13 Ekim 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 13.10.2026 12:15 | Son Güncelleme: 13.10.2026 13:55

Oksijen Haftalık Bülten: Avrupa Duy Sesimizi!

Oksijen Haftalık Bülten: Avrupa Duy Sesimizi!

Merhaba;
Süryanilerin bir sözü varmış: 'Cenneti aydınlatan ateş ile cehennemi yakan ateş aynıdır.' Heraklitos’un 'Yukarı çıkan yol ile aşağı inen yol birdir' sözüne benziyor. Yolu da, ateşi de yürüyen özne belirliyor. Sonraları Marx’ın ‘diyalektik’ olarak söylediği şeye de sanırım buradan varılıyor.

Oksijen Spor, her Salı saat 12.00'de e-posta kutunuzda. Ücretsiz kaydolmak için tıklayın.

Futbol takımlarımızın Avrupa macerası işte bu gidiş yolu üzerine kurulu. Avrupa'ya giden yol tek. Ama o yolun sonunda iki ayrı dünya kuruluyor. Kazanırsanız ya da karakter gösteren bir oyun ortaya koyarsanız cennete çıkıyorsunuz. Birdenbire her şey güzelleşiyor. Kadro ayrı bir cakalı, hoca başka bir bilge, kulübün vizyonu eşsiz… Bulutların üzerindesiniz ve diğer fanilerle dalga geçecek bir sürü espri patlatıyorsunuz. Daha da önemlisi tarihinizin anlı şanlı zaferleri hatırlanıyor ve siz de oradaki yerinizi alıyorsunuz.

Bir de tersi var. Kaybederseniz ve bu bir şerefli yenilgi değil de ezilme olursa alın size cehennem. Tel tel dökülen kadro, beceriksiz hoca, basiretsiz yönetim, topçu falan olmayan futbolcular... Artık dalga konususunuz. Zaten hep böyle değil miydiniz siz? Açalım tarihi, rezilliklerinizi anlatsın.

Her karşılaşma Dostoyevski’nin Kumarbaz’ından bir bölüm gibi. Çünkü masaya yalnızca kazanmak için oturmuyoruz. Kazandığımızda başka bir insan olacağımıza inanıyoruz. Kaybettiğimizde ise yalnızca elimizdeki parayı değil, başkalarının gözündeki değerimizi de yitiriyoruz. Hatta kendi gözümüzde de… Pamuk ipliği cumhuriyeti.

Avrupa kupaları bizim için biraz da bu yüzden bir futbol turnuvasından fazlası. Kendi değerimizi başkalarının gözünde kanıtlamaya çalıştığımız büyük bir kumar. Ne diyordu o meşhur tezahürat: “Avrupa Avrupa duy sesimizi, işte bu Türklerin ayak sesleri…” On yıllardır içinde yer aldığımız Avrupa’ya, dışındaymışız gibi bağırmak! Ve ya vezir ya da rezil olacağımız yolda, fonda sürekli mehter marşı dinlemek.

Öyle bir haftaya giriyoruz ki gerçekten önemli bir kantara çıkacağız. Galatasaray, tarihin en iyi Barcelonalarından birini ağırlayacak. Bazıları onları gelmiş geçmiş en iyi takımlardan biri olarak görüyor. Fenerbahçe bir Premier League deplasmanında. Beşiktaş Almanya yolcusu, Trabzonspor Finlandiya’da. İnsan hepsi için hayaller de kuruyor, kabuslar da görüyor.

Peki neden böyle? Çünkü kendi korkunç gündemimizden bizi harikalar dünyasına götürecek yer arıyoruz. Burada depresyondayız, orada ilaç var. Kaç kez gördük şunu: Sıkı bir Avrupa galibiyeti sonrası şahlanan ve bir daha devrilmeyen şampiyonluk koşusu. Ya da tam olacak derken gelen ters bir Avrupa maçı ve domino etkisiyle yıkılan sezon. Takım olarak da, oyuncu olarak da, hatta taraftar ve kulüp olarak da bu ikilem bizim gerçeğimiz.

Hangi Barış Alper’den bahsedeceğiz mesela. Saç baş yolduran, kendini yerlere atandan mı? Yoksa boğa gibi kuvvetli, rakibi yerle bir eden buldozerden mi? Ya da hangi Ederson? Geçen sezonun Rize maçı mı? Bu sezonun kurtarıcısı mı? Orkun? Kaptan ve öncü mü? Arıza çıkaran hırçın mı? Peki ya Salah? İngiliz efsanesi mi? Yaşlı tekaüt mü?

Arası yok bunun. ‘Ya herro ya merro’ ülkesi burası. Gündelik yaşam bir rulet masası. Çünkü kazanmak bizi gerçekten güçlendirmiyor; güçlü olduğumuza inandırıyor. Kaybetmek de bizi güçsüzleştirmiyor; güçsüz olduğumuzu düşündürüyor. Hepsi olduğumuzdan biraz daha fazla.

Oysa alt tarafı bir maç olacak ve büyük bir sahnede olmanın keyfine varacağız.

Varabilecek miyiz gerçekten?

Sert müzikler lazım bu hafta bize. Black Sabbath'ın Heaven and Hell şarkısı gibi.

Hayat hızla dönen bir atlıkarınca ve üzerinde dengede kalmak zorundayız. Gerçek gibi görünenler yanılsama, siyah dediklerimiz beyaz, gece gördüklerimiz gündüz olabilir.

Keyifli okumalar.
Bağış

Manşet

Dört Büyükler’de fire yok

Kısaca memleket futbolunun bir kabasını alarak başlayalım mı? Tarihin en uzun milli arası nihayet bitti. Bu haftanın pek bir ‘olayı’ yoktu aslında. Dörtte dört yaptı büyükler. Ligin ilk beş sırasının dördüne kurulmuş oldular böylece. İkili blokların arasına Amed girdi. Malum, milli araya gitmeden önce liderlerdi. Son dakikada gol yemeseler lider de kalacaklardı. Ama Metin Diyadin’le tekrar vedalaşan ve bunu neden yaptığı yine anlaşılmayan Gençlerbirliği son dakikada beraberliği aldı. Yeni hocalarına Bernd Storck’a armağan oldu.

Gördüğünüz gibi, en ufak bir kayba bile tahammülü yok ligimizin. Biz hakem kararlarını konuşuyoruz. Ama sonuçta ne oluyorsa sahada oluyor.

Biz de milli arada oturduk sayıları çalıştık. Şöyle olsa böyle olsa ligde ne olurdu bir bakalım diye düşündük. Maçlar xG’lere göre sonuçlansa Beşiktaş lider oluyormuş mesela. Direkten dönenler girse Fenerbahçe lider. Hepsini de anlatmayalım şimdi. İlgilileri için daha detaylı hali burada. İlham kaynağı Delayed Gratification dergisine teşekkürlerimizle.

Malum Ekim-kasım aylarında futbolun fikstürü çok yoğun. İlk kırılma noktası bu. Avrupa fikstürü oldukça sert. Şampiyonlar Ligi’nde nihayet şehre bir Barcelona gelecek. Barcelona 3.0 dedikleri bu. Geçen cuma günü gazetede kaleme aldığım yazıda bunları anlatmıştım. Kaçıranlar için o da aşağıda.

Fenerbahçe ile Beşiktaş ise İngiltere ve Almanya deplasmanlarına gidecekler.

Fikstüre göre gidelim. Galatasaray’ın bir şansı var mı? Oksijen’in yeni mahir kalemlerinden Kutay Ersöz’e sorduğumuzda ‘neden olmasın ki’ diyor. Üstelik söylediklerinin altı da gayet dolu. Oturdu takır takır sıraladı. Kutay’ın sekiz maddelik meydan okumasına buradan bakabilirsiniz.

Tek inanan o mu peki? Elbette hayır. Dış basında maçı nereden görmüşler diye bakarken İspanya’nın SPORT gazetesinin muhabirleri Galatasaray’dan vatandaşlarını bulmuş, konuşturmuş. Okan Buruk’un ekibinden Ismail Garcia, “Barcelona'yla oynamak dişçiye gitmek gibi” diyor. Ne demek o? İşte, “canının yanacağını bilirsin ama yine de gitmek ve bu süreci mümkün olduğunca iyi atlatmak zorundasın” demiş. Röportajı okuduk, Oksijen’de tercüme ettik.

Bülten ekibinin demirbaşı Batuhan Herdem sadece Garcia röportajını bulup çıkartmadı. İspanyolca, İngilizce ve Almanca tüm yazılı materyalleri taradı. İlginç bir bilgi: Barcelona’nın Getafe karşısında aldığı 3-0'lık galibiyette Hansi Flick rotasyon yapmış. Çünkü Flick İstanbul'u Avrupa'nın en zorlu atmosferlerinden biri olarak değerlendiriyor. Barcelona raporunun ayrıntıları burada.

Yarın akşam Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nin ikinci haftasında Aston Villa’ya konuk oluyor. Perşembe akşamı ise UEFA Avrupa Ligi’nde Beşiktaş, Hoffenheim deplasmanına çıkacak. Kuralar çekildiği esnada ikisi de çok zor maçlar gibi görünüyordu ama şimdi pek o kadar göz korkutur gibi değil sanki. Fenerbahçe’nin rakibi Aston Villa henüz sahasında kazanamadı. Beşiktaş’ın karşılaşacağı Hoffenheim ise Bundesliga’da düşme hattına kadar geriledi. Tam ‘fırsat bu fırsat’ maçları.

Geçen sene İstanbul’daki finalde Freiburg’u 3-0’lık net bir skorla devirip Avrupa Ligi’ni kazanan ve bu sayede Şampiyonlar Ligi’ne giden Aston Villa’nın savunmasında şu sıralar ciddi sorunlar var. Yaz aylarında kadro değişim planlarına yeni transferlerin uzayan uyum süreci de eklendi. Ancak Avrupa Ligi’ni beş kez kazanan İspanyol teknik adam Unai Emery, sonuçlardan memnun olmamasına rağmen takımının geliştiğine inanıyor. Goretzka’nın sakatlıktan dönüşü, Garnacho’nun yükselen performansı, kulüp efsanelerinden Emile Heskey’nin yorumları ve daha fazlası da burada.

Avrupa Ligi’nin ilk haftasını 4-1’lik sükseli bir Marsilya galibiyetiyle kapatan Beşiktaş’ta ise gözler Almanya deplasmanında. Mali sorunlar yaşayan Marsilya’nın ardından Hoffenheim’ın da saha içindeki durumu pek iyi durmuyor. Son olarak sahalarında Hamburg’a 3-2 yenilerek Bundesliga'da ilk beş haftada dört mağlubiyet aldılar ve düşme hattına gerilediler. Hücum üretkenliğini korusalar da savunmada ciddi sorunlar yaşıyorlar. Yaz aylarında 60 milyon euro harcayarak kulüp rekoru kırdılar fakat henüz bu yatırımın meyvesini toplayabilmiş değiller. Yine de Alman ekibinde teknik direktör Christian Ilzer, kötü sonuçlara rağmen kriz söylemini reddediyor. Hoffenheim’ın defterlerini de burada açtık.

Trabzonspor da UEFA Konferans Ligi’nin açılışını perşembe akşam 19.45’te Finlandiya ekibi KuPS Kuopio deplasmanında yapacak. Ardından haftaya pazartesi ‘Salah derbisi’ var. Trabzonspor ve Beşiktaş zorlu deplasmanlardan dönüp kozlarını paylaşacaklar. Bakalım fikstürün bu sıkışıklığından nasıl çıkacaklar?

Değinmeden geçmeyelim

  • Montella gitti, yönetim kaldı. A Milli Takım'da Vincenzo Montella dönemi sona erdi. EURO 2024'te çeyrek finalin ardından 2026 Dünya Kupası'na katılım hakkı derken güzel bir hikâye yazılmıştı. Ama son bölüm pek iyi bitmedi. Dünya Kupası'ndaki grup aşaması vedasının ardından Uluslar A Ligi'nde dört maçta dört yenilgi geldi. Türkiye, 38 yıl sonra ilk kez üst üste dört resmî maç kaybetti. TFF'de ise beş yöneticinin istifasına rağmen mevcut yönetim görevine devam kararı aldı. Yazın seçime gidecek bir yapının şu anda milli takımın kaderini belirleyecek bir karar alması da garip olmayacak mı?
  • Çorum FK, Gaziantep deplasmanından 3-0'lık galibiyetle döndü. Cengiz Ünder, Kyziridis ve Karlsbakk'ın golleriyle kazanan Çorum, son dört maçında üçüncü galibiyetini aldı ve 10 puana ulaştı. Kadrosunda Çağlar Söyüncü, Cengiz Ünder, Berat Özdemir gibi isimler bulunan takım, şimdiden Süper Lig'de kalıcı olmaya aday bir görüntü çiziyor. Gaziantep ise üç maçtır kazanamıyor.

  • 1. Lig lideri Kayserispor’un Manisa FK’yi ağırladığı maç nefes kesti. Ev sahibi, 52. dakikada 2-0 öndeydi. Manisa, 87'de Cheikne Sylla ile beraberliği buldu. Golü atan Sylla 90’da kırmızı gördü. Kayserispor galibiyeti kaçırdı denirken 90+3'te Murat Cem Akpınar çıktı sahneye: 3-2. 

  • 3. Lig'de mücadele eden Adanaspor, hafta sonu Erciyes 38 FK deplasmanından da 6-1'lik yenilgiyle döndü. Sezona eksi 48 puanla başlayan Adana Demirspor'un da 2. Lig'den düşeceği düşünülürse Adana futbolunun son yıllardaki hikâyesi başlı başına ayrı bir dosyayı hak ediyor. Sözümüz olsun.

  • Shanghai Masters'ta Novak Djokovic, daha önce sekiz kez karşılaşıp sekizinde de yendiği Hubert Hurkacz'a 6-4, 6-3 kaybederek ikinci turda elendi. Carlos Alcaraz'ın vedası ise daha büyük sürprizdi. Tokyo’da şampiyon olan Alcaraz, Belçikalı Zizou Bergs’e boyun eğdi. Bu sonuçla Alexander Zverev'in yılı dünya 1 numarası olarak tamamlaması da kesinleşti. Alman tenis tarihinde bir ilk.

  • Teniste tek kadınlarda 2024 olimpiyat şampiyonu Qinwen Zheng, sakatlıklar nedeniyle dünya sıralamasında 54. basamağa kadar gerilediği sezonda Pekin'de yeniden zirveye çıktı. Turnuvaya özel davetle katılan Çinli tenisçi, finalde Mirra Andreeva'yı 7-5, 6-4 mağlup ederek Çin Açık'ı kazanan ilk ev sahibi kadın tenisçi oldu. Üstelik bu, kariyerinin ilk Masters şampiyonluğu. Ancak Zheng, omuz sakatlığı nedeniyle hemen ardından memleketindeki Wuhan turnuvasından çekilmek zorunda kaldı.

  • Max Verstappen, kariyerinin 250. Formula 1 yarışında Singapur GP'sini ilk kez kazandı. Üstelik pole pozisyonundan başlayıp 62 turun tamamını lider geçerek. Hollandalı pilot üst üste ikinci galibiyetini elde etti. Ancak şampiyonluk yarışında asıl sevinen Kimi Antonelli olabilir. Üçüncü olan genç İtalyan, takım arkadaşı George Russell'la farkı 102 puana çıkardı. Artık Austin'de şampiyonluğunu ilan etme ihtimali var.

  • MotoGP Endonezya GP'sinde Marco Bezzecchi kazandı. Raul Fernandez ikinci, Jorge Martin üçüncü, Ai Ogura dördüncü oldu. Dört Aprilia motosikleti ilk dört sırayı kapattı. Üstelik Fernandez bir gün önceki kazasında iki parmağını kırmasına rağmen ikinci oldu. Altıncı sıradaki Marc Marquez ise dünya şampiyonası liderliğini Martin'e kaptırdı. Son yarışlar öncesi ikiliyi yalnızca iki puan ayırıyor.

Oksijen Spor, her Salı saat 12.00'de e-posta kutunuzda. Ücretsiz kaydolmak için tıklayın.

Sürmanşet

EuroLeague’de haftanın kazananı Beşiktaş

EuroLeague’de geçtiğimiz hafta içi Fenerbahçe Tarfin ve Anadolu Efes, Yunanistan deplasmanlarındaydı.

Fenerbahçe, eski koçu Zeljko Obradovic’in yenilgisiz Panathinaikos’u ile karşılaştı. Saras ile yaşadığı büyük usta-küçük usta çekişmesinin galibi Obra oldu. Maç üçüncü çeyrekte koptu. Yine eski Fenerbahçeli yıldız Nigel Hayes-Davis’in yanı sıra Mathias Lessort da yıldızlaştı.

Ertesi gün acaba Efes çıkar mı Yunanistan’dan diye düşünüyorduk. Ne de olsa daha önce sayısız kez yapmıştı bunu. Efsane maçlar da eklemişti tarih sayfalarına. Onlardan birinin canlı tanığına, Oktay Mahmuti’ye gittik. Koç bize 2004’te Efes’in 110-59 kazandığı maçın öyküsünü anlattı. Ama Yunanistan deplasmanlarının zorluğundan da dem vurdu. Ama sonuç pek öyle olmadıı Yine de tarihi zaferlerle avunmak isteyenler için Oktay Mahmuti’nin yazısı burada.

Bülten takipçileri bilir. Beşiktaş’ı da daha önce Erman Kunter’den dinlemiştik. Takın seyirciyle büyüyeceğini, bu mücadelenin Siyah-Beyazlıların genlerinde olduğunu aktarmıştı Erman Hoca da. Şimdilik Beşiktaş’ın dört maçtaki iki galibiyeti de deplasmanlardan geldi. Baskonia’yı yenen Kara Kartal ilk dört maçın ardından normal sezonda yedinci basamağa yerleşti.

Bu hafta da EuroLeague'de çift maç mesaisi var.

VakıfBank kayıpsız ilerliyor

Geçen sene bütün kupaları silip süpüren VakıfBank bu yıl da kadro omurgasını korumanın avantajlarını yaşıyor denebilir. Boşkoviç, Markova, Zehra, Cansu gibi yıldızlarıyla rakiplerine üstün geliyorlar. Geçen hafta Eczacıbaşı derbisini de kazanıp Şampiyonlar Kupası’na uzandılar.

Burcu Hakyemez, o gün Oksijen için yazdığı yazısında şöyle diyordu: “Vakıfbank - Eczacıbaşı derbisi yeni kadroları ile bu sezonun ne kadar zevk vereceğini, ayrıca kulüp takımlarımızın seviyesinin de milli takımımız gibi her geçen gün ne kadar yükseldiğini bizlere gösterdi.”

Yine bülten takipçileri hatırlayacaktır. Sezon başında Neslihan Demir de benzer şeyler demişti ligimiz için. Bu hafta Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde bir örneğini daha gördük. Yeni transferleriyle bir oyun sistemi oturtmaya çalışan Siyah-Beyazlılar 2-0 öne geçti. Ama sonra Fenerbahçe, Vargas’ın da devreye girmesiyle maçı çevirdi. Yine de en ufak bir konsantrasyon kaybında şampiyonluk adaylarının nelerle karşılaşabileceğini görmemiz açısından iyi bir emsaldi. Sultanlar Ligi’nin ilk iki haftasını Fenerbahçe, Eczacıbaşı ve THY de kazanarak geçirdi ama rakiplerine iki set verip puan kaybı yaşamayan tek takımın VakıfBank olması da rekabetin çok sert olduğunu yeniden gözler önüne serdi.

Manchester City, Liverpool deplasmanını 3-0’la geçti

Manchester City’nin finansal ihlal mevzularından en çok yara alan takım şüphesiz Liverpool. Milli arada patlak veren bu konunun üzerine Premier League’in geri dönüşünde iki takımın karşılaşması bu yüzden manidardı. Konuyla ilgili Athletic’i devreye soktuk. Biri maçtan önce (hatta muhtemelen sonrası için de geçerli olmak üzere) Liverpool’un sızlayan yarasıyla alakalıydı. James Pearce hazırlamış. Çevirisi burada.

Bir diğeri de Liverpool’un evi Anfield’da atmosferin nasıl olduğuna, City’nin kazanırken neler yaptığına dair maç sonu yazısı. Oradan öğrendik ki Liverpool tribünlerinin City’yi “hilecilik” ile itham ettiği tezahüratlara Mavililer “Ne olduğumuzu biliyoruz!” diye eşlik etmişler.

Yılın son anıtsal klasiği Il Lombardia’yı Paul Seixas kazandı

Il Lombardia'da Tadej Pogacar'ın beş yıllık saltanatı, Sloven bisikletçinin yokluğunda sona erdi. Ancak koltuğa oturan isim yarışın büyük favorisi Remco Evenepoel olmadı. Daha iki hafta önce 20 yaşına basan Fransız Paul Seixas, Civiglio tırmanışında bitime 18 kilometre kala atağa kalktı ve bir daha yakalanmadı. Seixas, Il Lombardia tarihinin en genç şampiyonu olurken erkekler bisikletindeki beş büyük klasik yarışın tarihinde zafer kazanan en genç dördüncü isim oldu. Evenepoel ise dördüncülükle yetindi.

Yarıştan önce Eurosport’un bisiklet spikerlerinden Ömer Şentürk kalemi eline aldı. Geçen hafta Nobel Edebiyat Ödülü kazanan Anne Carson’dan girdi, Civiglio yokuşundan çıktı. “2006 doğumlu Paul Seixas, zamana karşı yarışında üçüncü olduğu Dünya Şampiyonası'nın finalindeki krampların ardından sezonu büyük bir zaferle kapatmayı deneyecek” diye bir öngörüsü de vardı. Neymiş bu Il Lombardia diyenler için keyifli bir bisiklet yazısı da burada.

Bunu kaçırmış olamazsınız

Neuer'in sekiz saniyelik kâbusu

Bayern Münih-Augsburg maçında henüz 8,4 saniye geçmişti ki Bundesliga tarihinin en hızlı golü geldi. Hem de Manuel Neuer'in hediyesiyle. Bayern'in geriye oynadığı topu alan 40 yaşındaki kaleci, kendisine baskıya gelen Robin Fellhauer'i aşırtma bir vuruşla geçmek istedi. Top rakibinin sırtına çarptı, Fellhauer de topu boş kaleye gönderdi. Burada.

Ironman şampiyonluğu bir kilometre kala kaçtı

Ironman Dünya Şampiyonası'nda unvanını korumaya hazırlanan Norveçli Solveig Løvseth, bitişe yaklaşık 1,5 kilometre kala en yakın rakibi Taylor Knibb'in bir dakikadan fazla önündeydi. Ancak bitiş çizgisine yaklaşırken dengesi bozuldu ve yere yığıldı. Knibb, son kilometrede onu geçerek dünya şampiyonu oldu. Løvseth toparlandı ve yarışı sekizinci bitirmeyi başardı. İşin ilginci, Knibb de bir yıl önce lider götürdüğü aynı yarışı bitişe birkaç kilometre kala bırakmak zorunda kalmıştı. Bunu da kaçırmayın.

Türkiye raporu

Spordaki para nereye gidiyor?

Deloitte Türkiye ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Türkiye'nin spor ekonomisini mercek altına alan kapsamlı bir rapor hazırlamış.

Buna göre spor ekosisteminin yıllık harcama hacmi yaklaşık 181 milyar TL. Ancak bu rakamın 100 milyar lirasını merkezi ve yerel yönetimlerin spor yatırımları oluşturuyor. Yani söz konusu olan spor sektörünün cirosu değil, kamu yatırımlarını da kapsayan toplam harcama. Burada akla gelen ilk soru şu: Bu kadar yatırımın ne kadarı daha fazla insanın düzenli spor yapmasına dönüşüyor? En çok hangi branşlar yatırım alıyor? Buradaki ekonominin büyüklüğü ne kadar? Raporda tüm bunların cevapları var. Tamamına erişmek isteyenleri buraya alalım.

Eğer bu rapor ne anlatıyor, biraz daha somut şeyler duymayı tercih ediyorum derseniz de ekibimizin genç üyelerinden Ahmet Taha Okur 58 sayfalık raporu Oksijen okurları için özetledi. Burada.

The Guardian’da iki Türk oyuncu var. Peki daha önce bu listeye girenler ne yapmıştı?

The Guardian, 2014 yılından beri her sene gelecek vadeden 17 yaşındaki oyuncuları “Next Generation” listesinde derliyor. 2026 versiyonunu görünce de hemen memleket alışkanlığı ile Türk oyuncular var mı diye baktık. İki tane pırıl pırıl gencimiz var: Şubat ayında Antalyaspor’dan Fenerbahçe altyapısına katılan Ali Demirbilek ve 2019’da henüz 10 yaşındayken Hatay’daki evini bırakıp Galatasaray altyapısına katılan Ada Yüzgeç.

Asalım mı bayrakları? Biz yine de temkinli olalım, acele etmeyelim. Baktık çünkü geçmiş listelere, potansiyelinin karşılığını verenler de var dibe çakılanlar da. Gençlere hemen yüklenmeyelim yani. Hem Ali hem de Ada hakkında güzel güzel şeyler yazılmış. İkisi için de daha iyilerini temenni edelim, bayrağımızı ondan sonra ütüleyelim.

Listenin çıktılarını yine genç üyelerimizden Kutluhan Bosuguy derledi.

Milli atıcı Safiye Temizdemir, Avrupa Şampiyonası'nda altın madalya kazandı

Evet, doğru duydunuz. Hani Yusuf Dikeç’i fenomen haline getiren, herkesin de ‘ben de yaparım’ dediği o branş. Milli atıcılarımızdan Safiye Temizdemir, Yunanistan'da Avrupa Plak Atışları Şampiyonası'nda altın madalya kazandı. Trap solo genç kadınlar kategorisinde mücadele eden Nisa Nur Aydemir ise gümüş madalyanın sahibi oldu.

Dartçı Kaya Baysal artık Türkiye'yi temsil edecek

Dart İngilizlerin sporu değil miydi? Hâlâ öyle aslında. Ama Türkiye’de geliştiğini de duymak isteriz. Yılbaşına doğru Dünya Şampiyonası zamanı mutlaka izleyin.

Şimdi İngiltere’de büyüyen, 16 yaşındaki dart oyuncusu Kaya Baysal da milli takım tercihini Türkiye'den yana kullanmış. 14 yaşındayken Luke Littler'ın rekorunu kırarak (ki kendisi son birkaç yılın dart fenomeni) üst düzey bir WDF turnuvasını kazanan en genç sporcu olan Baysal, Dünya Şampiyonası elemelerine Türkiye adına katılacak.

İyi hissettiren haberler

Çocukluğun takvimi başka

Madrid'in Lavapies mahallesinde, 60'a yakın milletten 600 futbolcuyu buluşturan Dragones kulübü, belediyenin tamamlayamadığı saha çalışmaları nedeniyle aylardır evinden uzakta. Mültecilere, kadınlara ve evsizlere de kapılarını açan kulüp, sesini duyurmak için Madrid'in merkezinde bir caddeyi kapatıp çocuklarla futbol antrenmanı yaptı. Kulüp başkanı Dolores Galindo'nun sözleri ise her şeyi özetliyor: “Çocukluğun başka bir takvimi var. Bir çocuk, oyun oynayamadığı bir yılını kaybediyor.” Detaylar burada.

Anfield'da konuşacak bir yer var

Liverpool, ruh sağlığı konusunda farkındalık yaratmak amacıyla Anfield Stadı'nın dışında Premier League'de bir ilk olan kalıcı bir destek merkezi açtı. Taraftarların eğitimli görevlilerle görüşebildiği ve gerektiğinde uzman desteğine yönlendirildiği merkez, Dünya Ruh Sağlığı Günü'nde yayımlanan özel bir videoyla yeniden gündeme geldi. Liverpool taraftarı UFC yıldızı Paddy Pimblett ve eski kaleci Chris Kirkland'ın kişisel deneyimlerini anlattığı videoyla kulüp, yardım istemenin önemini bir kez daha hatırlattı.

Sosyal medya bunu konuşuyor

  • Kaptan Tsubasa'nın yaratıcısı Yoichi Takahashi, Lamine Yamal'ı kendi çizim tarzıyla yeniden tasarladı.

  • Bayern Münih, Instagram'ın kuruluş yıl dönümünü futbolcularının eski sosyal medya fotoğraflarını paylaşarak kutladı.

  • Adidas'ın futbol, tenis, basketbol, koşu ve farklı ülkelere ait Instagram hesapları, profil fotoğraflarını Messi'nin 10 numaralı formasının yer aldığı özel logoyla değiştirdi. Ama Portekiz Adidas’ı ‘çekimser’ kaldı.

  • San Marino'nun mizahi paylaşım yapan taraftar hesabı, takımın dört maçta 16 gol yemesine ve Arnavutluk'a gol atmasına rağmen FIFA sıralamasında sonunculuktan kurtulamadığını hatırlattı.

  • "Marlins Man" adıyla tanınan Laurence Leavy, beyzbol maçında Dua Lipa ve Callum Turner ile selfie çekildi.

  • Atlanta Hawks, aynı şehri temsil eden Atlanta Dream'in WNBA finaline yükselmesini (nedense) erkek takım oyuncularının da yer aldığı bir görselle kutladı.

  • Sead Halilagic'in 1999 yılında İstanbul'daki evinde çekilen görüntüleri ortaya çıktı. Eski İstanbulspor ve Beşiktaşlı futbolcu, videoda şiir kitabını ve dizelerinden hazırlanan müzik çalışmasını anlatıyor.

  • Manchester United taraftarları, Manchester City'nin bazı kupalarının geri alınabileceği tartışmalarının ardından Old Trafford'a City'nin son geçerli şampiyonluğunun 1976'ya uzanacağını ima ederek "51 YEARS" yazılı pankart astı.

Oksijen Spor, her Salı saat 12.00'de e-posta kutunuzda. Ücretsiz kaydolmak için tıklayın.

Şefin spesiyalleri

13 Ekim Salı, 18.00 | Slovenya – Türkiye (Tivibu Spor)
Kadın Milli Takımımız, Slovenya karşısında iki farklı üstünlüğünü iki kez koruyamadığı ilk maçta 90+3'te yediği golle 3-3'lük beraberliğe razı olmuştu. Selen Gül Altunkulak'ın iki golle yıldızlaştığı karşılaşmanın ardından turu geçecek takım Ljubljana'da belli olacak. Tarihinde ilk kez Dünya Kupası'na katılmayı hedefleyen Türkiye, Slovenya'yı elerse ikinci play-off turunda Hollanda-Macaristan eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak. Hollanda'nın ilk maçı 8-0 kazandığını da hatırlatalım.

14 Ekim Çarşamba, 22.00 | Manchester City – PSG (tabii Spor)
Son iki sezonun Şampiyonlar Ligi şampiyonu PSG, Avrupa'daki üstünlüğünü sürdürmek için Manchester City deplasmanında. İki takımın Ocak 2025'teki son karşılaşması unutulacak gibi değildi. City'nin 2-0 öne geçtiği maçı PSG 4-2 kazanmıştı. Pep Guardiola'nın ardından City'nin başına geçen Enzo Maresca, Erling Haaland önderliğindeki hücum hattıyla Luis Enrique'nin takımına karşı zorlu bir sınav verecek.

18 Ekim Pazar, 00.30 | Daniel Dubois – Fabio Wardley II
Mayıs ayında yılın en unutulmaz boks karşılaşmalarından birine imza atan iki İngiliz yeniden ringde. Fabio Wardley, henüz ilk 10 saniyede ve üçüncü rauntta rakibini yere sermesine rağmen Daniel Dubois'nın geri dönüşüne engel olamamış, 11. rauntta hakemin mücadeleyi durdurmasıyla dünya şampiyonluğu kemerini kaybetmişti. Şimdi Wardley, yalnızca beş ay sonra kemerini geri almaya çalışacak. Dubois ise bu kez rakibinin kendisini erkenden sarsmasına fırsat vermeden işi bitirmek istiyor. Müsabakanın şimdilik Türkiye’de resmi yayıncısı bulunmuyor.

18 Ekim Pazar, 13.30 | WTA Wuhan Masters Finali (beIN SPORTS)
Kadınlar tenisinde sezonun son WTA 1000 turnuvası Wuhan'da tamamlanıyor. Turnuvada üç kez şampiyon olan Aryna Sabalenka dördüncü kupasını ararken, dünya bir numarası Elena Rybakina ve geçen yılın şampiyonu Coco Gauff sakatlık ve yorgunluk nedeniyle turnuvaya katılamadı. Üstelik Pekin'de tarihi bir şampiyonluk kazanan Çinli Zheng Qinwen ile finalde mağlup ettiği Mirra Andreeva da son anda çekildi. Böylece Iga Swiatek, Jessica Pegula ve diğer iddialı isimler için zirveye giden yol biraz daha açıldı.

19 Ekim Pazartesi, 20.00 | Trabzonspor – Beşiktaş (beIN SPORTS)
Süper Lig'de sekizinci haftanın kapanışı, Papara Park'ta iki büyük rakibi karşı karşıya getirecek. Galatasaray'ı 4-0 yenen, ardından Samsunspor deplasmanından 3-0'lık galibiyetle dönen Trabzonspor, büyük maçlardaki etkileyici performansını sürdürmek istiyor. Beşiktaş ise Amedspor mağlubiyetinin ardından Kocaelispor'u Orkun ve Vlahović'in golleriyle 2-1 yenerek moral buldu. Trabzon’daki mücadele, zirve yarışının da önemli virajlarından biri olacak.

Dünya bunu konuşuyor

Senegal'in elinden alınan şampiyonluk CAS'ta
Afrika Uluslar Kupası finalinde Fas'ı uzatmalarda 1-0 yenen Senegal, futbolcularının penaltı kararını protesto ederek 14 dakika sahadan ayrılması nedeniyle hükmen mağlup sayılmıştı. Şampiyonluğun Fas'a verilmesine karşı yapılan itiraz Spor Tahkim Mahkemesi’nde görüşülecek.

Monaco Basket iflasını açıkladı
Mali sorunları nedeniyle EuroLeague'deki yerini Beşiktaş'a bırakan AS Monaco Basket, resmen iflas sürecine girdiğini ve faaliyetlerine ara vereceğini açıkladı.

Lineker: "Ronaldo da Messi gibi bir vedayı hak ediyordu"
Gary Lineker, Cristiano Ronaldo'nun milli takım kariyerinin anlaşmazlıklar ve suçlamalarla sona eriyor olmasını üzücü bulduğunu söyledi. İngiliz futbolunun efsane ismi, Ronaldo'nun da Lionel Messi'nin Arjantin'deki görkemli vedasına benzer bir sonu hak ettiğini belirtti.

Vinicius özür diledi, El Clasico tehlikede
Villarreal maçında Nathan Saliba'nın saçını çektiği gerekçesiyle VAR incelemesinin ardından kırmızı kart gören Vinicius Junior, takım arkadaşlarından ve taraftarlardan özür diledi. Bir ila üç maç arasında ceza alma ihtimali bulunan Brezilyalı oyuncu, El Clasico'yu kaçırabilir.

Rayo Vallecano-Athletic maçı kağıt uçaklar nedeniyle tatil edildi
Rayo Vallecano-Athletic karşılaşması, ev sahibi taraftarların kulüp başkanı Raul Martin Presa'yı protesto etmek için sahaya kağıt uçaklar ve çeşitli cisimler atması nedeniyle tatil edildi. Protestonun merkezinde Vallecas Stadı'ndaki güvenlik sorunları ve kulüp yönetiminin politikaları bulunuyordu.

Lane Johnson ruh sağlığı için emekli oldu
Philadelphia Eagles'ın 36 yaşındaki oyuncusu Lane Johnson, ruh sağlığına ve ailesine odaklanmak amacıyla 14 yıllık NFL kariyerini noktaladı. Johnson, Eagles formasıyla oynadığı 186 normal sezon ve play-off maçının tamamına ilk 11'de başladı ve iki Super Bowl şampiyonluğu yaşadı.

A'ja Wilson beşinci kez MVP
WNBA’de Las Vegas Aces'ın yıldızı A'ja Wilson, WNBA tarihinde beş kez MVP seçilen ilk oyuncu oldu. Üst üste üçüncü kez ödüle ulaşan Wilson, sezonu 26,2 sayı ve 9,4 ribaund ortalamalarıyla tamamladı.

Kadın sporlarında 100 milyon dolarlık ilk takım
Golden State Valkyries, yıllık geliri 100 milyon doları geçen ilk profesyonel kadın spor takımı oldu. İkinci sezonunu geçiren WNBA ekibinin değeri 1 milyar dolara ulaşırken, takım 2026'daki 22 iç saha maçının tamamını kapalı gişe oynadı.

Coco Gauff'a yönelik ırkçı saldırılara BM'den tepki
Coco Gauff, Çin Açık'ta tekrarlanan bir puan nedeniyle sosyal medyada yoğun ırkçı saldırıya uğradığını açıkladı. Gauff, eleştirinin kabul edilebilir olduğunu ancak ırkçılığın hiçbir gerekçesi bulunmadığını söylerken Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi de saldırıları kınadı.

Dünya Kupası'nda 240 bin hakaret mesajı
FIFA'nın koruma sistemi, 2026 Dünya Kupası sırasında 17,1 milyon sosyal medya paylaşımını inceledi ve yaklaşık 240 binini hakaret içerikli olarak doğruladı. İzlenen 1.606 futbolcu, teknik adam ve yetkiliden 812'si en az bir saldırgan mesaj aldı; 786 hesap kolluk kuvvetlerine bildirildi.

Kipchoge üç yıl sonra kazandı
41 yaşındaki Eliud Kipchoge, Melbourne Maratonu'nu 2 saat 9 dakika 10 saniyelik parkur rekoruyla kazandı. İki olimpiyat şampiyonluğu bulunan Kenyalı atlet, üç yıllık aranın ardından ilk maraton zaferine ve kariyerindeki 17. birinciliğe ulaştı.

Wembanyama'dan Fransız öğrencilere destek
Victor Wembanyama, daha iyi eğitim koşulları için eylem yapan Fransız lise öğrencilerine destek verdi. Nanterre'de okuduğu dönemde okul protestolarına yakından tanık olduğunu belirten yıldız basketbolcu, eğitim sistemindeki sorunları "sistematik eşitsizlikler" olarak tanımladı.

Dani Olmo maaşının bir bölümünü Vukovar'a bağışlıyor
Dani Olmo'nun temsilcisi, İspanyol futbolcunun Dinamo Zagreb'den ayrıldığı 2020'den bu yana yıllık brüt maaşının yüzde 2'sini Vukovar Muharebesi’nde ağır hasar gören Vukovar şehrindeki sosyal projelere aktardığını açıkladı. Olmo, bunu kendisine fırsat veren Hırvatistan'a teşekkür etmenin bir yolu olarak gördüğünü söyledi.

Xavi Simons sakatlık döneminde Harvard'a yazıldı
Tottenham'ın Hollandalı futbolcusu Xavi Simons, ön çapraz bağ sakatlığı nedeniyle kaçırdığı dönemi eğitimle değerlendirdi. 2026 Dünya Kupası'nda da oynayamayan Simons, Harvard Üniversitesi bünyesindeki bir programa kaydoldu.

Messi artık fahri doktor
Lionel Messi, Arjantin Milli Takımı'na veda maçından önce Buenos Aires Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanına layık görüldü. Bu unvan, üniversitenin verdiği en yüksek onursal derecelerden biri.

Kevin Durant bahis sponsorluğunu savundu
Victor Wembanyama'nın sporcuların bahis şirketleriyle anlaşmasını "üzücü" bulduğunu söylemesinin ardından Kevin Durant, FanDuel iş birliğini savundu. Durant, anlaşmanın ahlaki boyutunu düşünüp düşünmediği sorusuna "Hayır, düşünmedim. Herkes istediğini yapar" yanıtını verdi.

SGA, Atletico Madrid'e ortak oldu
NBA şampiyonu ve iki kez MVP seçilen Shai Gilgeous-Alexander, Atletico Madrid'in yatırımcı ve hissedar grubuna katıldı. Kanadalı yıldız, kulübün geleceğinin bir parçası olma fırsatından dolayı heyecanlı olduğunu söyledi.

Verstappen telsizde 222 kez küfretti
2018-2026 yılları arasındaki Formula 1 telsiz konuşmalarını inceleyen araştırmaya göre Max Verstappen, analiz edilen 3 bin 361 mesajda 222 kez küfretti. Hollandalı pilot toplam küfür sayısında listenin ilk sırasında yer aldı.

Bana bilmediğim bir şey söyle

Jalon Daniels'ın kendi maç görüntülerini oynatan bir kolyesi var.

NFL'de Tampa Bay Buccaneers forması giyen quarterback Jalon Daniels, Kansas'ta oynadığı dönemde kendisi için özel olarak hazırlanan sıra dışı bir zincir yaptırdı. Kolyenin ucunda bir Apple Watch bulunuyor ve ekranda Daniels'ın maçlardaki touchdown'ları ve öne çıkan anları oynatılıyor.

Daniels bu kolyeyi ilk kez 2023'te Big 12 medya gününde takmıştı. Tasarımda ayrıca "JD6" logosu ve top atarken tasvir edilen Daniels figürü de yer alıyor. En ironik tarafı ise, kolyenin en dikkat çekici özelliği olan highlight ekranının şarjı bitebildiği için her gün şarj edilmesi gerekiyor.

Haftanın Fotoğrafı

Messi'ye veda

Lionel Messi'nin Arjantin Millî Takımı'na veda ettiği 6 Ekim 2026 gecesi. Buenos Aires'teki Estadio Monumental'in üzerinde yüzlerce drone, Messi'nin 10 numaralı formasını oluşturuyor. Kareyi Reuters foto muhabiri Alessia Maccioni çekmiş. Maçın ardından gökyüzünde düzenlenen drone gösterisinde Dünya Kupası'nı kaldıran Messi, Arjantin Futbol Federasyonu'nun üç yıldızlı arması ve “Gracias Leo!” (Teşekkürler Leo!) yazısı da gökyüzüne yansıtıldı.

Oksijen Spor, her Salı saat 12.00'de e-posta kutunuzda. Ücretsiz kaydolmak için tıklayın.

Kaynak: Gazete Oksijen