Yenilenebilir, son dönemde ne kadar çok rastlanır, kullanılır, duyurulur oldu. Genelde hemen arkasından enerji geliyor. Yani kendi kendini yenileyen, tükettikçe bitmeyen enerji. Güneş ışınları, rüzgar, yağmur, dalga yoluyla elde edilen enerji en büyük hedef haline geldi. Bir yandan küresel ısınma ve iklim sorunlarına çözüm olarak parlatılırken bir yandan da uzun dönem maliyet avantajları çekiciliğini artırdı. Her konuda, olur olmaz anlarda sürüm sürüm sürdürülebilirlik tehditleri uçuşurken, gözlerinden ateş fışkıran haklılığı değil ama tavrı ve sevimliliği tartışılan idol Greta’nın fırçaları her seviyeye bulaşırken “yenilenebilir” kaynaklara ilaç olarak sarıldı dünya. Sürdürülebilir lafının karlılıktan pazar payına, güzellikten baş ağrısı tedavisine kadar yozlaştırılmasından sonra bir akıl başa gelme dönemi. Enerji yenilenebilir, doğal kaynaklardan elde edilmeli ama bu kaynakların kaybedilmesi halinde yerine de konamayacağı gerçeğinin anlaşılması gerek. Bir yandan yenileyip diğer yandan yenilenebilir sürdürülebilir tutabilmek gerek. Ama enerjinin yenilenebilir olması bir anda sihirli değnek gibi sorunları çözer mi? Ama kaynaklar güneş ve rüzgar günün belirli ve sınırlı saatlerinde var ve işe yarıyor. Mevsimsel değişimler de bunun üstüne geliyor. Güneş battığında, rüzgar durduğunda, enerji üretimi de duruyor. O zaman yenilenebilir enerjinin gerçek etkinliğe sahip olması için depolanması gerekiyor. Ama bu sorun henüz çözülemedi. Pek yakında, değil büyük üretim tesislerinin, hanelerin dahi kendi elektriğini kendi üretmesi kaçınılmaz ve doğal hale gelecek. Yine de depolanamayan enerji, zamanın akarsuları için kullanılan deyimiyle “boşa akacak”. Depolayıp farklı ihtiyaç anlarına yayarak kullanmayı çözebilen de “malı götürecek”. Otomobil aküsü, telefon pili ve benzerinin bile çok önemli unsuru olan enerji depolama sistemi ve ünitesi, önümüzdeki yıllarda ekonominin temel taşını oluşturacak.
26.11.2021 04:29
Yenilenebilir
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Amerika’nın acayip keşfi
17 Temmuz 2026
Beni baştan yarat
10 Temmuz 2026
Kitleselin sonu hala gelmedi mi?
03 Temmuz 2026
Geleceğe dayanıklı olma sınavı!
26 Haziran 2026
Babil Kulesi inşaatına ruhsat lazım mı?
Tüm Yazıları
19 Haziran 2026