05 Ekim 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 05.10.2026 10:31 | Son Güncelleme: 05.10.2026 11:16

BBVA Research: Türk bankacılığında kredi büyümesi ivme kaybediyor

BBVA Research, Eylül 2026 dönemine yönelik "Bankacılık Sektörü Görünümü" raporunu paylaştı. Raporda Türkiye bankacılık sektöründe kredi büyümesinin makroihtiyati kısıtlamaların sektörün temel belirleyicisi olmaya devam etmesiyle ivme kaybetmeye devam ettiği vurgulandı
BBVA Research: Türk bankacılığında kredi büyümesi ivme kaybediyor

BBVA Research, Eylül 2026 dönemine ilişkin "Bankacılık Sektörü Görünümü" raporunu yayımladı.

Kıdemli Ekonomist Deniz Ergun'un imzasını taşıyan raporda Türkiye bankacılık sektöründe kredi büyümesinin makroihtiyati kısıtlamaların sektörün temel belirleyicisi olmaya devam etmesiyle ivme kaybetmeyi sürdürdüğü ifade edildi.

Raporda, kurumun 2026 yılı özkaynak kârlılığının (ROE) yaklaşık yüzde 25 seviyesinde olmasını beklemeye devam ettiği vurgulandı. Risklerin aşağı yönlü olduğunun altı çizildi. "Türk lirası (TL) cinsi fonlama maliyetlerindeki daha fazla düşüş marjları destekleyecek olsa da daha yavaş kredi büyümesi ve artan maliyetler ROE'deki toparlanmayı sınırlayabilir" ifadelerine yer verilen raporda kamu bankalarının özel bankalara kıyasla daha güçlü bir kredi eğilimi sürdürdüğü belirtildi.

Kamu ve özel bankalar, tüm alt segmentlerde farklılaşmaya devam ediyor

Aradaki farkın eylül ayında daha da belirginleştiği aktarılırken segmentler açısından bakıldığında kamu ve özel bankaların tüm alt segmentlerde farklılaşmaya devam ettiği bildirildi.

Rapor bir ana senaryoya dikkat çekerken bu senaryoya göre kredi büyüme sınırı çerçevesinin 2027 boyunca yürürlükte kalması, buna sübvansiyonlu kredi paketlerinin ve özellikle ticari segmentte kredi büyüme sınırlarında yapılabilecek ilave düzenlemelerin eşlik etmesi bekleniyor.

Bankacılık sektör genelinde dolarizasyonun düşük seviyelerde kalmaya devam ettiği vurgulanırken kamu bankalarında bu oranın yüzde 35'in altına gerilediği hatırlatılıyor. Raporda dezenflasyon sürecinin ana çıpasının para birimi olmaya devam ettiği, TL talebini ve nihayetinde kur istikrarını destekleyen önemli bir tampon olarak TL mevduat kurallarının ve yüksek reel faizlerin uygulanmaya devam etmesinin beklendiği belirtiliyor.

Raporda şu ifadelere de yer veriliyor:

"Kârlılık baskı altında kalmaya devam etse de bozulmanın hızı yavaşladı. Mevduat bankalarının net kârı temmuz ayında daralmasının ardından ağustosta aylık bazda yüzde 18 arttı, kümülatif ROE ise yüzde 23'e geriledi. Net faiz gelirinin katkısı özel bankalarda iyileşmeye devam ederken alım satım kazançları sektör kârlılığı üzerinde baskı oluşturuyor. Aktif kalitesi, tüketici kredilerinin öncülüğünde kademeli olarak bozuluyor. Genel takipteki kredi (NPL) oranı hala tarihsel olarak düşük seviyelerde olsa da özellikle genel amaçlı kredilerdeki (GPL) oran dikkatli olunmasını gerektiriyor. Hanehalkı bilançoları üzerindeki baskı ve yakın dönemde yatırım fonlarıyla bağlantılı zararların yukarı yönlü ek risk oluşturmasıyla, NPL oranı ve risk maliyetinin önümüzdeki aylarda yükseliş eğilimini sürdürmesini bekliyoruz".

Kaynak: Gazete Oksijen