Havalimanlarında ve kritik altyapı tesislerinde giderek artan insansız hava aracı ihlalleri, Avrupa'da ciddi bir güvenlik sorununun simgesine dönüşüyor. Almanya'dan bir teknoloji şirketi, bu soruna alışılmışın dışında bir çözüm önerdi: Düşman dronları tahrip etmek yerine havada ağla yakalayan bir insansız hava aracı. Sistem, yalnızca tehdidi etkisiz hale getirmekle kalmıyor; ele geçirilen aracın arkasındaki operatörün tespitine de olanak tanıyor.
Euronews'in haberine göre Hamburg yakınlarında gerçekleştirilen özel bir gösteride sahaya çıkan sistem, Alman şirketi Argus Interception ile Amerikalı radar üreticisi Echodyne'ın ortak geliştirdiği bir ürün. A1-Falke adı verilen önleme dronu, hedef aracı tahrip etmek yerine üzerine ağ fırlatarak yere sağlam biçimde indirmeyi amaçlıyor. Böylece hem çevredeki kişi ve mülklere zarar verilmesinin önüne geçiliyor hem de ele geçirilen dron bütün hâliyle soruşturmacılara teslim edilebiliyor. Başarı şansını artırmak için dron iki ayrı ağ yükü taşıyor; ilk atışın ıskalanması hâlinde operatörlere ikinci bir fırsat sunuluyor.
Sistemin işleyişinde iki şirket birbirini tamamlayan roller üstleniyor. Echodyne'ın geliştirdiği radarlar hava sahasını izleyerek şüpheli araçları tespit ediyor. Uzun menzilli EchoShield ile kısa menzilli EchoGuard radarları, hedefi yüksek hassasiyetle takip ederek verileri komuta ve kontrol merkezine aktarıyor. Hedefin konumu belirlendikten sonra A1-Falke devreye giriyor. Dronun üzerinde bulunan EchoFlight adlı radar ise havadan havaya takip işlevini üstleniyor. Yapay zeka operasyonu desteklese de nihai kararlar insan kontrolünde kalıyor.
dron vurmanın mümkün olmadığı durumlarda kullanılacak
Argus Interception'ın kurucu ortağı Sven Steingräber, sistemin özellikle dronların vurulmasının mümkün olmadığı durumlara yönelik tasarlandığını vurguluyor. Havalimanları, kritik altyapı tesisleri ve yoğun nüfuslu kentsel alanlar bu kapsamın başında geliyor. Steingräber, "dron'u yakalayıp istediğimiz yere taşıyabiliyoruz; bu sayede hem kişilere zarar vermekten hem de mülk hasarından kaçınıyoruz" diyor. Şirketin kurucu ortağı, birçok insanın hassas bölgeler üzerinde uçan dronların potansiyel tehlikesini hâlâ küçümsediğine dikkat çekiyor. "Modern savaşlar çoğu zaman ilk kurşunla değil, istihbarat toplamakla başlar" diyen Steingräber, bir dron'un bugün kaydettiği operasyonel verilerin ilerleyen aşamalarda ağır sonuçlara yol açabileceğinin altını çiziyor.
Avrupa'da dron gerginliği artıyor
Almanya'da kritik altyapı, havalimanları ve askeri tesisler üzerindeki dron bildirimleri, Rusya-Ukrayna savaşından bu yana belirgin biçimde artış gösteriyor. Nitekim bu hafta sonu, Münih Havalimanı'nda şüpheli bir dron görüntüsü nedeniyle yaklaşık 26 uçuş yeniden yönlendirilmek zorunda kalındı. Almanya'nın hava seyrüsefer hizmetleri kuruluşu Deutsche Flugsicherung'un verilerine göre yalnızca bu yılın ilk çeyreğinde 37 dron bildirimi kayıt altına alındı.
Almanya, geçen yıl Havacılık Güvenliği Kanunu'nda yaptığı değişiklikle orduya, eyalet makamlarının talebi ve mevcut sivil kaynakların yetersiz kalması hâlinde dron olaylarına müdahale yetkisi tanıdı. Ancak sektörün bazı temsilcileri mevcut çerçevenin yetersiz kaldığını öne sürerek kritik altyapı operatörlerine karşı-dron sistemlerini doğrudan kullanabilme yetkisi verilmesini talep ediyor. Ağ tabanlı önleme sistemi bu tartışmada önemli bir örnek olarak öne çıkıyor: Canlı mühimmat içermediği ve silah olarak sınıflandırılmadığı için operatörler bu sistemi bizzat kullanabilir, ele geçirilen dronyi incelemeye sunabilir.
Kaynak: Gazete Oksijen

