16 Temmuz 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 16.07.2026 14:18 | Son Güncelleme: 16.07.2026 16:20

Dışişleri Bakanı Fidan: Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'e taşınmasını istemiyoruz

Dışişleri Bakanı Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'e taşınmasını istemediklerini belirterek, "Limanların, tankerlerin ve balıkçı teknelerinin hedef alınması, sivillerin hayatlarının riske atılması mazur görülecek bir husus değildir." dedi
Dışişleri Bakanı Fidan: Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'e taşınmasını istemiyoruz
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Savaşın başından beri dikkati çekilen "çatışmanın yayılması riski"nin halen ciddi bir tehdit olduğunu ifade eden Fidan, çeşitli şekilde gerilimin tırmandığının görüldüğünü aktardı.

Fidan, Karadeniz’in güvenliğini tehlikeye atan gelişmelerin bu endişeleri daha da artırdığını kaydederek, "(Rusya-Ukrayna) Savaşın Karadeniz'e taşınmasını istemiyoruz." ifadesini kullandı.

Karadeniz’de huzurun korunmasının şart olduğunu vurgulayan Fidan, "(Karadeniz'de) Limanların, tankerlerin ve balıkçı teknelerinin hedef alınması, sivillerin hayatlarının riske atılması mazur görülecek bir husus değildir." dedi. Bakan Fidan, bu açıdan tüm tarafların sağduyulu ve sorumlu davranması gerektiğinin altını çizdi.

Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki kısır döngüden nasıl çıkılabileceğiyle ilgili yeni stratejik arayışlar içerisinde olduklarına işaret eden Fidan, yeni fikirler olduğunu ve taraflarla ve arabulucularla görüşmelerinde onların masaya yatırıldığını belirtti.

“Türkiye müzakerelerinin sürmesinin çok faydalı olacağına inanıyorum”

Bakan Fidan, "Geçtiğimiz yıl özellikle artık görünür hale gelmiş İstanbul Görüşmeleri ile yürütülen Türkiye müzakerelerinin aynı şekilde devam etmesinin ben çok faydalı olacağına inanıyorum." diye konuştu.

İstanbul formatına bakıldığında tarafların çeşitli branşlarda yetkililerin bir araya gelerek gerçekten hem kendi içlerinde hem de kendi aralarında bir şeffaflık sağladığını aktaran Fidan, direkt müzakerelerin olduğunu ve çok güzel görüşmeler gerçekleştiğini söyledi.

Fidan, aynı türden görüşmelerin kesintisiz şekilde devam etmesinin önemli olduğunun altını çizerek, "Savaşın devam ediyor olması aslında görüşmelerin bu formatta devam etmeyeceği manasına gelmez." ifadesini kullandı.

İstanbul Görüşmeleri'nden sonra ABD'li müzakerecilerin devreye girdiğine ve onların daha nihai ve sonuç alıcı ne yapılabilir diye uğraştıklarına değinen Fidan, "Bugün itibarıyla maalesef halihazırda savaş devam ediyor ve gittikçe tırmanma riski var." değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye, deniz unsurlarına liderlik yapmayı kabul etti”

Fidan, Rusya ile Ukrayna arasındaki olası bir barış anlaşmasının en önemli ayaklarından birinin Ukrayna'ya yönelik güvenlik garantileri olduğuna dikkati çekerek, bu garantilerin verilecek kara, deniz ve hava unsurlarını içerdiğini kaydetti.

Bu bağlamda Türkiye'nin katkısına ilişkin Fidan, "Türkiye, deniz unsurlarına liderlik yapmayı kabul etti, müttefiklerimizle de bu konuda anlayış birliği içerisindeyiz. Bu konudaki planlama çalışmaları ilgili müttefik ülke deniz kuvvetleri tarafından da yapılmakta." ifadesini kullandı.

Fidan, mevkidaşıyla, devam eden savaşı ve barış çabalarını konuştuklarını aktardı.

"Savaşın getirdiği yıkımı ve etkileri görürken diğer yandan da Ukrayna halkının sergilediği dirayet ve dayanışmayı takdirle gözlemliyoruz." diyen Fidan, yaşanan bu acıların bir an önce son bulmasının millet olarak en büyük temennileri olduğunu, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve egemenliğine yönelik desteği bir kez daha teyit etmek istediğini belirtti.

Fidan, görüşmelerde savaşı sona erdirmeye yönelik çabaları kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını, son dönemdeki gelişmelerin kaygı verici olduğunu dile getirdi.

Diplomatik çabalarda durgunluk yaşandığını, çatışmaların daha da şiddetlendiğini gördüklerine işaret eden Fidan, son dönemde sivil altyapıya ve yerleşim yerlerine yönelik artan saldırılardan endişe duyduklarının altını çizdi.

Fidan, süratle müzakere masasına dönülmesi ve diplomatik çözüm arayışlarının kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inandıklarını ifade etti.

Bugünkü görüşmelerinin kısa süre önce ev sahipliğini yaptıkları NATO Ankara Zirvesi'ni hemen ardından gerçekleşmesi bakımından da ayrı bir anlam taşıdığını belirten Fidan, şöyle devam etti:

“NATO Zirvesi'nde müttefikler olarak Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesine yönelik güçlü mesajlar verildi. Türkiye, savaşın ilk gününden beri Ukrayna'ya hem siyasi hem de askeri destek vermektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın NATO liderler oturumunda belirttiği üzere, Türkiye olarak Ukrayna için önceliklendirilmiş ihtiyaçlar listesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Zirveyi müteakiben bu hafta başında Paris'te düzenlenen Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi'ne Sayın Cumhurbaşkanımızı temsilen katıldım. Burada da Ukrayna'ya desteğimizin farklı veçhelerini muhataplarımızla ele alma imkanımız oldu.”

Fidan, Türkiye'nin savaşın başından bu yana iki tarafla da doğrudan temaslarını sürdürdüğünü hatırlatarak, haziranda Moskova'ya gerçekleştirdiği ziyarette savaşın mümkün olan en kısa sürede ve barışçıl yollardan sonlandırılmasına yönelik telkinlerini bir kez daha ilettiklerini söyledi.

"Önümüzdeki dönemde müzakerelere tekrar ev sahipliği yapmak da dahil olmak üzere doğrudan diplomatik çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz." diyen Fidan, Ukrayna'yla ikili ilişkilerin her geçen gün daha da derinleştiğini, Türk şirketlerinin devam eden savaşa rağmen Ukrayna'daki faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getirdi.
Fidan, Türk şirketlerinin yeniden imar başta olmak üzere Ukrayna'nın toparlanma ve ekonomik gelişim süreçlerine savaş sonrası dönemde de katkı sağlayacağından emin olduklarını aktardı.

Ukrayna ile Türkiye arasında 2022'de imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın ziyaretinden bir gün önce Ukrayna Parlamentosunda onaylanmasını ve anlaşmanın yürürlüğe girmesini büyük memnuniyetle karşıladıklarını belirten Fidan, emeklerinden dolayı meslektaşına teşekkür etti.

Fidan, bu anlaşmayla var olan dinamik ticaret işbirliğinin çok daha ileriye taşınacağını, savaş sonrası dönemde Türkiye-Ukrayna ekonomik ilişkilerinin stratejik bir seviyeye yükseleceğini, sadece iki ülke arasında değil bağlantısallık imkanları da kullanarak bölge için ve bölge dışındaki diğer ticaret ortakları için de büyük fırsat sunacağına inandığını söyledi.

Ukrayna'nın büyük tarım arazilerine ve sanayi alanına sahip bir ülke olduğuna işaret eden Fidan, Türkiye'nin de benzer kabiliyetleri, yetenekleri ve imkanları olduğunu vurguladı.

Fidan, 2025 itibarıyla savaş şartlarına rağmen iki ülke arasında 6,6 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin savaştan sonra Serbest Ticaret Anlaşması'nın da etkisiyle çok daha yükseklere çıkacağına inandığını ifade etti.

Enerji ve ulaştırma alanlarında işbirliğini ilerletmeye büyük önem verdiklerinin altını çizen Fidan, Ukrayna'nın enerji güvenliğine ve mal tedarikine katkıda bulunmanın en güvenilir ve en etkin yolunun Türkiye'nin gelişmiş altyapısından yararlanmak olduğuna inandıklarını belirtti.

Fidan, iki ülke ilişkilerinde Kırım Tatarlarının müstesna bir yere sahip olduğunu vurgulayarak "Kırım'ın yasa dışı ilhakı konusunda en başından beri ilkeli tutumumuzu muhafaza ediyor, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu vesileyle Türkiye'nin her daim Kırım Tatar soydaşlarımızın arkasında olacağını bir kez daha vurgulamak isterim." dedi.

Mevkidaşıyla Orta Doğu'daki gelişmeleri de görüştüklerini aktaran Fidan, Suriye dahil olmak üzere Körfez'e giden ticari yollara Ukrayna'nın katılımı ve yeni bağlantısallıkta bu imkanları hep birlikte nasıl kullanabileceğini de değerlendirdiklerini anlattı.

Fidan, Türkiye'nin Ukrayna'da uluslararası hukuk temelinde adil ve sürdürülebilir barışın sağlanması için öncü ve etkin çabalarını bundan sonra da sebatla sürdüreceğini vurguladı.

“Savaşın kazananı olmaz, barışın da kaybedeni olmaz”

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesi konusuna "Savaşın kazananı olmaz, barışın da kaybedeni olmaz." ilkesiyle yaklaştığını belirtti.

Fidan, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün teyit altında ve Ukrayna'nın haklı bir direniş içerisinde olmasının savaşı başka bir boyuta taşıdığını ifade ederek "21. Yüzyılda Avrupa'da beş yıl konvansiyonel bir savaşın, giderek daha yıkıcı bir şekilde devam etmesinin hiçbir izahı yok. Giderek daha büyük yaygınlaşma riski de gösteren bir savaş. Hem coğrafi olarak hem yeni hedefleri içeren maalesef altyapılara doğru yönelmek durumunda hem de, Allah korusun, yeni silah çeşitlerinin devreye sokulması bu yayılma riskini artırıyor. Dolayısıyla bizim barışa her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var." dedi.

Türkiye'nin Ukrayna'ya desteğini sürdürdüğüne dikkati çeken Fidan, aynı zamanda Türkiye'nin, her iki ülkeyle de temaslarını barış yolunda nasıl artırılabileceği konusunda çaba gösteren sayılı ülkelerden biri olduğunu dile getirdi.

Fidan, Moskova ziyareti sırasında da Rus tarafının görüşlerini dinleme imkanı yakaladığını belirterek, bu analizleri arabuluculuk faaliyeti gösteren ABD dahil iki tarafla da paylaştıklarını aktardı.

Karadeniz'deki seyrüseferin önemine değinen Fidan, "Karadeniz'deki seyrüsefer emniyeti ve ticari güvenlik hayati derecede önemli. Bunu Moskova ziyaretim esnasında Rus tarafıyla da burada değerli meslektaşımla da görüştüm. Bugün gün boyu yapacağım görüşmelerde de gündeme getireceğim. Bu bizim için, Karadeniz ülkeleri için önemli bir husus." diye konuştu.

Fidan, Birleşmiş Milletlerin (BM) de savaş bütün alanlarda devam ederken enerji güvenliği ve Karadeniz'de seyrüsefer emniyeti konusunda belli bir taahhüde bağlı kalınması için bir teklif sunduğunu hatırlattı.

Bununla tahıl güvenliğinin garanti altına alınmasının hedeflendiğini söyleyen Fidan, "Bu alanda biliyorsunuz, iki sene önce tahıl anlaşması yapılarak kısmi bir başarı elde edildi ve bu süre içerisinde Ukrayna tahılı da dünya pazarlarına serbest bir şekilde gitme imkanı buldu. Bu sadece fiyatları etkilemede kalmadı. Aynı zamanda Afrika da dahil birçok yerde gıda güvenliğine çok ciddi bir katkıda bulundu." ifadelerini kullandı.

Fidan, Türkiye'nin asıl amacının savaşın sona erdirilmesi olduğunu vurgulayarak "Eğer bu mümkün olmuyorsa gerek Ukrayna gerek Rusya gerek bütün ülkeler için önemli olan birkaç tane kritik alanda savaş moratoryumu ilan edilebilir, hedefler vurulmayabilir. Nedir? Karadeniz güvenliği ve enerji güvenliği olmak üzere. Bu konudaki alternatif tekliflerimiz hala masadadır, tarafların dikkatine. Ukrayna tarafı bu konuda ciddi bir anlayış birliği içerisinde." dedi.

Kırım meselesinin Türkiye'nin hem iç politikası hem de dış politikası açısından hayati derecede önemli bir konu olduğunu ifade eden Fidan, "Türk dünyasının bir parçası Kırım Tatarları, sadece biz değil bütün Türk devletleri de bu konuda hassasiyet taşımakta. Bu konuda Kırım Tatarlarının kendi haklarını geri alması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.

Söylediğiniz gibi belli hukuksuzlukların olması bizi gerçekten derinden etkiliyor. Bazı Kırım Tatarları liderlerinin hapishanede olduğunu biliyoruz. Bunların da çıkarılması için Rus tarafıyla müzakerelerimiz devam ediyor." diye konuştu.

Taraflar görüşmelere hazır

Fidan, savaşın başından beri belli aralıklarla sürekli bölgeye geldiğini belirterek "Savaşları gözlemleme, analiz etme ve biraz da tabii, içinde bulunma durumundan dolayı tecrübe sahibi olduğumuz için kötü senaryolarda neler olabileceğini analiz ettiysek onları görüyor olmaktan da ayrıca üzüntü duyuyoruz. Belli oranlarda tabii yaygınlaşma var. Bu bizi gittikçe daha da endişeye sevk ediyor." ifadelerini kullandı.

Savaşta artık yapılabilecek her şeyin yapıldığını, bütün araçlar kullanıldıktan sonra tarafların bir noktada psikolojik olarak ateşkese hazır hale geldiklerini kaydeden Fidan, "Hep derler ya sabaha en yakın nokta gecenin en karanlık olduğu andır diye, şu anda savaşta ulaştığımız bu yok edici anın inşallah yakın bir barışın ve ateşkesin habercisi olduğunu düşünmek istiyoruz." dedi.

Fidan, Moskova'da yaptığı temaslarda en yüksek ağızdan tarafların görüşmelere hazır olduklarını söyledi.

Tarafların gerek Türkiye'nin gerekse de ABD'nin arabuluculuğuyla bir araya gelmekten imtina etmediklerine dikkati çeken Fidan, bunun müzakereler açısından çok önemli bir konu olduğunu aktardı.

Fidan, şunları kaydetti:

“Tabii burada Ukrayna için kabul edilemeyecek hususlar var. Bu genel çerçeve mevcut şartlar altında nereye evrilebilir, ne olabilir? Aslında müzakerecilerin şu anda üzerinde çalışması gereken konu bu. Her iki tarafta da gördüm. Her iki tarafında acil bir şekilde sadece Rusya ve Ukrayna'nın değil, uluslararası toplumun bir ateşkese, bir barış anlaşmasına ihtiyacı var. Biz de bunu mümkün kılmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha: Ukrayna olarak ateşkese hazırız

Ukrayna parlamentosunun kısa bir süre önce Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması'nı onayladığını anımsatan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, bunun tarihi bir gelişme olduğunu söyledi.

Sybiha, Türkiye'nin Ukrayna'nın 3. en büyük ticaret ortağı ülke olduğunu, anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile iki ülke arasındaki yıllık ticaret hacminin daha da artacağını belirtti.

Ankara'da gerçekleşen NATO Zirvesi'nde Ukrayna'ya yardım paketinin açıklandığını dile getiren Sybiha, "Bu yüzden bizim açımızdan NATO Zirvesi çok önemliydi." dedi.

Sybiha, Bakan Fidan ile gerçekleştirilen ikili görüşmede Türkiye-Ukrayna-Suriye üçlü işbirliği mekanizmasını da ele aldıklarını aktardı.

“Liderlerin Türkiye'de görüşme fikrini destekliyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu savaşı bitirmek için yoğun çaba sarf ettiğini kaydeden Sybiha, savaşın sonlandırılması sürecine katkı için Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı.

Sybiha, "Müzakerelerin, özellikle de Sayın Zelenskiy ve Putin arasında gerçekleşebilecek olası görüşmelerin Türkiye’de yapılabileceğini ifade ediyoruz." diye konuştu.

Liderlerin bir araya gelmesinin önemine değinen Sybiha, "Sadece liderler zirvesinin barış sürecine yeni bir dinamik katabileceğine inanıyorum." ifadesini kullandı.

Sybiha, Türkiye'nin çabalarının savaşın bitirilmesi için önemli olduğunun altını çizerek, "Barışa daha hızlı bir şekilde erişilmesi konusunda Ankara’nın küresel diplomasi merkezlerinden biri olduğuna inanıyorum." dedi.

Bu süreçte diplomasinin önemini vurgulayan Sybiha, "Diplomasiyi olabildiğince devreye sokarak bu savaşı bitirmek için müzakere masasına oturmalıyız." diye konuştu.

Savaşın bitirilmesi için Rusya'ya defalarca çağrıda bulunduklarını söyleyen Sybiha, "Biz Ukrayna olarak, bu savaşı nasıl bitirebileceğimize ilişkin gerçek önerilere sahibiz." değerlendirmesinde bulundu.

Sybiha, çatışmaların durdurulması için diplomasiyi tercih ettiklerini bildirerek, "Ukrayna olarak ateşkese hazırız." ifadesini kullandı.

Ukrayna'nın toprak bütünlüğü konusunda taviz vermeyeceklerini vurgulayan Sybiha, "Ukrayna, toprak bütünlüğü veya egemenliğimizi zedeleyecek hiçbir çözümü kabul etmez." dedi.

“Türkiye, Karadeniz'in güvenliği için lider bir ülke”

Sybiha, Rusya'nın Kırım'ı yasa dışı olarak ilhak etmesinden sonra Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin tehlikeye girdiğini kaydederek, "Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinden itibaren Karadeniz’deki güvenlik mimarisi neredeyse tamamen imha edilmiştir.” yorumunu yaptı.

Seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasının kendileri için son derece önemli olduğunu vurgulayan Sybiha, Türkiye'nin Karadeniz güvenliği için paha biçilemez bir aktör olduğunun altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

“Karadeniz güvenliğinin dengesini yeniden sağlamalıyız. Türkiye, Karadeniz’deki varlığıyla, deniz filosuyla birlikte günümüz itibarıyla bu konuda NATO’nun en güçlü devletidir.”

Kaynak: AA