01 Aralık 2022, Perşembe
06.08.2021 04:30
Özlem Cankurtaran
Özlem Cankurtaran

Mecaz değil, ciğerlerimiz yanıyor

Ülkemizin güzelim ormanları günlerdir alev alev yanıyor. Sanki ciğerimiz yanıyor gibi hissediyoruz hepimiz. Mecazi anlamı çok büyük tabii ki ama biliyor musunuz tıbben de orman yangınları direkt ciğerlerimizi etkiliyor. Tabiatın nefes alması gibi bizim nefes almamız da zorlaşıyor ve ciddi solunum problemleri oluşuyor. Orman yangını dumanı, özellikle çocuklar, yaşlı yetişkinler ve astım, KOAH, bronşit veya kronik kalp hastalığı ve diyabeti olanlar için son derece zararlı. Orman yangını dumanında bulunan birçok kirleticiden biri, havada asılı duran, çok küçük katı ve sıvı parçacıkların bir karışımı olan partikül kirliliğidir. Ne kadar küçük? Hayal edemeyeceğiniz kadar. Bunların çoğu saç telinizin otuzda birinden daha büyük değildir. O kadar küçüktürler ki kolayca akciğerin derinliklerine girer ve yerleşirler. Partikül kirliliği astım krizlerini, kalp krizlerini ve felçleri tetikler ve ölüme yol açabilir. Ayrıca orman yangını dumanı ek tehlikeler taşır. Kanserojen olabilen ve erken doğumlara da neden olan, reaktif kimyasal bileşiklerle doludur. Bu bileşikler aynı zamanda solunum yollarını strese sokarak onu, Covid 19 gibi ölümcül solunum yolu virüslerine karşı daha savunmasız bırakabilir. Umarım yangınlar bittiğinde o bölgelerde bir de Covid 19 patlaması yaşamayız. Bir çalışma, dumandan kaynaklanan partikül maddenin, akciğerlerde makrofaj adı verilen bir tür bağışıklık hücresi için özellikle zararlı olduğunu buldu. Orman yangını partiküllerinin, bu bağışıklık hücreleri için, diğer hava kirliliğinden kaynaklanan partikül maddelerden 4 kat daha toksik olduğunu gösterdi. Ne kadar uzun yandığına bağlı olarak orman yangını dumanı en az 4 gün, haftalar hatta aylarca atmosferde asılı kalabilir. Bu durum dumanın kronik etkilerine sebep olurken, uzun mesafelere yayılmasına da fırsat verir. Size bu anlattıklarımla ilgili iki çalışma yürüten Henderson, önceden solunum sıkıntısı olan kişilerin genellikle en çok risk altındaki olduğunu söylüyor. Hatta çalışmaları, bazılarının şiddetli bir orman yangını mevsimi yaşadıktan sonra asla tamamen iyileşemeyeceğini gösteriyor. Bununla birlikte, yeni doğan bebekler, tehlikeye maruz kalan diğer gruptandır. Akciğerleri hala gelişmekte olduğundan, duman zehirlenmesine karşı son derece savunmasızlardır ve yaşam kalitelerini etkileyecek sonuçlarla karşılaşabilirler.

Meslek hastalığı

Orman yangını dumanı nedeniyle vücuda gerekli olan oksijeni almak daha zor olabilir. Oksijen akciğerlere giderken alveollere (hava ile kan arasında ince bir bariyer oluşturan hava kesecikleri) yönelir ve kılcal damarlardan kana geçer. Vücut duman gibi bir tehditle savaşırken, hava keseleri mukusla dolar ve oksijen transferine engel olur. Bu vücuttaki bütün organları etkileyecek bir durumdur. Bir travmayla yüz yüze geldiğimizde bağışıklık sistemimizin zayıfladığını artık hepimiz biliyoruz. Yapılan araştırmalarda, yaz aylarında duman soluyan kişilerde yıl içinde 3 ila 5 kat daha fazla grip vakası tespit edilmiş. Korunmasız nüfuslara ek olarak, itfaiyeciler bir dizi mesleki tehlikeyle karşı karşıyadır. İtfaiyeciler, yangınlarda diğerlerinden daha yüksek seviyede ve daha uzun sürede hava kirleticilerine maruz kalırlar. Bu da azalmış akciğer fonksiyonu, iltihaplanma ve diğer solunum sistemi sorunlarının yanı sıra, yanıklardan kaynaklanan fiziksel yaralanmaları içeren sağlık risklerine yol açar. Orman yangını dumanının yakın ya da uzak temasta bulunan herkeste görülebilen belirtileri ise şöyle:
  • Baş ağrısı ve baş dönmesi
  • Bilişsel fonksiyonlarda azalma
  • Gözde irritasyon, kızarıklık ve görmede bozulma
  • Burun akıntısı
  • Öksürük, nefesinin kesilmesi, boğaz ağrısı
  • Hava yolunun daralması
  • Kan damarlarında daralma ve kalp hastalıkları riskinin artması
  • İnme ve inmeden ölme riskinin artması
  • Göğüs ağrısı, abartılı soğuk algınlığı belirtileri, zatüre, amfizem, kronik bronşit, bronşial astım
  • Akciğer kanseri
  • Mide bulantısı, kusma ve mide kanseri
  • Alerji ve astım.