Kübalı göçmen ailelerin çocukları Marco Rubio ve David Rivera, Miami'nin zorlu ve rekabetçi siyaset sahnesindeki kariyer basamaklarını birlikte inşa etti.
Washington Post'un haberine göre ikili 1990'lı yıllarda siyasi kampanyalarda gönüllü olarak görev yaparken tanıştı ve yerel siyasetteki yükselişlerini yıllarca omuz omuza sürdürdü. Eyalet meclisinde yasama görevine başladıkları ilk yıllarda başkent Tallahassee'de aynı evi paylaşan siyasetçiler, bu dönemde Rubio'nun Florida Temsilciler Meclisi Başkanlığı'na uzanan sürecini bizzat koordine etti.
İkili, ilerleyen süreçte her ikisini de ABD Kongresi'ne taşıyan başarılı seçim kampanyalarının temellerini de yine birlikte attı.
Bugün, bu iki eski dost muhtemelen çok farklı bir ortamda, federal bir mahkeme salonunda yeniden karşı karşıya gelecek. Şu anda Dışişleri Bakanı olan Rubio'nun, Venezuela'nın sosyalist hükümeti için kayıt dışı yabancı ajan olarak hizmet etmekle suçlanan bir zamanki sırdaşına karşı tanık olarak ifade vermesi bekleniyor.
Bu olağanüstü gelişme, kırk yılı aşkın bir süredir ilk kez görevdeki bir Kabine üyesinin bir ceza davasında ifade vermesi olarak tarihe geçecek. ABD'li yetkililer Capitol Hill'deki (Kongre) oturumlara düzenli olarak katılsalar da, federal bir jüri önünde tanık olarak ifade vermelerinin çok az emsali bulunuyor.
Venezuela ajanlığı ve kara para konusu
Rubio’nun bu kara para aklama davasındaki rolü, eyalet veya federal yetkililer tarafından iki kez soruşturulan, skandallara karışmış eski bir kongre üyesi olan Rivera ile uzun süredir devam eden bağlarını mercek altına alıyor. Bu ilişki, uzun zamandır Rubio için siyasi bir dezavantaj olarak görülüyor ve 2028'de başkanlığa aday olması halinde yeniden bir sorun olarak karşısına çıkabilir.
Federal savcılar, Rivera'nın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro için gizlice çalışarak birinci Trump yönetiminin bu Güney Amerika ülkesine yönelik tutumunu yumuşatması için lobi faaliyeti yürüttüğünü iddia ediyor. Eski kongre üyesi; komplo kurmak, yabancı bir ajan olarak kaydolmamak, kara para aklamak ve vergi kaçakçılığı gibi suçlamalarla karşı karşıya; Rivera ise bu suçlamaları reddederek suçsuz olduğunu savundu.
Dava, Rivera'nın Venezuela'nın devlete ait petrol şirketinin ABD'deki yan kuruluşuyla yaptığı danışmanlık sözleşmesiyle ilgili olduğundan, Rubio'nun Başkan Trump'ın en üst düzey dış politika elçisi olarak yakından dahil olduğu konulara da değinecek. Ocak ayında, Rivera'ya yönelik suçlamaların yöneltilmesinden yıllar sonra yönetim, Maduro'yu yakaladı ve narko-terörizm suçlamalarıyla yargılanmak üzere New York'a getirdi.
'Burada olmaktansa Hürmüz Boğazı'nda olmayı tercih ederdi'
ABD çeşitli uluslararası çatışmaların içine çekilmişken, Rubio'nun geçmişteki ilişkilerini detaylandırmak için saatlerini harcayacak olması, Dışişleri Bakanı için rahatsız edici bir durum yaratabilir.
Rivera'nın savunma avukatı Edward Shohat, Trump'ın İran ile savaşı sırasında önemli bir enerji darboğazı haline gelen İran yakınlarındaki su yolu olan Hürmüz Boğazı'na atıfta bulunarak, "Eminim burada olmaktansa Hürmüz Boğazı'nda olmayı tercih ederdi" dedi.
60 yaşındaki Rivera, 54 yaşındaki Rubio'nun bir hukuk fakültesi mezunundan Capitol Hill'e yükselmesine yardımcı olmada etkili bir isimdi. Otuz yıl önce, Rubio'ya siyasetteki ilk işlerinden birini, Bob Dole'un 1996 başkanlık kampanyasında çalışmasını sağlayarak vermişti.
Paralel yükselişlerine devam ederlerken Rivera, daha sonra Rubio'nun 34 yaşında Florida Temsilciler Meclisi Başkanı olmasına yardımcı olan stratejiyi de hazırladı. İkili o kadar yakınlaştı ki, aktarılanlara göre Rivera, Rubio'nun dört çocuğunun her birinin doğumunda bile yanındaydı.
2010'dan sonra ayrılan yollar
2010'da Washington'a ulaştıklarında yolları ayrıldı; Rivera yeniden seçilemedi, sonraki iki kampanyayı kaybetti ve Federal Seçim Komisyonu'nun kampanya finansmanı soruşturmasıyla karşı karşıya kaldı. Rubio 2016'da başkanlığa aday olduğunda, kampanyası, Rivera'nın erken dönemdeki bir Cumhuriyetçi Parti (GOP) tartışma programında boy göstermesiyle hiçbir ilgileri olmadığını açıkladı.
Güney Florida'daki Cumhuriyetçi siyasi danışman Gabriel Groisman, Rubio'yu "dürüst bir aracı" olarak nitelendirdi ve davadaki ifadesinin bu itibarı hiçbir şekilde etkilemeyeceğini söyledi. Miami-Dade İlçesi'ne bağlı bir yerleşim yeri olan Bal Harbour'un eski belediye başkanı Groisman, "Marco Rubio, kamu görevindeki uzun süresi boyunca kusursuz bir itibara sahip oldu. Onu tanıyan bizler için, bu davada tanık olarak ifade veriyor olması sadece bundan ibarettir" dedi.
WhatsApp yazışmalarında 'Küçük Kübalı' detayı
Yine de Pazartesi günü Rivera'nın davasındaki açılış konuşmaları sırasında, davanın her iki tarafındaki avukatlar Rubio'nun adını defalarca andılar.
Federal savcı Roger Cruz, Rubio'yu, Rivera'nın Maduro gibi yabancı hükümet liderlerine sunabileceği şeylerin anahtarı olarak resmetmeye çalıştı. Cruz, Rivera ve şirketinin "O zamanki ABD Senatörü Marco Rubio gibi, on yıllarını ilişkiler kurarak geçirdikleri ABD'li siyasetçilere erişim imkanı sunduklarını" söyledi.
Bu durum özellikle ikilinin Küba kökenli Amerikalı geçmişini paylaşması nedeniyle doğruydu: Savcı, "Genç yaşta iyi anlaşmışlardı" ifadelerini kullandı.
Savcı, iddiaların merkezinde yer alan bir WhatsApp sohbetinde Rivera ve diğer katılımcıların Rubio'dan ya "Küçük Kübalı" anlamına gelen "el Cubanito" ya da saç boyası markasına ve Rubio'nun adının İspanyolca'ya çevrildiğindeki sarı saç rengine atıfta bulunarak "Miss Clairol" olarak bahsettiklerini söyledi.
Kaynak: Gazete Oksijen






