Çayın sağlıklı olduğuna dair yaygın görüş, içeriğinde bulunan flavonoidlerden kaynaklanıyor. Bu bileşikler antioksidan, iltihap karşıtı ve antiviral özellikler taşıyor.
Telegraph'ın haberine göre araştırmaların önemli bir kısmı yeşil çayın yoğun tüketildiği Doğu Asya ülkelerinde yapılmış olsa da, siyah çayın da benzer kimyasal özellikler taşıdığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre siyah ve yeşil çay arasındaki fark sanıldığı kadar büyük değil. Ancak İngiltere gibi ülkelerde çayın genellikle süt ve şekerle tüketilmesi, günlük kalori alımını artırabiliyor ve uzun vadede diş çürüğü ile Tip 2 diyabet riskini yükseltebiliyor.
Beslenme uzmanı Sam Rice, şekersiz olduğu sürece günde dört ila beş fincan siyah çayın sağlık açısından fayda sağlayabileceğini söylüyor.
Bitki çayları kafein içermez
Bitki çayları ise geleneksel çaylardan farklı olarak çay yapraklarından değil, çeşitli bitkilerden veya kurutulmuş meyve kabuklarından hazırlanıyor. Bu nedenle doğal olarak kafeinsiz oluyor.
Son yıllarda özellikle papatya, nane ve rooibos gibi bitki çaylarının satışında artış yaşanıyor. Bu çaylar genellikle iştahı bastırmak, kalori alımını azaltmak ve rahatlama sağlamak için tercih ediliyor.
Siyah çay kalp sağlığı için faydalı
Araştırmalara göre siyah çay, geleneksel çaylar arasında en yüksek flavonoid yoğunluğuna sahip olan türlerden biri.
Bu bileşiklerin:
- antioksidan
- antiinflamatuar
- antiviral
- kalp ve beyin koruyucu özellikleri bulunuyor.
Siyah çay ayrıca kan basıncını düşürmeye ve kolesterol seviyelerini azaltmaya yardımcı olabilir.
Bir fincan siyah çay yaklaşık 47 mg kafein içeriyor. Bu miktar yeşil çaydan biraz daha yüksek olsa da fark çok büyük değil. Günlük 400 mg kafeine kadar tüketim genel olarak güvenli kabul ediliyor.
Siyah çay ayrıca L-Theanine adlı bir amino asit içeriyor ve bu madde bazı kişilerde sakinlik hissi yaratabiliyor.
Yeşil çay beyin ve metabolizma için öne çıkıyor
Yeşil çay ise özellikle kateşin adı verilen polifenoller açısından zengin. Bu bileşiklerin kalp sağlığını desteklediği ve beyin fonksiyonlarını güçlendirdiği düşünülüyor.
Yeşil çayın içindeki en güçlü kateşinlerden biri olan EGCG, bazı araştırmalara göre Alzheimer ve Parkinson hastalıklarına karşı koruyucu etki gösterebilir.
Toz formdaki matcha, son yıllarda popüler bir süper gıda olarak görülüyor ve yüksek antioksidan içeriğiyle öne çıkıyor.
Yeşil çay ayrıca bazı kişilerde iştahı azaltarak kilo kontrolüne yardımcı olabiliyor. Uzmanlara göre kilo kaybının büyük kısmı, yeşil çayın genellikle süt ve şeker eklenmeden tüketilmesinden kaynaklanıyor.
Oolong çayı kan şekeri için faydalı olabilir
Oolong çayı, üretim süreci açısından siyah ve yeşil çay arasında yer alıyor. Yarı oksitlenmiş yapısı nedeniyle her iki çayın özelliklerini de kısmen taşıyor.
Bazı araştırmalar düzenli oolong çayı tüketiminin:
- kalp sağlığını destekleyebileceğini
- kemik ve diş sağlığına katkı sağlayabileceğini
- kan şekeri seviyelerini düşürebileceğini gösteriyor.
Oolong çayı da yüksek miktarda kafein içerebildiği için ölçülü tüketilmesi öneriliyor.
Bitki çaylarının farklı sağlık faydaları var
Uzmanlara göre bitki çayları belirli sağlık sorunlarında destekleyici etki sağlayabiliyor.
Nane çayı
- Sindirimi destekleyebilir
- Mide bulantısını azaltabilir
- Hassas mideye sahip kişiler için uygun bir içecek
- Zencefil ve limon çayı
- Bağışıklık sistemini destekleyebilir
- Soğuk algınlığı belirtilerine karşı yardımcı olabilir
- Zencefil ayrıca mide bulantısı ve adet ağrılarını hafifletebilir
Papatya çayı
- Hafif yatıştırıcı etki gösterir
- Uykuya dalmayı kolaylaştırabilir
- Özellikle uyku sorunu yaşayan kişilerde faydalı olabilir
Rooibos çayı
- Afrika kökenli bir bitkiden elde edilir
- Kafeinsizdir
- Antioksidan içerir ve akşam saatlerinde çay yerine tercih edilebilir
Siyah, yeşil, oolong, beyaz ve sarı çayların tamamı Camellia sinensis adlı çay bitkisinden elde ediliyor. Bu bitki doğal olarak kafein içeriyor ve Doğu Asya’da yaklaşık 5 bin yıldır tüketiliyor.
Kaynak: Gazete Oksijen




