03 Aralık 2022, Cumartesi
12.11.2021 04:30

Sinsi tehlike: İmmün yetmezlik

Bağışıklık yetmezliği olan birçok insan, vücudun savunma sisteminde eksiklikler ya da bozukluklarla doğar. Bazı türleri o kadar hafiftir ki yıllarca belirti vermeyebilir. Bazı türler de bebek doğduktan hemen sonra fark edilecek kadar şiddetlidir. Ne yazık ki bilinen tek risk faktörü aile öyküsüdür ve bu kişilere aile kurarken mutlak bir genetik danışmanlık almaları önerilir. • Zayıf bir bağışıklık sistemi ile doğmak, buna birincil immün yetmezlik adı verilir. • Bağışıklık sisteminizi zayıflatan bir hastalığa yakalanabilirsiniz. Buna kazanılmış immün yetmezlik denir ve en bilineni HIV/AIDS’dir. • Çok aktif bir bağışıklık sistemine sahip olabilirsiniz. Belirli genlerle doğduysanız, bağışıklık sisteminiz normalde zararsız olan maddelere tepki verebilir. Bu maddelere alerjen denir. En çok sebep oldukları hastalıklar, astım, egzema ya da alerjik rinittir. • Sizin kendi hücrelerinize karşı savunmaya geçen bir bağışıklık sisteminiz olabilir. Bu nedenle yakalandığınız hastalıklara otoimmün hastalıklar denir. Genellikle bu hastalıkların sebebini bilemeyiz. Erken teşhis bağışıklık yetmezliğinin neden olduğu bazı sağlık sorunlarının önlenmesine ya da geciktirilmesine yardımcı olabilir. Tedavi edilmediği takdirde ise çok ciddi problemlere yol açar. Bunların başlıcaları, tekrarlayan enfeksiyonlardan kaynaklanan organ hasarı, kalp, akciğer, sinir sistemi veya sindirim sisteminde hasar, büyüme ve gelişme geriliği, artan kanser riski ve ölümdür. Özellikle enfeksiyonlara engel olmak ve daha sağlıklı bir hayat yaşamak için atacağımız adımlar var: • Çok iyi hijyen uygulayın. • Ağız içi ve dişlerin temizliği çok önemli. Çünkü enfeksiyonlarla ilk karşılaşan yerlerdir. Günde en az iki kez fırçalayın. •  Doğru beslenin. Spesifik besinler, bağışıklık sistemindeki hücreler arasındaki fizyolojik mekanizmaları etkiler. Hep adını duyduğumuz antioksidanlar, bağışıklık sistemi enfeksiyonlarla savaşırken vücuda istenmeyen bir hasar vermesini önlemek için mükemmel bir aracıdır. Bunların arasında E vitamini, C vitamini, D vitamini, çinko, selenyum, karatoneidler, resveratrol sayılabilir. Bağışıklığın güçlenmesine yardım eden diğer diyet bileşenleri arasında, magnezyum, amino asitler, nükleotidler, şifalı mantarlar ve omega-3 yağlı asitler vardır. • Düzenli egzersiz, beslenme, stres yönetimi ve sağlıklı uyku alışkanlığı ile birlikte sağlığa bütünsel yaklaşımın temel bileşenidir.  • Stressiz bir hayat yok ama stresi yönetmek önemli. Hobi edinerek, sevdiklerimizle vakit geçirerek gerginliğimizi azaltmaya çalışabiliriz. • İyi yaşlanın. Yaşlanma hayatın doğal bir parçası ve genel olarak vücudun iltihaplanma sürecini çözme ve bağışıklık tepkisini dengeleme yeteneğinin azalmasıyla ilişkilidir. Bununla birlikte sağlıklı bir yaşam tarzı, vücuttaki belirli mekanizmaların düzgün çalışabileceği süreyi en üst düzeye çıkarabilir. • Yeterli ve kaliteli uyuyun. Düzenli bir uyku, T hücrelerinin, antijen sunan hücrelerin, doğal öldürücü hücrelerin ve bağışıklık tepkisinde yer alan kimyasal habercilerin düzenlenmesi ile ilişkili. Tutarlı bir uyku rutini, her gün aynı saatte yatıp kalkma, loş ve serin bir odada uyumanın avantajlarından faydalanmalısınız. Tedaviler bağışıklık sistemi bozukluğunun tipine bağlı olarak değişir ve genellikle şunları içerir; • Enfeksiyonlara ve oluşturabileceği hasarlara karşı kullanılan antibiyotikler, • Bağışıklık sisteminizin daha iyi çalışmasına yardımcı olacak, immunglobulin ve interferon-gama tedavileri, • Başka bir sağlıklı kişiden, çalışan bağışıklık hücreleri sağlamak için kök hücre nakli, • Gen tedavisi. Erken teşhis ve tedavi için sayısız araştırma yapılıyor. İmmün yetmezlik ailelerin ve doktorların aklına her zaman gelmeyebilir. Ama siz yukarıdaki belirtilerle karşılaşırsanız uyanık olun. •