökenli cisimlerden biri haline getiriyor.
Bilim insanları, bu bulgunun yalnızca 3I/ATLAS’ın geçmişini değil, genel olarak kuyruklu yıldızlara dair bilgilerimizi de değiştirebileceğini söylüyor. Çünkü Güneş Sistemi’nde yüzyıllardır incelenen kuyruklu yıldızlar, evrendeki kuyruklu yıldızların tipik örnekleri olmayabilir.
Bazı astronomlara göre asıl sıra dışı olan 3I/ATLAS değil, bizim Güneş Sistemimiz olabilir.
Galakside milyarlarca yıl başıboş dolaştı
3I/ATLAS’ın Samanyolu’nun tam olarak neresinden geldiği bilinmiyor. Ancak yıldızlararası cisimlerin, kendi sistemlerinde gezegen oluşumu sırasında yaşanan şiddetli süreçlerle dışarı fırlatıldığı düşünülüyor.
Cordiner’e göre 3I/ATLAS, herhangi bir yıldıza bağlı olmadan milyarlarca yıl boyunca galaksi içinde “hayal edilemeyecek kadar geniş yörüngelerde” dolaşmış olabilir.
Araştırmacılar ayrıca kuyruklu yıldızda kimyasal zenginleşmenin beklenenden az olduğunu belirledi. Bu durum, 3I/ATLAS’ın yıldızların doğduğu bölgelere görece yakın bir yerde oluşmuş olabileceğine işaret ediyor.
Cordiner, cismin yaklaşık 10 milyar yıl önce yıldız oluşumunun çok yoğun olduğu “kozmik öğle” döneminden kalma bir kalıntı olabileceğini söyledi.
Uzaylı aracı iddiası NASA tarafından reddedildi
3I/ATLAS’ın keşfi, tıpkı daha önce ‘Oumuamua’da olduğu gibi, bazı spekülasyonları da beraberinde getirdi. Harvard Üniversitesi’nden Avi Loeb, cismin bir uzay aracı olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Ancak NASA bu olasılığı reddetti. Dünya dışı zeka araştırmalarıyla bilinen SETI Enstitüsü de geçen ay yaptığı açıklamada kuyruklu yıldızda “dünya dışı teknolojiye dair hiçbir kanıt” bulunmadığını bildirdi.
Gözlem için zaman daralıyor
3I/ATLAS artık Güneş Sistemi’nden uzaklaşıyor ve bir daha geri dönmeyecek. Bu nedenle bilim insanlarının gelecekte yapabileceği gözlemler giderek zorlaşacak.
Uluslararası Astronomi Birliği’nin Küçük Gezegen Merkezi’nde cismin tanımlanmasına katkı veren gökbilimci Peter Vereš, araştırmayı “heyecan verici” olarak nitelendirdi. Vereš, kuyruklu yıldızın artık Güneş Sistemi’nden ayrıldığını ve gelecekteki gözlemlerin giderek zorlaşacağını söyledi.
Yeni gözlemevleri daha fazlasını bulabilir
Gökbilimciler, önümüzdeki yıllarda çok daha fazla yıldızlararası cisim keşfedilmesini bekliyor. Şili’deki Vera C. Rubin Gözlemevi’nin başlattığı 10 yıllık gökyüzü taraması, bu alanda yeni keşiflerin önünü açabilir.
Edinburgh Üniversitesi’nden gökbilimci ve çalışmanın ortak yazarlarından Cyrielle Opitom, Rubin Gözlemevi sayesinde daha fazla yıldızlararası ziyaretçi bulunabileceğini belirterek “Umarız onlar da 3I/ATLAS kadar heyecan verici olur” dedi.
Cordiner ise bu alan için “Bu yalnızca heyecan verici yeni bir alanın başlangıcı. Bu cisimler ve onların galaksimiz hakkında bize söyleyebilecekleri konusunda öğrenecek çok şeyimiz var” değerlendirmesini yaptı.
Kaynak: Gazete Oksijen




